“Risale-i Nur şakirdlerinin bu zamanda en mühim vazifeleri, tahribata ve günahlara karşı takvayı esas tutup davranmak gerektir. Madem her dakikada, şimdiki tarz-ı hayat-ı içtimaiyede yüzer günah insana karşı geliyor; elbette takva ile ve niyet-i içtinab ile yüzer amel-i sâlih işlemiş hükmündedir.”
Devamını oku ›Kategori: Günlük Paylaşımlar
Risale-i Nur’un te’lifatı ile alakalı Zübeyir Gündüzalp’in mektubudur
Risale-i Nur’un te’lifi yirmi üç senede tamam oldu. Bu neşir ve tamim tarzından sonra Risaleler hâlinde olan eserlerinden birer kısmını bir araya getirip; tertip ve tasnif ederek büyük mecmualar hâlinde, “Kuvvet icmâdadır.” Müessir ve müsmir düsturuna binaen neşretme safhasına giriyor.
Devamını oku ›Anksiyate ve Risale-i Nur
Bu durumlar karşısında ehemmiyet vermemek, olağan hayatımızı devam ettirmek, faydasız boş işlerle uğraşmamak, sabırsızlık göstermemek, sıkıntıdan sosyal medyayla meşgul olmamak, halet-i ruhiyemizi internetten aratıp evhamımızı arttırmamak, abur cubur ve fastfood tüketimini bırakmak gereklidir.
Devamını oku ›Ehemmiyetli bir kaide-i Kur’aniye “ADALET”
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ وَ بِهِ نَسْتَعِينُ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَ الصَّلاَةُ وَ السَّلاَمُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَى آلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينَ Ehemmiyetli bir kaide-i Kur’aniye “Bazan Kur’an, Cenab-ı Hakk’ın fiillerini tafsil ediyor. Sonra bir fezleke ile icmal eder. Tafsiliyle kanaat verir, icmal ile hıfzettirir, bağlar.” S:418 ADALET Haklıya ve haksıza gereken muamelenin yapılması manasındadır. Fakat haklılığın ve haksızlığın; iyiliğin ve kötülüğün ölçüsü nedir? Bu derlemede bu meseleye bakan bazı noktalara […]
Devamını oku ›TAHAKKÜM VE HÜSN-Ü MUAMELE
TAHAKKÜM ALEYHE TAHRİK EDER “Adaletin tevziinde adalet olmazsa zulüm görünür. Bir hatır için bin hatır kırılmaz. Şiddet ayrı, hamiyet ayrıdır. Bir hodpesend hakkı iltizam etse, çokları haksızlığa sevk eder, belki mecbur eder.” (Mü:94) “Madem muhabbet adavete zıddır. Ziya ve zulmet gibi, hakikî içtima edemezler. Hangisinin esbabı galib ise, o hakikatıyla kalbde bulunacak; onun zıddı hakikatıyla olmayacak. Meselâ: Muhabbet hakikatıyla bulunsa, o […]
Devamını oku ›













