Son zamanlarda Üstad Bediüzzaman’a dil uzatmak, onun ve nur talebelerinin aleyhinde ileri-geri konuşmak moda olmaya başladı. Bundan iki-üç yıl önce şiirle iştigal eden bir zat, bugün yaklaşık 60 dile çevrilmiş bulunan Risale-i Nur hakkında “Risale-i Nur’un dili çok kötüdür” demişti. Ayrıca şu hezeyanda bulunmuştu: “Risale-i Nur okuyanlar bu kadar kötü bir Türkçeye tahammül ediyorlarsa demek ki hiçbir şey anlamamayı peşin olarak kabul etmişler demektir.”
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Muhammed Numan
Bediüzzaman’ın kardeşi, alim Abdülmecid Nursi
Şu günlerde vefat yıldönümü olan Abdülmecid Efendi’yi biraz tanımaya çalışalım. Abdülmecid Efendi, 1884’de Bitlis’in Nurs Köyünde doğar. Taği ve Arvas medreselerinde okuduktan sonra 1918’den 1920’ye kadar Şam’da kalır ve Van Medresesinden icazet alır. Bu arada kendisi farklı kitaplar neşreder. Örneğin “Dü Mezhebi“, “İman Dili“, “Mantık“ ve “Fuadiye“ kitaplarını yazar. “Haleb-i Sağir“ ve “Kaside-i Bürde“ kitaplarının şerhini de yapar. 9 Haziran […]
Devamını oku ›Nurların tahrif edildiği iddiası şeni bir bühtandır! (4)
Said Özdemir abinin ismi etrafında dönen mevzu, bir tahrif iddiasından çok, nâşirler arasındaki küçük bir nizadan ibarettir. Beşeriyet muktezası bir vaziyet, der geçerim. Kaldı ki, bahis mevzuu orijinal nüshanın dijital kayıtlarının arşivlerde ve görmek isteyenlere açık olduğunu işitmiştim.
Devamını oku ›Çocuklarda Manevi Eğitim Ne Zaman Başlamalı
Bilinç altı henüz anne karnındayken başladığı kayıtları en üst düzeyde 0 – 2 yaş aralığında oluşturur. Gerek anne karnı gerekse 0 – 2 yaş aralığı bu bağlamda ciddi önem taşımakta. Manevi Eğitim ne zaman başlamalı diyoruz ya işte cevabı “bebeğin anne karnındaki varlığını öğrendiğiniz andan itibaren” Nasıl yani? diyorsunuz. Şöyle ki; Anne karnında başlayan bu kayıt döneminde annenin yaşadığı tüm duyguları direk olarak bebekte yaşamakta. (Merve Başpınar)
Devamını oku ›Nurların tahrif edildiği iddiası şeni bir bühtandır! (3)
Mesnevi’deki şekli Üstad’ın Kamal Atatürk’e takdim ettiği beyannamenin giriş kısmı ile bir iki ufak tadilde bulunarak 19 Ocak 1923’de Meclise takdim ettiği nüshadan külliyata geçmiştir. Bu her iki orijinal nüshayı Ahmed Akgündüz Hoca, “Risâle-i Nurlarda Tahrif İddiaları ve İlmî Cevaplar” adlı çalışmasında neşrederek farkın Üstad’ın tasarrufuna dayandığını ortaya koydu. Müteşekkirim…
Devamını oku ›











