Risale okumalarını inceden inceye hazmederek yapmak Risale-i Nurları okumada, anlamada ve anlatmada ilk sahipleneceğimiz ve donanımlı olacağımız kurallar, düsturlar, prensiplerin başında şevk, ümid, aşk ve gayretle, heyacandır… Heyecanla,şevkle,aşkla veümidleeldeedilengayret veçalışmanınönünde Allah’ın izniylehiçbirmanihiçbirengelduramaz,dağılır veyıkılır.Okumanın en büyük manisi okumamak isteği olduğu gibi, anlamanın en büyük engeli, manisi de anlamak isteğinin, arzusunun olmamasıdır… Yol yordam bilmemek, düstursuzluk, prensipsizlik ve başkalarının cebine aklını koyarak […]
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Muhammed Numan
AHKÂM-I ŞER’İYEDE NAKLÎ DELİL ESASTIR!
AHKÂM-I ŞER’İYEDE NAKLÎ DELİL ESASTIR! “Dokuzuncu Nükte: Mesail-i şeriattan bir kısmına “taabbüdî” denilir; aklın muhakemesine bağlı değildir; emrolduğu için yapılır. İlleti, emirdir. Bir kısmına “Makul-ül mana” tabir edilir. Yani: Bir hikmet ve bir maslahatı var ki, o hükmün teşriine müreccih olmuş; fakat sebeb ve illet değil. Çünki hakikî illet, emir ve nehy-i İlahîdir. Şeairin taabbüdî kısmı; hikmet ve […]
Devamını oku ›AHiRZAMAN FİTNESNDEN UZAK DURMAK
AHiRZAMAN FİTNESNDEN UZAK DURMAK Tatbiki Şekli. Yani “Nelerden Uzak Durulacak? “Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyan her asırda her ferde hitab eder bir ilm-i muhit ve bir irade-i şamile ile herşeye bakabilir; ve madem ülema-i İslâm’ın ittifakıyla, âyetlerin mana-yı sarihinden başka işarî ve remzî ve zımnî müteaddid tabakalarda manaları vardır. Ve madem يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا gibi hitablarda her asır gibi, bu asırdaki […]
Devamını oku ›Ahmed Kalkan’a Cevaplar!
Nurculuk ve Gülen Hareketinin Din Anlayışı/Ahmed Kalkan isminde ki videoda Selefi ve Tekfirci anlayış ve islamoğlu ve bayındır ağzı ile konuşan videoya cevaptır. Bu vatandaş ezbere ve mustafa islamoğlunun ve a. bayındırın ve selefi/vehhabi/harici ve tekfirci ağızla ve bunun önüne koyulan metni papağan gibi okumaktadır. 1 – Kendi karman çorman hatıraları ile bir şeyler anlatıyor. 2 – 25. dk de […]
Devamını oku ›Cehennem Mi Adem Mi?
ADEM’İN CEHENNEM’DEN EŞEDDİYETİ Demek o kereme lâyıkve o rahmete şayeste bir dâr-ı saadet olacaktır. Yoksa gündüzü ışığıyla dolduran Güneşin vücudunu inkâr etmek gibi, bu görünen rahmetin vücudunu inkâr etmek lâzımgelir. Çünki bir daha dönmemek üzere zeval ise; şefkati musibete, muhabbeti hırkate ve nimeti nıkmete ve aklı, meş’um bir âlete ve lezzeti eleme kalbettirmekle hakikat-ı rahmetin intifası lâzımgelir. (Sözler:65) …Rahmetin […]
Devamını oku ›










