Ah Ne Kadar Mesul Olduğumuzu Bilseydik?

ac.insanlarHane bir söz var  “Tok acın halinden ne anlar”  elbette doğru bir söz, tok insanlar midesinden tok, cebinden tok, sözünden tok, yürüyüşünden tok, kibrinden, gururundan ve enesinden tok…, Toktur, tok açın halinden açlıktan ne anlasın!… Çünkü aynasından herkesi tok görür.

Asgari ücretle çalışan birinin nasıl geçindiğini tok biliyor mu?  Ev kirası,elektrik su gideri, çocukların okul masrafı, mutfak masrafı…. Gene çalışan şanslı sayılır vardır bir işi, bir banka kredi kartı… Ya işsizin hali…..

Yüksek tahsilde fakir bir ailenin çocuğu günde bir simit veya bir miktar kabak çekirdeğiyle midesini avutan, ev bulamıyorum bahanesiyle arkadaşların evlerinde misafir kalan öğrencilerden haberiniz var mı?

İş bulma niyetiyle sabah evinden çıkan; akşama işsiz eve dönen bir babanın;  “Kız çocuğuna evladım bugün iş bulamadığım için, sana bir oyuncak alamadığımdan dolayı üzgünüm, kucağını açıp gel kızım, gel!… Son bir kez kızımı öpeyim, koklayayım söz sana bir daha elim boş eve dönmeyeceğim, seni asla bundan sonra üzmeyeceğim,” kızına sarılır doya doya öper, koklar… koklar…. Ağlar!.. Kim bilir o an baba neleri düşünüyordu?

Hani gönlü kırık babanın bir sözü vardı, “bir daha elim boş eve dönmeyeceğim,” demişti ya! Kalbi mahzun; gözü sevgi dolu baba muhabbetiyle mesrur olan kız, yarına babasının getireceği oyuncak hayaliyle uyur, akşam yemeğini hazırlamak için boş mutfakta mahzun ve melül oturmuş bir anne…

Evde bir sessizlik hâkim, ailesine karşı daha fazla mahcup olmak istemeyen işsiz babanın, evin sessizliğinden yararlanarak intihar ettiğinden haberiniz var mı?

Çalışmak isteyen fakat iş bulamayan gençlerin, “ya iş bulacaksın; ya senden boşanacağım” diyen eşlerden haberiniz var mı?

Esnafın kapı önüne bıraktığı yemek artıkları evine götüren annelerden haberiniz var mı?

Okulların tatil olmasıyla, pamuk tarlalarında on sekiz saat 15- 20 liraya çalıştırılan fakir aile çocuklarından haberiniz var mı?

Akşamdan sabaha kadar sokak çöplerinde ekmek, plastik, boş teneke kutuları toplayan gençlerden haberiniz var mı? Ey tok kardeşim!…

Komşusu açken tok yatan bizden değildir.(hadis-i şerif)

“Düşler ve Sokaklar” adlı, sokak çocuklarını konu edinmiş bir eserde şöyle deniliyor:
“Bir çocuğa sormuştum “niye sokaklarda çalışıyorsun” diye.

Çocuk bana “Bunu ben bilemem, ben çocuğum, siz büyüğümsünüz, siz daha iyi bilirsiniz.”demişti,

Peygamber Efendimiz evinde bir kediyi aç bırakıp ölmesine sebep olan dindar bir kadının cehennemlik olduğunu haber vermiyor mu?

Köpeğe ayakkabısıyla kuyudan su çekip yaşamasına sebep olan kötülüklere bulaşmış kadını cennetle müjdelemiyor mu?

Bakınız sevgi, ilgi ve alaka bekleyen fakir insanlar ne diyor? “Ben de senin gibi insanım.” diyor. İnsanlar yaratılışta eşittir, mal mülk kimsenin değil, canda malda Allah’ındır. Bir emanetçi olduğunu unutma!

Ne gariptir ki hazin sesleri duymazlıktan gelip, hayal âlemimizde kendimizi mutlu görüyoruz. Herkesi de kendimiz gibi mutlu sanıyoruz… Ah ne kadar mesul olduğumuzu bilseydik?

Daha nice acı portreler! Nice  hazin dramlar…. İnsanların içinde bulunduğu fakr-u zaruriyeti, hele işsiz babanın dramı yazarken, gözyaşlarıma hâkim olamadım. Yazıya ara verdim,  gözyaşıma; kalbimde iştirak edince hâkimiyet elimden çıktı, hıçkıra hıçkıra ağladım… Ağladım ….

“Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” Her gün tonlarca yiyecek çöpe atılıyor, aç ve fakir insanların çöplüklerde yiyecek toplarken, toplum olarak bu mesuliyeti hissedemiyorsak yazıklar olsun!…..

Allah (cc) şöyle ferman eder: “Onlar gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar.” Bakara, 3, yani infak ederler.

İnfak,  sözlük anlamı: Allah rızasını kazanmak amacıyla muhtaç ve yoksul insanlara para veya maişet yardımı yapmak, onların geçimini sağlamak, hayır yolunda harcama yapmaktır.

Yardımlaşma ve dayanışma, insanoğlunun muhatap olduğu ilk sorumluluklardan biridir.

Kur’an’ı Kerim’de: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun! Herkes yarın için ne hazırladığına bir baksın! Allah’tan sakınınız! Çünkü Allah işlediklerinizden haberdardır.”buyurur, Haşr, 18

İnsan bu dünyada nasıl yaşamışsa kıyamet gününde Allah’ın huzuruna dünyada işledikleriyle birlikte varır. Amel kötüyse pişmanlık duyacak, ancak pişmanlıkta faydası olmayacaktır.

Açlıktan dolayı biri intihar ediyorsa toplum olarak mesulüz. Bir genç yüksek tahsilini parasızlıktan dolayı bırakıyorsa toplum olarak mesulüz. Eğer maişetten dolayı bir aile düzeni bozuluyorsa toplum olarak mesulüz.

Diyarbakır’ın Merkez Ulu cami’deydim, bir meczup namazı eda ederken başını sağa çevirip yüksek sesle “selam” verir, muhtemelen cemaatten selamın karşılığını bekler, umduğunu görmeyince, sola dönerek “aleyküm selam…” diyerek kimsenin minnetini çekmem. dedi,

Evet, selam veren çok ne yazık ki alan pek yok. Benden de bir selam! Yardımlaşmaya, dayanışmaya, uhuvvete ve muhabbete selam olsun… Saygılarımla,

12.6.2013

Rüstem Garzanlı/Diyarbakır

www.NurNet.org

2 tane yorum yapılmış

  1. erdal melih güler dedi ki:

    Eyüp Sultan meydanında yaşayan ve arada bir görüştüğüm bir bi-mekandan şunu anlatmıştı ; Eyüp Sultan Meydanına komşu yemek satan esnaf yanında çalışanların, akşamları saat 22.00 den sonra artık yemekleri çöp kutusuna döktükleri yemekleri ellerimizle çöp kutusundan çıkartarak ve bu arada birbirimizle didişerek yemek yiyebiliyoruz dediğinde yukarıda yazıda ifade edilen İslam dini vecibelerini hatırlayarak çok üzülmüştüm.Bu vesile ile sizlerle paylaşmak ihtiyacı hissettim.

  2. adil ağrak dedi ki:

    ZALİM MAZLUMUN HALİNDEN ANLAMAZ MAZLUMUN EN BÜYÜK SERWETİ ALLHI TANIMAKTIR

Sende yorum yazabilirsin