Yazıları Gönderen:Muhammed Numan

Dar-ul Harple Alakalı 1

Dar-ul Harple Alakalı 1

Bu ifadelerden anlaşılan hakikat şu ki, bir Müslümanı herhangi bir hal ve fiilinden dolayı küfürle itham etmek, son derece cür’etli ve o nisbette de mes’uliyetli bir hükümdür. Zira böyle bir hükmü verebilmek için, işlenen fiilin küfürden neş’et ettiği, te’vili ve izahı gayr-i kabil bir kat’iyet ve ke­sinlikte tebeyyün etmelidir. Küfrü mucip gibi görülen halin, küfürden ileri gelmeyip gaflet, cehalet v.s. gibi başka bir sebebten ileri gelmesi ihtimali, tekfir hükmünü ortadan kaldırır.

Devamını oku ›
UHUVVET EZANINDA KASTAMONU MEVLİDİ

UHUVVET EZANINDA KASTAMONU MEVLİDİ

“Aziz, Sıddık, Kardeşlerim! Sizin tesanüdünüze benim ziyade ehemmiyet verdiğimin sebebi yalnız bize ve Risale-i Nur’a menfaati için değil, belki tahkikî imanın dairesinde olmayan ve nokta-i istinada ve sarsılmayan bir cemaatin kat’î buldukları bir hakikata dayanmağa pek çok muhtaç bulunan avam-ı ehl-i iman için dalalet cereyanlarına karşı yılmaz, çekilmez, bozulmaz, aldatmaz bir merci’, bir mürşid, bir hüccet olmak cihetiyle sizin kuvvetli tesanüdünüzü gören kanaat eder ki; bir hakikat var, hiç bir şeye feda edilmez, ehl-i dalalete başını eğmez, mağlub olmaz diye kuvve-i maneviyesi ve imanı kuvvet bulur, ehl-i dünyaya ve sefahete iltihaktan kurtulur.”

Devamını oku ›
Neden Devamlı Okumalıyım ki?

Neden Devamlı Okumalıyım ki?

Neden Devamlı Okumalıyım ki? Risale-i Nur Külliyatını okumak uzun soluklu bir çabadır. Çünkü “bir defa okuyup, sair ilmî risaleler gibi yeter der, bırakır. Hâlbuki bu risale ulûm-u imaniyedendir. Her gün ekmeğe muhtaç olduğumuz gibi, o nevi’ ilme her vakit ihtiyaç var.” [1] “…Risaleler Kur’an’dan alındığı için kut ve gıda hükmündedir. Her gün ihtiyaç gıdaya hissedildiği gibi, her vakit bu gıda-yı […]

Devamını oku ›
ZAMANIN AHİRİNDE, SAADET-İ EBEDİYE SESİ

ZAMANIN AHİRİNDE, SAADET-İ EBEDİYE SESİ

Kâinatta her şey insanın istifadesi için; insansa Hakk’a itaat u ibadet için yaratılmıştır. Kâinattan istifade için de aza ve duygularla teçhiz edilmişiz. Dil tattığını, burun kokladığını, kulak duyduğunu, göz şahit olduklarını kabullenir. Bir şekilde insanın dimağına giren şeyler insan farkında olsa da olmasa da yoluna çıkacaktır. Beşerin bulaşık eli karışmamak şartıyla istifademiz fıtridir.

Devamını oku ›
BİD’AT MUARIZI BİD’ATÇILAR

BİD’AT MUARIZI BİD’ATÇILAR

BİD’AT MUARIZI BİD’ATÇILAR  Zamanımızın bir modası da, köklü ve kökleşmiş ve müslümanların âdeta fıtrî âdetleri olmuş birçok mübarek iş ve hususlara bid’at kulpunu takmak hevesidir. Yani, güya din adına bazı insanlar, bid’atlara karış mücadele ediyorum diye, bid’atların daha büyüğünü yaparlar. Hattâ onun en fâhişini icra ederler. Yani, böylesi bir mesleği alanlardan bazılar, İslâm dininin Kur’an’dan sonra en büyük direği olan Sünnet ve hadîsi, […]

Devamını oku ›