Etiket: "Muhammed Numan Özel"

AHiRZAMAN FİTNESNDEN UZAK DURMAK

AHiRZAMAN FİTNESNDEN UZAK DURMAK

AHiRZAMAN FİTNESNDEN UZAK DURMAK Tatbiki Şekli. Yani “Nelerden Uzak Durulacak? “Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyan her asırda her ferde hitab eder bir ilm-i muhit ve bir irade-i şamile ile herşeye bakabilir; ve madem ülema-i İslâm’ın ittifakıyla, âyetlerin mana-yı sarihinden başka işarî ve remzî ve zımnî müteaddid tabakalarda manaları vardır. Ve madem يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا   gibi hitablarda her asır gibi, bu asırdaki […]

Devamını oku ›
Ahmed Kalkan’a Cevaplar!

Ahmed Kalkan’a Cevaplar!

Nurculuk ve Gülen Hareketinin Din Anlayışı/Ahmed Kalkan isminde ki videoda Selefi ve Tekfirci anlayış ve islamoğlu ve bayındır ağzı ile konuşan videoya cevaptır. Bu vatandaş ezbere ve mustafa islamoğlunun ve a. bayındırın ve selefi/vehhabi/harici ve tekfirci ağızla ve bunun önüne koyulan metni papağan gibi okumaktadır. 1 – Kendi karman çorman hatıraları ile bir şeyler anlatıyor. 2 – 25. dk de […]

Devamını oku ›
Cehennem Mi Adem Mi?

Cehennem Mi Adem Mi?

ADEM’İN CEHENNEM’DEN EŞEDDİYETİ   Demek o kereme lâyıkve o rahmete şayeste bir dâr-ı saadet olacaktır. Yoksa gündüzü ışığıyla dolduran Güneşin vücudunu inkâr etmek gibi, bu görünen rahmetin vücudunu inkâr etmek lâzımgelir. Çünki bir daha dönmemek üzere zeval ise; şefkati musibete, muhabbeti hırkate ve nimeti nıkmete ve aklı, meş’um bir âlete ve lezzeti eleme kalbettirmekle hakikat-ı rahmetin intifası lâzımgelir. (Sözler:65) …Rahmetin […]

Devamını oku ›

Cevşen-ül Kebirin Hülasası

Cevşen-ül Kebirin Hülasası Sual: Duada dahi onun misli yoktur. Risale-i Münacat’ın başında, Cevşen-ül Kebir’in doksandokuz fıkrasından bir fıkranın kısacık bir mealinin beyan edildiği yere bakan adam, Cevşen’in dahi misli yoktur diyecek. Mektubat ( 217 )  Burada geçen yeri Münacaat Risalesinde Göremiyoruz, izah eder misiniz?   Elcevap: Bu kısım Osmanlıca 3. Şua Risalesinde Geçmektedir. Şöyle Ki: MUKADDİME Bu Sekizinci Hüccet-i İmaniye; […]

Devamını oku ›

Üstadımızın Vasiyetnameleri

Üstadımızın Vasiyetnameleri Hem benim şahsımın, hem Risale-i Nur’un şahs-ı manevîsinin sermayesini, kendilerini Risale-i Nur’un hizmetine vakfedenlerin tayinlerine vermek, hususan nafakasını çıkaramıyanlara vermek lâzımdır. Şimdiye kadar birkaç senedir tayinatları verilen Nur talebeleri, haslara malûm olmuş. Ben de yanımda şimdi bulunan kardeşlerimi kendime vâris ve benim vazifemi yapmaya çalışmak lâzım. Tesanüdü de tam muhafaza etsinler. Evet, bu vasiyetnameyi tasdik ediyorum. Said Nursî Emirdağ Lahikası-2 ( […]

Devamını oku ›