Kitab-ı Münzel’den Asrın Dersi Risale-i Nur
Allahü Zül Celal,Kitab-ı Mukaddesinin bu ilim ve fen asrına ders olacak,manevi mu’cizesi ve ilmi açılımı olarak,imani tefekkürün,”Dar-ül-Erkam” misillu bir dersini ihsan etmişken,mümkinata(yaratılmışlara)hiçbir cihetle kıyas edilmiyen Halik-ı ZülCelali böyle(vagon misali gibi) basit kıyaslar yaparak anlatma zorlamasına girmenin hiç manası yok Risale-i Nur Külliyatı’dan Asa-yı Musa kitabını okuyun.Demek ki insanların böyle yüksek hakikatları idrak edip ders alabilmesi için, fikren ve idrak melekesi olarak o muhataplık seviyesine gelmiş olması gerekiyor. Hz. Üstad Bediüzzaman Mektubat kitabında Risalet-i Ahmediye risalesi olan ondokuzuncu mektupta:

varis neşriyatlar
Aslında rabbimizi bize tarifte münzel Kur’an, mücessem Kur’an olan kainat kitabını Kur’an lisanıyla ve nazarıyla okuyarak binbir isim ve sıfatlarıyla tanıtıyor. Yani LEYSE KEMİSLİHİ ŞEYÜN (mimkinata hiçbir cihetle benzemez ve kıyas edilmez) olan kendi Zat-ı Zülcelalini: binbir isim ve sıfatlarının tecelliyatının nakışlarıyla münakkaş ve münevver olan eseri, mücessem Kur’an olan kainat kitabını kelam-ı ezelisi olan Kur’anla okuyarak tarif ediyor.
İşte Ayet-ül Kübra ve Risale-i Nur bu en kudsi ve yüksek dersi bahtiyar okuyucularına ders vermekte talim etmektedir. Ne mutlu misal-ı musaggar-ı kainat olan kendi varlığını ve onun büyük kitabı olan kainatı Kelam-ı Ezeliden ders alarak yaratılış gayesine vasıl olan ve iki cihan saadetini birden kazanan bahtiyar nurculara!..








