Etiket: "risale-i nur"

“Güzeli Görme”ye Davetlisiniz! (Seminer – 17.11.2013 – Ankara)

“Güzeli Görme”ye Davetlisiniz! (Seminer – 17.11.2013 – Ankara)

Metin Karabaşoğlu’nun, Bediüzzaman’ın kırk senelik hayat, otuz senelik tahsilinin anahtar kelimelerinden biri olarak zikrettiği ‘nazar/bakış açısı’ kavramı üzerinden geliştirdiği, Said Nursi’nin bakma-görme-düşünme ilişkisi paralelinde ‘Güzel gören güzel düşünür’ sözünün yeniden tahlilini içereren bir sunum yapmak üzere Ankara’da olacaktır.

Devamını oku ›

Bak Dinle! Güneş ve Yıldızlar Konuşuyor!

Evrende yüz milyarca yıldız bir araya getirilerek Galaksi adı verilen yıldız kümeleri oluşturulmuştur. Dünyanın da içinde bulunduğu yıldızlar kümesine Samanyolu Galaksisi(gökada) denir. Bunun gibi 4 milyar daha gökada var… (Dr. Selçuk Eskiçubuk’un yazısı..)

Devamını oku ›

Ruh-Beden İlişkisi ve Ölüm

Bediüzzaman Haşir ile ilgili bahislerin dışında Barla Lahikası’nda bu konuda bir soruya cevap veriyor. Çok manidar bir mektuptur. Haşir bahsini ve öldükten sonra dirilme hakikatını destekliyor. Soruyu soran Hulusi Bey’dir. “Sual ; İmamı Gazali’nin “Neşe yi uhra neşe-yi ulaya bütün bütün muhaliftir” demesi mahiyet ve cinsiyet itibariyle değildir. Çünkü… (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)

Devamını oku ›

Ceviz Ağacı / Badem Ağacı Konuşur mu?

İmanın şartlarından olan meleklere imanı anlatan Bediüzzaman, onun varlığından, evrendeki yaratılış gayelerinden, nasıl varlıklar olduğundan ve görevlerinden daha uzun bir şekilde bahseder. Olaylara bakarken takılan iman gözlüğü, kulağı tabiatın dilini çözer ve onu dinler. Ceviz ağacı da badem ağacı da konuşur, kuşlar konuşur, güneş konuşur, yıldızlar konuşur ve canlı cansız her varlık konuşur. Onları duyan kulak, gören göz ve hisseden kalp taşıyanlardan olmak ümidiyle… (Dr. Selçuk Eskiçubuk’un yazısı..)

Devamını oku ›

Bilim ve Din Çatışır mı?

Bilim; evrendeki olayların nasıl olduğunu, yani sebep-sonuç ilişkilerini inceler. Kur’an’da; onları gerçekte kimin yaptığını, sebeplerin o neticeleri vermesi için, sebepleri kimin yarattığının bulunmasını ister. Medeniyet fenleri; aklın ışığıdır, dini ilimler ise vicdanın ziyasıdır. İlim tahsil edenlerde akıl ve vicdan, el ele verince gerçek ortaya çıkar. Ayrı ayrı olduklarında birinden şüphecilik, diğerinden taassup doğar. (Dr. Selçuk Eskiçubuk’un yazısı..)

Devamını oku ›