Avrupa’nın Telaşı, Bediüzzaman’ın Müjdesi mi?

Malum; bakanlarımızın Avrupa’da yapmak istedikleri toplantılar iptal ediliyor.

Hem de bin bir türlü bahaneler uydurularak. Bazı yerlerde salonunu, restoranını Türklere kiralayanlar tehdit ediliyor ve sözleşmelerinin iptal edilmesi isteniyor.

Avrupa ülkelerinin bazılarının bakanları Başbakanları diplomatik adaba yakışmayan açıklamalar yaparken, bazıları küstahlaşıyor arsızlaşıyorlar.

Türk bakanlara koydukları ambargo için de aleni tarih veriyorlar.

“16 Nisan tarihine kadar yapılacak toplantılara izin yok” diyorlar.

Yani referanduma kadar yapılacak ve referandumu müsbet yönde etkileyecek toplantılar iptal ediliyor.

Fakat CHP ve HDPnin toplantılarına yasak yok.

Değerli arkadaşlar, tek başına bu hadise bile bütün milletin hep birlikte yek vücut olarak EVET oyu vermesine yeterli sebeptir.

Peki avrupanın bu korkusu nedendir?

Sevgili dostlar; eğer türkiye fazla değil 20 sene önceki türkiye olsaydı bu ambargo uygulanmazdı. Nitekim türkiye cumhuriyetinin başbakanı ve bakanları daha önce çok kereler avrupanın bir çok ülkesinde toplantılarında bulunmuş seçim konuşmaları yapmışlardır.

Fakat bu referandum başka, zira bu referandum, daha düne kadar onların önünde el-pençe hazırol vaziyetinde duran ve son 15 senede yaptığı büyük ataklarla, ürettiği teknoloji ve yeni nesil silahlarla onlara olan göbek bağını koparan ve artık onların her emrine kesinlikle ve mecburen boyun eğmeyen türkiye ve milli yöneticilerinin 2023 hedefi için önemli bir eşik olacağını ve bu eşikin aşıldığı takdirde artık bütün haçlı ordularının bile İ’layı kelimetullahın dahada yükselmesine mani olamayacakları bir referandum olduğuna inandılar.

Tam seksen senedir türkiye üzerenden islam alemine yapılan oyunlar, kurulan tuzaklar, vurulan darbeler, yapılan sömürülerin yavaş yavaş sonlarına geldiklerini görüyor ve kahroluyorlar.

Tam seksen senedir ellerinde felaket dağıtın teknikleri ile düyayı parça parça yutmaya ve Müslümanları yok etmeye çalıştılar.

Dost ve müttefik maskesi altında her damlası şehit kanları ile sulanmış bu kutsal topraklar üzerinde her türlü kepazeliği sergilediler. İpe sapa gelmez zavallı insanları aradılar buldular ve onları bir araya getirerek terör örgütleri kurarak Müslüman memleketlerini kana boğdular. Müslümanlara silahlar satarak bir biriyle savaştırdılar, Müslümanlar bir birlerini öldürünce kendileri de keyifle sattıkları silahlardan kazandıkları dolar ve avro larını yediler.

Onlar, zulmün doğurduğu canavarlar..!

Türkiye ve diğer islam ülkelerinden devşirdikleri hainlere müttefik ve dost dediler ve tepe tepe kullandılar.

Şimdi de bir kahraman Türk kalkıyor onlara meydan okuyor, ve bütün kepazeliklerini ortaya seriyor.

Elbette buna tahammül edemiyecekler.

Tabi bir şey daha var, buda en önemlisidir.

Bediüzzaman hazretlerinin yüz küsur sene önce verdiği müjdenin gerçekleştiğini görüyorlar. Avrupa nın hemen bütün ülkeleri ihtiyarladı orduya alacakları askerleri bile kalmadı. Genelde Müslümanlar fakat galibane türkler avrupanın dört bir yanını doldurmuş bir durum söz konusudur ki, bu da bediüzzaman hazretlerinin haberinin tahakkuk ettiğini göstermektedir.

“Eski Said bu matbu kitabetlerinde, İşarat-ül İ’caz’ın baştaki ifade-i meramında ve sair eserlerinde musırrane ve mükerreren talebelerine diyordu ki: Hem maddî, hem manevî büyük bir zelzele-i içtimaî ve beşerî olacak. Benim dünya terki ile inzivamı ve mücerred kalmamı gıbta edecekler diyordu. Hattâ hürriyetin birinci senesinde İstanbul’da Câmi-ül Ezher’in Reis-i Üleması olan Şeyh Bahit Hazretleri (R.H.) İstanbul’da Eski Said’e sordu:

مَا تَقُولُ فِى حَقِّ هذِهِ الْحُرِّيَّةِ الْعُثْمَانِيَّةِ وَ الْمَدَنِيَّةِ اْلاَوْرُوبَائِيَّةِ

Said cevaben demiş:

اِنَّ الْعُثْمَانِيَّةَ حَامِلَةٌ بِدَوْلَةٍ اَوْرُوبَائِيَّةٍ فَسَتَلِدُ يَوْمًا مَا وَ اْلاَوْرُوبَا حَامِلَةٌ بِاْلاِسْلاَمِيَّةِ فَسَتَلِدُ يَوْمًا مَا

Yani: Osmanlı hükûmetindeki hürriyete ne diyorsun ve Avrupa hakkında fikrin nedir? O vakit Eski Said demiş: Osmanlı hükûmeti Avrupa ile hamiledir, Avrupa gibi bir hükûmeti doğuracak. Avrupa da İslâmiyet’e hamiledir, o da bir İslâm devleti doğuracak. Şeyh Bahit’e söylemiş. O allâme zât demiş: Ben de tasdik ediyorum. Beraberinde gelen hocalara dedi: Ben bununla münazara edip galebe edemem.

Birinci tevellüdü gözümüzle gördük. Bir çeyrek asır Avrupa’dan daha dinden uzak.

 

İkinci tevellüd de inşâallah yirmi-otuz sene sonra çıkacak. Çok emarelerle hem şarkta hem garbda Avrupa içinde bir İslâm devleti çıkacak.”

Emirdağ Lahikası-2 ( 112 – 113 )

Değerli dostlar Avrupa bu müjdenin tahakkuk ettiğini görüyor. Türkiye, avrupanın gururlandığı ve dilinden düşürmediği mehasininin en mükemmelini vatandaşına getirerek avrupanında önüne geçerken, Avrupa sefahat ve rezaleti bırakıp müslümanlaşmaya başlamıştır. Gün yoktur ki birkaç tane hidayet haberi gelmesin.

Bu durumda Avrupa tabiki sana dur diyecek ve böyle milli ve islami duruşunu engellemeye kalkacaktır.

Yoksa mesele ne hapisteki bir teröristtir nede bir gazeteci.

Kendileri altından kalkamıyacaklarını bildikleri için başta ABD olmak üzere avrupanın bütün ülkeleri terörist örgütler kurarak vatanımıza, şimdi yapamadıları için burnumuzun dibine göndermekte ve beslemektedirler

Saadet ve muhabbetle kalınız.

Abdurrahman İraz – Nurdan Haber

Sende yorum yazabilirsin