Risale-i Nur Külliyatı, bu asrın iman yaralarına Kur’ân’dan süzülen bir reçetedir. Bu eserler etrafında teşekkül eden hizmet anlayışı, bir cemiyet kurma, bir güç oluşturma veya bir taraf olma gayesi taşımaz. Bilakis, imanı kurtarmak ve muhafaza etmek gibi ulvî ve ağır bir vazifeyi esas alır. Gizli ajanda tutmaz.
Devamını oku ›Son Yazılar
Bezginlik: Yeis mi, Yoksa Fıtratın Bir İkazı mı?
Risale-i Nur’da insanı içten içe çürüten en tehlikeli hallerden biri yeis (ümitsizlik) olarak tarif edilir. Yeis, insanın gelecekle bağını koparan, gayreti felce uğratan geçmişe gömen karanlık bir ruh hâlidir.
Devamını oku ›Aşırı Paylaşımın Gölgesinde Sosyal Çöküş: DEHB, Anksiyete ve Sos-Yal(ın) Medyanın Yalnızlığı
Bir asır evvel ‘âletler kalbimizi dumura uğratıyor’ diyen bir Üstâd’ın uyarısı, bugün ekranların gölgesinde daha yüksek sesle yankılanıyor. Biz ise hâlâ ‘bağlanıyoruz’ sanırken aslında yalnızlaşıyoruz – hem kendi içimizde, hem de en yakınlarımızla. Bu yazı, modern çağın en sinsi tuzağını anlatıyor: Görünüşte ‘sosyal’ olanın, bizi nasıl ‘yal(ın)’ bıraktığını.”
Devamını oku ›Yüzeysel İman ile Hakiki İman Arasındaki Fark
Sıradan Tevhid, “Allah birdir, ortağı yoktur” der ancak bu inanç daha çok taklididir. Kişi, kainattaki olayların Allah ile bağını her an kuramadığı için şüpheye veya gaflete düşme riski taşır. (Çetin Kılıç)
Devamını oku ›Ene, ibadet, ölüm
Ene, aslında hakiki bir varlığı olmayan, ancak insanın bir şeyi kıyas yoluyla anlaması için kendisine verilen hayali bir “benlik” hissidir (Çetin Kılıç)
Devamını oku ›













