Büyü veya sihir, bir takım acaip işler vasıtasıyla, başkaları üzerinde tesirler meydana getirmektir. Sihrin gözbağcılık denilen gerçek olmayan çeşitleri yanında, gerçek netice ve etkileri olan çeşitleri de vardır. Ancak, mahiyeti ve nasıl etki yaptığı bilinememektedir. İslam dini, sihri inkar etmemiş; fakat itikadı bozduğu, tevhid inancına zarar verdiği, kötüye kullanıldığı ve kontrolü mümkün olmadığı için yasaklamıştır (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Son Yazılar
Gençlik gidiyor
Mü’minin işlediği günahlar “imansızlık”tan değildir. Ancak akıbeti görmeyen nefis, his, heves, vehim gibi duygularının akıl, kalp ve ruhuna galebe etmesinin neticesinde günah işlenebilir. Mü’min için en müessir silâh akıl, kalp ve ruhunu “iman hakikatleri” ile beslemelidir ki, his ve hevese mahkûm olmasın. (Rüstem Garzanlı)
Devamını oku ›Bir Müslüman kestiği kurban etinden gayri müslimlere verebilir mi?
Kurban kesmek imam-ı Azam Ebu Hanife’ye göre vacip; diğer müctehidlere göre sünnettir. Bunda esas olan kurbanlık hayvanın ibadet ve kulluk maksadı ile kesilmek suretiyle kanının akıtılmasıdır.Kurban etinin dağıtılması hususu ise kurban kesmenin rükünlerinden değildir. Kurban etinin zenginlere, fakirlere ve ehl-i kitaptan birisine verilmesi caizdir (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Duyguların Dengesizliği ve Halifelik Meselesi
Soru: Bediüzzaman Said Nursi 4. Lem’a adlı eserinde Sünni ve Şiilerin halifelik konusuna bakışını nasıl inceliyor? Cevap: Bediüzzaman 4. Lem’ada ifrat-tefrit çerçevesinde meseleye yaklaşır. Orada Şiilerin Hz. Ali’ye (KV) karşı olan muhabbetlerindeki ifrat işleniyor. Dinî konularda ifrat-tefrit iyi değildir, zarar vericidir. Ümitsizlik isimi kitabımızda bir bölümde ifrat ve tefrit ile dindarların Hıristiyanlaştıklarını ve Yahudileştiklerini yazmış, bazı sahabelerin dünyadan el-etek çekme […]
Devamını oku ›Namaz kılmayan kadını boşamak gerekir mi?
Namaz, kadın-erkek mükellef Müslümanların şahsî bir ibadetidir. Namaz gibi dinî vecibeleri yerine getirmeyenler, günahkar olurlar; dinden çıkmış olmazlar. Bu durum, boşama sebebi de sayılmaz. (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›









