Ramazan Ayının Bize Kazandırdıkları

Ramazan-ı Şerif, sadece bir aç kalma ayı değil; kainatın Sultanı tarafından kurulan muazzam bir manevi ziyafet ve terbiyegâhtır. Nefsimiz Terbiye oldu ve Firavunluk Damarımız Kırıldı. Nefis kendini hür ve serbest biliyordu, hatta kendini “rab” gibi görme eğiliminde idi. Açlıkla bu kibrimizi yıktık. Nefis, normalde “Ben benim, sen sensin” diyordu , iftara yakın o şiddetli açlıkla “Benim zannettiğim hiç bir şey meğer benim mülküm değilmiş onların bir Sahibi varmış” demeye mecbur kaldık.

Tüketim çılgınlığının tavan yaptığı bu asırda İktisat etmeyi ve Şükür etmeyi öğrendik. Gördük ki gündüz vakti en zengin insan bile bir yudum suya elini uzatamadı. Bu yasakla nimetin gerçek kıymetini öğrendik. Normal zamanda beğenmeyip yemediğimiz bir kuru ekmek, iftar vaktinde adeta pirzola hükmüne geçti.

Bu ayda, rızkı verenin Allah olduğunu derinden hissettik, gerçek şükre ulaştık. Sosyal Hayatımız anlam kazandı, Şefkat ve Yardımlaşma duygularımız harekete geçti. Zenginler, fakirlerin hallerini onların yaşadığı açlığı bizzat tecrübe ederek tam manasıyla anladılar. Eğer oruç olmasaydı, pek çok nefisperest zenginler, açlığın ve fakirliğin ne kadar acı olduğunu hissedemeyecek şefkat hisleri kaybolacaktı. Ramazan, toplumun tabakaları arasındaki uçurumu şefkat köprüleriyle birleştirdi. Toplumsal barışın temellerini attık.

Kur’an ile Buluştuk Manevi Ticaret yaptık, Bu ayda dünyevi meşgalelerden sıyrılıp Sanki Kur’an yeni nazil oluyormuş gibi camilere onu dinlemeye, okumaya koştuk.

Sadece midemize değil, gözümüze, kulağımıza, kalbimize ve hayalimize de oruç tutturarak, gıybetten, yalan söylemekten uzak durduk, bütün duygularımıza oruç tutturduk.

Diğer aylarda bir sevap on iken Ramazan’da bu sevap binlere, Kadir Gecesi’nde ise otuz binlere çıktı. Muazzam karlar elde ettik. Az bir amel ile ebedi bir hayatın sermayesini kazandık.

Melekiyet Mertebesine Çıktık. Yemek ve içmekten kesilerek bir nevi “melekleştik” Süfli arzularımızdan sıyrılıp, ruhi ve kalbi bir hayata yöneldik. Vücudumuz maddeten bir perhiz yaparken; ruhumuz da Kur’an ve zikirle gıdalandı. Hayvani yönümüzden sıyrıldık insaniyetin kemalatına hicret ettik.

Ramazan ayı bize yeryüzünün bir sofra-i nimet olduğunu, nimetlerin birer mucize olduğunu hatırlattı. Meğer her şeyi kuşatan bir Sultan’ın ziyafetindeymişiz Ramazanda bunu anladık. Askerlerin komutanından emir beklemesi gibi, bizlerde iftar vaktinde “Buyur” emrini bekleyerek tam bir kulluk sergileyerek itaat etmeyi öğrendik.

Nice Ramazanlara kavuşmak Duasıyla

Çetin Kılıç

Sende yorum yazabilirsin