Kelime-i Tevhid’in Tekrarı
Kelime-i Tevhid’in tekrar ile zikrine devam etmek, kalbi pek çok şeylerle bağlayan bağları, ipleri kırmak içindir. İnsan kalbi, yapısı gereği sevdiği, bağlandığı, endişe ettiği veya arzuladığı pek çok dünyevi mal, mülk, makam, şöhret, hatta bazen evlat ve eş gibi şeylere görünmez bağlarla bağlanır. Bu bağlar zamanla kalbi esir alır ve insanı asıl yaratılış gayesinden uzaklaştırır. Kelime-i Tevhid’in sürekli tekrar edilmesi, kalbi sıkı sıkıya saran bu mecazi bağları ve prangaları tek tek koparmak, kalbe nefes aldırmak içindir.
İnsanın nefsi, Allah’tan başka şeyleri parayı, gücü, kendi heva ve hevesini, başka insanları adeta taparcasına sevebilir ve onları hayatının merkezine koyarak putlaştırabilir. Her “Lâilâhe” deyiş, nefse “Senin taparcasına bağlandığın bu fani şeyler ilah olamaz, fânidir, geçicidir” ihtarını yapar. “İllallâh” diyerek de yüzü gerçek sahibine ve hakiki sevgiliye çevirir.
İnsan sadece akıl ve kalpten ibaret değildir; ruh, gibi manevi latifelere; göz, kulak, hayal, hafıza gibi his ve cihazlara sahiptir. Zikir çeken kişi, Kelime-i Tevhid’i her tekrar edişinde aslında sadece diliyle değil, içindeki bütün bu farklı duygu dünyalarıyla da zikreder. Her bir duygunun Allah’ın birliğini kabul etmesi ve O’na teslim olması farklı bir boyuttur.
Akıl, sebeplerin tesirsizliğini anlayıp her şeyi Allah’ın yarattığını bilir. Kalp, Allah’tan başkasına hakiki muhabbet beslemez. Hayal, haramlardan temizlenerek fani güzelliklerde boğulmaz. Her bir duygunun kendine göre sapabileceği, takılıp kalabileceği sahte birer ortağı vardır. Mesela; korku duygusunun şeriki, Allah’tan başkasından aşırı korkmaktır; rızık endişesinin şeriki, patronu veya sebepleri rızkı veren mutlak güç zannetmektir.
İşte Kelime-i Tevhid’in çokça tekrar edilmesi, insanın içindeki her bir duygunun bu sahte ortaklarla olan gizli bağlarını ve alakasını keser; her duyguyu kendi mecrasına ve hakiki sahibine yönlendirir. Kelime-i Tevhid zikri sıradan bir kelime tekrarı değildir, kalbi dünyadan özgürleştiren, nefsin gizli putlarını kıran ve insandaki yüzlerce duygunun her birini ayrı ayrı temizleyip Allah’a bağlayan muazzam bir manevi ameliyat ve arınma sürecidir.
Çetin Kılıç
Kaynak RNK mesnevi-i Nuriye








