16 Soruda “Ezan” ve “Kamet”

İlk ezan ne zaman okundu?

Namazın farziyeti Mekke dönemine aittir. Müslümanlar açıktan ibadetlerini yapamıyorlardı, gizlice yapmak zorundaydılar. Dolayısıyla ezan dahi okuyamadan namazlarını eda etmek durumunda kalıyorlardı çünkü Müslümanlar henüz güçsüz ve zayıf konumdaydılar.

Medine’de durum farklıydı, kısa zamanda Müslümanlar arasında birlik ve beraberlik, dayanışma ve kardeşlik hâkim kılındı. Bunu sağlayan mekan ise Mescid-i Nebevî olmuştu. Fakat mescide davet için belli başlı bir davet şekli yoktu. Hz. Peygamber bu mevzuyu ashabıyla istişare etti. Namaz vakitlerini bildiren yepyeni bir davet şekli olmalıydı. Bunun üzerine çan çalınması, boru öttürülmesi, ateş yakılması ve bayrak asılması gibi birçok farklı teklif ileri sürüldü. Çan Hristiyanların, boru Yahudilerin, ateş de Mecusilerin alametiydi. Dolayısıyla bunlar kabul görmedi. İstişareden beklenen netice elde edilemeyerek herkes dağılıp evine gitti.

Abdullan b. Zeyd, evine gittiğinde yaşadığı olayı şöyle anlatıyor: “Uyku ile uyanıklık arasında yanıma yeşil elbiseli biri geldi. Elinde çan vardı, ‘Onu bana satar mısın?’ dedim. Ne yapacağımı sorunca namaz için çalarız diye düşündüğümü söyledim. Bana ‘Ben sana daha hayırlı bir şey versem olmaz mı?’ dedi ve ezanı bilinen haliyle bana öğretti.”

Abdullah b. Zeyd, ertesi gün Peygamberimize (a.s.m.) gelerek yaşadığı bu hadiseyi anlattı. Bunun üzerine Hz. Peygamber, Bilal-i Habeşî’ye ezan cümlelerini okumasını emretti. Bilal-i Habeşî, Efendimizin (a.s.m.) talimatını alır almaz yüksekçe bir evin damına çıkarak ezanı okudu. (Ebu Davud, Salat, 3)

Bir rivayete göre hicri 1, bir başka rivayete göre hicri 2. yılda ezan okunmaya başlandı. Hz. Bilal’in bir sabah vakti Efendimizin (a.s.m.) kapısı önünde “Essalatü hayrün mine’n-nevm” diye iki defa okumasını Peygamberimiz beğenmiş olup bu cümleyi de ezan lafzına ilave etmesini emir buyurmuştur. (TDV İslam Ansiklopedisi, 7/36)

Ezanın İslami bir şiar olmasının hikmeti nedir?

Ezan, Müslümanlar için çok mühim ilahî ve tevhidî bir davettir. Ezanın manevî ritmi yüksektir. Ezanın derin bir musiki iklimi vardır. Ezan Allah’ın yüceliğini, Hz. Peygamber’in şanını ilan eder. Dolayısıyla ezan kutsaldır.

Ezana saygı ve hürmet şarttır. Ezan, Müslümanlar için İslam dininin en mühim şiarı özelliğine sahiptir. Ezan Medine’de ilk defa okunmaya başlanınca Yahudiler “Ey Muhammed, önceden bilinmeyen bir davet usulü ortaya çıkardın” (İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, 1/76, 77) deyip ezanın orijinal bir çağrı olduğunu ifade etmekten çekinmemişlerdi.

Ezan, namaz ibadeti için lahuti bir duyurudur, onun için ezanı namazla, namazı ezanla anmak ve anlamak daha uygundur. Bunun böyle olduğu Kur’an-ı Kerim’in Maide Suresi’nin 58, Cuma Suresi’nin 9. ayetlerinde ifade buyurulmaktadır. Ayrıca Buharî ve Müslim’in ezan ile ilgili hadis kayıtlarında da aynı hakikati görmek mümkündür. Buradan da anlaşılıyor ki ezan, Rahmanî bir ses, manevî bir nefes, imanî bir zikirdir. Ezan aynı zamanda iman ve amel bütünlüğünü vurgulayan anlam yüklü bir derinliğe sahiptir. İlahî hikmet, taşıdığı derin anlamı ve öneminden dolayı ezanın dinin şiarından biri haline gelmesini, okunmasıyla dini hatırlatan bir özellik içermesini ve okunduğu yerde Müslüman’ın varlığının işaretlerinden birisi olmasını da gerektirmiştir.

Ezan kıbleye doğru mu okunmalıdır?

Ezan ve kamette kıbleye yönelmelidir. Efendimizin (a.s.m.) müezzinleri kıbleye yönelerek ezan okurlardı. Ezanda Allah’a karşı yakarış ve münacat vardır. Böyle bir durumda kıbleye dönülür. Ancak “Hayye ale’s-salah” derken sağa ve “Hayye ale’l-felah” derken de yüzünü sola çevirmek müstehaptır.

Ezanı işiten kişi ne yapmalıdır? Hangi duayı okumalıdır?

Abdullah b. Amr b. As’ın (r.a.) anlattığına göre Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur. “Ezanı işittiğiniz zaman müezzinin söylediğini aynen kelime kelime tekrar ediniz. Sonra da bana salat ü selam okuyun. Zira kim bana salat ü selam okursa Allah ona on misliyle rahmet eder. Sonra benim için vesileyi talep edin, zira o cennette bir makamdır ki mutlaka Allah’ın kullarının birinin olacaktır. Ona sahip olacak kimsenin ben olmamı ümit ediyorum. Kim benim için vesileyi talep ederse şefaat kendine vacip olur.” (Müslim, Ebu Davud, Tirmizî, Nesaî, İbn Mace, Kütüb-i Sitte, 8/323, Hadis No: 2437)

Hz. Cabir (r.a.) anlatıyor: Resulullah (a.s.m.) buyurdular ki: “Ezanı işittiği zaman kim ‘Allahümme Rabbe hezihi’d-da’veti’t-tâmmeh’ duasını söylerse ona kıyamet günü şefaatim helal olur.” (Kütüb-i Sitte, 8/323, Hadis No: 2438)

Ezan duası ve manası şöyledir:

“Allahümme Rabbe hâzihi’d-da’veti’t-tâmmeh. Vessalâti’l-kâimeh. Âti Muhammedeni’l-vesîlete ve’l-fadîlete ve’d-dereceterrafîah. Veb’ashü makâmen Mahmûden’illezî vaadteh.”

“Ey bu eksiksiz davetin ve kılınmak üzere olan namazın Rabbi olan Allah. Muhammed aleyhisselama vesile ve fazileti (cennette yüksek dereceyi) ihsan eyle ve kendisine vaat ettiğin Makam-ı Mahmud’a (en büyük şefaat makamına) ulaştır.”

Ezan okunurken işi ve çalışmayı bırakmak gerekir mi?

Ezan okunurken selam verilmez ve verilen selam alınmaz. Ezan okunurken ezana icabetten başka hiçbir şeyle meşgul olunmaz. (Tecrîd-i Sarih Tercümesi, 2/5702)

Ezan okunurken işini kesme durumu yoksa hacet prensibinden hareketle sadece dille icabet etmesi yeterli görülmüştür.

Ezanı duyanın tekrar etmesi gerekir mi?

Ezanı işiten kimse durup dinler ve ezana icabet eder yani müezzinin okuduğu cümleleri aynen tekrar eder. Ancak “Hayye ale’s-salâh, hayye ale’l-felâh” okunurken “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” denilir. Sabah ezanında ise “Essalatu hayrun mine’n-nevm” okunurken de “Sadakte berirte” denilir. Buna ezana icabet denir. (Diyanet İslam Ansiklopedisi, 126)

Ezanı minareden okumak şart mıdır?

Ezanın yüksek yerden okunması sünnettir, minareden okunması şart değildir.

Ezan sesinin duyurulması için yüksek bir duvar yahut minare üzerinde okunmalıdır. Bu konuda İbn Münzir şöyle demiştir: “Kendilerinden ilim aldığım âlimler, müezzinin ezanı ayakta okumasının sünnet olduğu konusunda ittifak etmişlerdir.”

Ezan vaktinden evvel okunsa sahih olur mu?

Vakitten önce ezan okumak caiz değildir. Okunursa iade edilmesi lazımdır. Aynı şekilde vakitten önce namaz için okunan kamet de caiz olmaz.

Oturarak ezan okumak caiz mi?

Ezanı oturarak okumak mekruhtur, ancak kendisi için okuyacaksa keraheti olmaz. Yolcudan başkası için hayvan üzerinde ezan okumak da mekruhtur.

Ezanla kamet arasında ne fark vardır ?

Ezan, namaz vaktinin girdiğini, kamet ise namaza durma zamanının geldiğini duyurur.

Sözlerdeki farklılık ise kamette “Hayye ale’l-felâh” dan sonra “Kad kâmeti’s-salâh” denmesidir.

Kadınların ezan ve kamet okuması gerekli midir?

Ezan ittifakla erkekler için sünnet olup kadınlar için ezan ve kamet sünnet değildir. Şafiiler ve Malikiler kadınların gizlice kamet getirebileceklerine cevaz vermişlerdir.

Birkaç vakit kaza namazı kılarken hepsi için bir kere ezan ve kamet yeterli mi?

Birden fazla kaza namazı kılınacak ise meclis aynı olsun, farklı olsun her bir namaz için ayrı ayrı ezan ve kamet getirilmesi daha faziletli görülmüş olmakla birlikte aynı yerde birden fazla kaza kılınacak olduğunda bunların ilkinde bir kere ezan okunup, diğerlerinde sadece kametle yetinilmesi de mümkündür. Bir diğer görüşe göre bir mecliste ne kadar kaza kılınırsa kılınsın bir ezan ve bir kamet yeterli olur.

Evinde yalnız başına vakit namazı kılanın ezan ve kamet okuması gerekir mi?

Evlerde kılınan namaz için (şayet o beldede ezan okunup namaz kılınıyorsa) ezan okumak gerekmez. Çünkü müezzin o belde halkının naibidir. Evde ve kırda kamet ile iktifa caizdir. Ezan ile iktifa mekruhtur.

Ezan sesi duyulmadığında tekrar ezan okumak gerekir mi?

Ezan sesi duyulmuyorsa ezan ve kamet okumak sünnettir. Namaz kıldığı mescidin mahallesinde hiç ezan okunmuyorsa o takdirde ezanla kameti terk etmek mekruhtur.

Kasaba, köy ya da şehrin bağ ve bahçelerinde bulunuyorsa yine bakılır; bulunduğu yer kasabaya yakınsa orada okunan ezanla yetinilir, sadece kametle namaz kılınır. Şehre ya da kasabaya uzaksa hem ezan hem kamet okunması sünnettir.

Burada uzaklık ve yakınlığın ölçü ve anlamı şudur: Şehir, köy ya da kasabada okunan ezan sesi onun bulunduğu bağ ya da bahçeye geliyorsa yakın sayılır; duyulmuyorsa uzak sayılır.

Seferî olan ezan ve kamet okur mu?

Yolcular için genişlik vardır. İsterlerse hem ezan okurlar hem kamet getirirler isterlerse sadece kamet getirirler. Cemaatle ve tek olarak namaz kılmalarında bu hüküm değişmez.

Ezan okunurken tuvalete gidilir mi?

Namaza yetişmek, rahatsızlığı olmak gibi zaruri hallerde gidilir. Zaruri olmayan hallerde gitmemek icap eder.

Çocuğa isim konurken neden ezan okunur?

Çocuğun sağ kulağına ezan ve sol kulağına kamet okunması Hz. Peygamber’in (a.s.m.) sünnetidir. Aynı zamanda çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okumak İslamî bir örftür.

Burada niçin ezan okunuyor sualine âlimlerimiz ittifakla şu açıklamada bulunuyor: Hayat ezanla başlar, kametle son bulur. Hayat, ezan ve kamet arası kadar kısadır. Okunan ezanın, getirilen kametin namazı ise insan ölünce onun için kılınacak cenaze namazıdır.

Ahmet Yüter

Moraldunyasi.com

2 tane yorum yapılmış

  1. Erkan Şeref diyor ki:

    Allah razı olsun kardeşim

  2. erdem diyor ki:

    İslamın şiarı olan ezan ve kameti tüm dünyadan duyymak istiyoruz İnşaallah…

Sende yorum yazabilirsin