Yuvasından Uçan Şefkat Kahramanları

Konumuz; modernleşme dönemiyle birlikte kadının toplumsal hayattaki yeri, aile yapısı ve Batı medeniyetinin getirdiği ahlaki değişimler. Sefih akılsız, keyfine düşkün erkekler hevesat ile kadınlaştığı zaman, naşize serkeş, yuvasından uzaklaşan kadınlar da hayâsızlıkla erkekleşir.

Fıtri rollerin bozulması karşılıklı bir yozlaşmaya yol açmaktadır. Erkekler ciddiyetini kaybedip nefsinin kölesi olunca kadınlar da toplum hayatında hayâ perdesini yırtarak sertleşmekte ve fıtratından uzaklaşmaktadırlar. Modern medeniyet kadını özgürleştirme iddiasıyla evinden güvenli alanından çıkarmış, onu vitrin malzemesi ve tüketim nesnesi haline getirerek toplumdaki saygınlığını kırmıştır.

İslam kadını yeniden eski yuvasına, yani gerçek saygınlığını, rahatını ve huzurunu bulacağı aile hayatına çağırmaktadır. Kadının en büyük süsü ve temizliği iffetidir. Onun büyüklüğü ve saygınlığı güzel ahlakından gelir. Güzelliği, namusunu korumasındadır. En olgun ve mükemmel yönü, taşıdığı anne şefkatidir. Kadının en hakiki ve tatmin edici meşgalesi çocuklarıdır.

Günümüz dünyasında ahlakı bozucu sebepler o kadar çoktur ki, bir kadının bu değerleri koruyabilmesi için demir gibi sağlam bir iradesi olması gerekir. Kadın ve erkeğin sınırsız şekilde bir arada bulunduğu karma ortamlar, erkekler ve toplum üzerinde psikolojik ve ahlaki tahribat yapar. Kadının bu şekilde serbestçe toplum hayatına girmesi, insanlarda riya rekabet, kıskançlık ve bencillik gibi kötü huyları ve uyuyan nefsi arzuları uyandırır.

Dergilerde, afişlerde veya tablolarda sergilenen kadın resimleri gülümseyen ölülere benzemektedir. Canlılığı, ruhu olmayan ama şehveti tahrik eden bu görseller insan ruhunu hırçınlaştırır ve ahlaken çökertir. Gerçek bir kadın cenazesine şehvetle bakmak ne kadar büyük bir alçaklıksa, aslında birer cansız nesne olan bu kadın resimlerine arzulu gözlerle bakmak da insanın yüksek, ulvi hislerini köreltir.

Kadının modern dünya tarafından özgürlük adı altında sokaklara ve vitrinlere çıkarılması onun fıtratına aykırıdır; bu durum hem kadının toplumdaki saygınlığını zedelemiş hem de toplumsal ahlakın özellikle erkeklerin nefsi arzularının uyanması yoluyla bozulmasına zemin hazırlamıştır.

Kadın bir an önce hürmet, şefkat ve emniyet içinde olacağı yuvasına aile hayatına dönmelidir.

Çetin Kılıç

Kaynak: RNK

Sende yorum yazabilirsin