Hadiste dediği gibi “Mekke’nin fethinden sonra hicret yok, ancak (aynı derecede sevap olan) cihad ve iyi niyet vardır. Cihada çağırıldığınız zaman (severek) hemen koşun.” “Bozgun ve fitne-fesad döneminde ibadet etmek, benim yanıma hicret etmek gibi (faziletli) dir.” Evet, helâket ve felâket asrının fitne ve fesat odakları boş durmuyor. Delâlet ve ifsat şebekeleri, ihtilal ve Ergenekon çeteleri kol geziyor etrafımızda. Mâsûm ve günahsız insanlar hunharca katlediliyor. Maddî/mânevî yangınlar devam ediyor. (İsmail Aksoy’un yazısı..)
Devamını oku ›Etiket: "bediüzzaman"
“Ziya” ve “Nur” Nedir? Nasıl Ayırt Edilir ve Nasıl Anlaşılmalıdır?
‘Ziya-yı kalb’ ve ‘nur-u fikir’ den kastedilen manalar şu cümlelerle açıkça ortaya konuluyor: “Vicdanın ziyası, ulum-u diniyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecelli eder.” (Münazarat) Nur Müellifi Bediüzzaman Hazretlerinin tâ gençlik yıllarında ortaya koyduğu ve şarkın âlimlerinden başlayarak padişaha kadar ulaştırdığı bir idealini bu ifadelerde de yakalamak mümkün.. (Alaaddin Başar’ın yazısı..)
Devamını oku ›Kurtuluş Savaşı’nda Bediüzzaman Said Nursi’nin Rolü Neydi?
Dört buçuk yıllık savaş ve esaret döneminden sonra İstanbul’a gelen Bediüzzaman kederliydi. İslam Hilafet’ini temsil eden Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’nı kaybetmesi onu derinden sarsmış, çektiği çileleri katmerlemişti.Bediüzzaman Osmanlı’nın durumuna üzülmekte haklıydı. Zira, Osmanlı’nın saplandığı bu amansız girdap, içinden çıkılmaz haldeydi. (Tarihi vesika ve kaynaklarıyla anlatılan bu hikayeyi tek solukta okuyacaksınız..)
Devamını oku ›Bedîüzzamân’ın Gazete Yazıları
Buradaki kısa derlemede Üstâd’ın 1908-1920 yılları arasında 10 kadar gazetede neşrettiği 40’a yakın makālesini bir cedvelde toplamağa çalıştım.. Eksikler, hatâlar, mükerrer yazılanlar olabilir.. Bunların bir kısmının şahsımdan kaynaklandığının farkındayım.. Bir kısmı da belge asıllarına ulaşamamaktan.. (Bilal Tunç’un çalışması..)
Devamını oku ›Arafta Yaşamak!
Ateist değilim Müslümanım deyip, Ataistik şekilde bir hayat döngüsü içinde yaşam standartlarını en tepeye çıkarmaya çalışırlar. Kimi zaman birilerinin sırtına kimi zaman ise başkalarının omuzuna basarak yükselirler. Ama hiçbir zaman bu kurgunun içinden çıkma gayreti içinde olmayı düşünmezler. Gaflette olduklarını inanmazlar. (Aytekin Coşkun’un yazısı..)
Devamını oku ›













