Hüsnü ağabey, romanların içine serpiştirilmiş Nurlu sözler sayesinde roman satmak yerine, sadece Risale-i Nurları okutalım ve neşredelim diyor.
“Nur talebeleri gerçekten Nurlara sahip çıksaydı ve roman basıp anlatmak yerine sadakatle Risale-i Nurları neşretmeye çalışsalardı, bugün FETÖ diye bir hainle karşılaşmazdık ve darbe de olmazdı” diyor. Hata mı ediyor?
Devamını oku ›
27 Mart 2017 Saat 15:26 /
Ukrayna Risale-i Nurun Nurlu Sadasını işitti
Devamını oku ›
25 Mart 2017 Saat 17:37 /
Bir adamı acizleştirip pasifleştirmek isterseniz ve zelil yapmak isterseniz,nokta-i istinad ve nokta-i istimdadını elinden alın. Ezeli-ebedi zaman ölçüsü içerisinde aciz-i mutlak insanın nokta-i istinad ve nokta-i istimdadı,Allah’a ve ahirete imandır.
(Eyüp EKMEKÇİ)
Devamını oku ›
23 Mart 2017 Saat 08:12 /
“Risale-i Nur bir kenz-i mahfî ve bir sandukça-i cevher ve menba-i envârdır.”[1] Risale-i Nurun faziletine dair kelam etmek gündüz ortasında güneşi tarif etmek kadar abes bir şeydir. Bu sözümü her nur talebesi ve ehl-i insaf kabul eder.
(Muhammed Numan özel)
Devamını oku ›
21 Mart 2017 Saat 14:35 /
“Risale-i Nur bir kenz-i mahfî ve bir sandukça-i cevher ve menba-i envârdır.”[1] Kenz-i mahfi ise; gizli hazinedir. Amma bu hazineyi keşfetmek ise okumaktan fazla bir çaba ister. Çünkü “nakd-i ömrü verenlere verilecektir” mana ve kemâlat. Yani okumaktan fazla bir gayret gerektirir. Her insanın mizacı muhtelif olduğu gibi istifade edeceği metodlar da farklılık arz eder. Bu farklılıklar ise aynı fıtrat/tarz/metodu benimsemiş insanların bir […]
Devamını oku ›
21 Mart 2017 Saat 14:25 /