Son Yazılar

Bediüzzaman’ın Türkçesine yapılan hakaret-amiz itirazlar

Bediüzzaman’ın Türkçesine yapılan hakaret-amiz itirazlar

Son zamanlarda Üstad Bediüzzaman’a dil uzatmak, onun ve nur talebelerinin aleyhinde ileri-geri konuşmak moda olmaya başladı. Bundan iki-üç yıl önce şiirle iştigal eden bir zat, bugün yaklaşık 60 dile çevrilmiş bulunan Risale-i Nur hakkında “Risale-i Nur’un dili çok kötüdür” demişti. Ayrıca şu hezeyanda bulunmuştu: “Risale-i Nur okuyanlar bu kadar kötü bir Türkçeye tahammül ediyorlarsa demek ki hiçbir şey anlamamayı peşin olarak kabul etmişler demektir.”

Devamını oku ›
Bu Zaman ve Risale-i Nur

Bu Zaman ve Risale-i Nur

Allah’ın varlığı üzerindeki tartışma, insan düşüncesinin eksenini oluşturmaktadır, ortaya konan iddialar göstermektedir ki bu tartışmalar azalmayacaktır. Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, İslâm medeniyetinin içinde bulunduğu duruma Kur’ânî bir bakış açısıyla, çözümler getirmiş, İslam coğrafyasında hakim olan, ezberciliğe dayalı geleneksel İslâmî eğitimin yaklaşımına yeni arayış getirmiştir. (Çetin Kılıç)

Devamını oku ›
İslam imanına sahip bir doktor olmak

İslam imanına sahip bir doktor olmak

3 Ocak 2021 tarihinde vefat eden Bediüzzaman’ın doktor talebesi Dr. Mehmet Akay da, 1972 yılında birlikte aynı özel muayenehanede çalışmayı ona teklif ve onu razı ettiği babam Dr. Sadullah Nutku gibi, sadece “mütehassıs bir tıp doktoru” değil; aynı zamanda iyi bir Müslümandı (Prof. Dr. Mustafa NUTKU)

Devamını oku ›
Bu Zaman ve Bediüzzaman

Bu Zaman ve Bediüzzaman

Teknolojik başarı, insanlığın eski çağlara göre daha zengin olması insanların egolarının kabarmasına neden oldu. Tanrıya ne gerek var diyen insanlar çoğaldılar ve bunu bilim adına ifade etmeye başladılar. (Çetin Kılıç)

Devamını oku ›
Bediüzzaman’ın kardeşi, alim Abdülmecid Nursi

Bediüzzaman’ın kardeşi, alim Abdülmecid Nursi

Şu günlerde vefat yıldönümü olan Abdülmecid Efendi’yi biraz tanımaya çalışalım. Abdülmecid Efendi, 1884’de Bitlis’in Nurs Köyünde doğar. Taği ve Arvas medreselerinde okuduktan sonra 1918’den 1920’ye kadar Şam’da kalır ve Van Medresesinden icazet alır. Bu arada kendisi farklı kitaplar neşreder. Örneğin “Dü Mezhebi“, “İman Dili“, “Mantık“ ve “Fuadiye“ kitaplarını yazar. “Haleb-i Sağir“ ve “Kaside-i Bürde“ kitaplarının şerhini de yapar. 9 Haziran […]

Devamını oku ›