Batı Hayranlarımız, Batı İlim Adamlarının Nasıl Allaha İnandığını Görsünler

Batı Materyalist ve Natüralist fikrini bizlere de kabul ettirip vatandaşlarımızın bir kısmını imandan ettiği halde, kendi yüksek tahsillilerine bu safsatayı kabul ettiremediğini görmek için Avropa ve Amerika’nın 34 ilim adamının 5-10 sahifelik yazılarını NİÇİN ALLAHA İNANIYORUZ kitabında ifadeleriyle inançlarını tasdik ettiklerini görmeniz için yalınız 10 meşhur Profesör Doktorların yazılarından azar derleyip nazarınıza sunmak istiyorum. Çünkü o maddecilik fikrin aşısıyla dünyanın her yerinde yaşayan Müslümanların, bilhassa vatandaşlarımızın çoğunun bundan canı yandı.

1)- DİN VE İLMİN KESİŞTİĞİ NOKTA

Dünyaca meşhur fizik profesörü Albert Ainstein’nin ifadeleri:

-Hayatımız bu dünyada bir sır olup, buraya geldiğimizin sebebini bilemiyoruz. Yalınız bunu sizi ikaz etmek için ifade edeyim ki: Buraya gelmemizin sebebinde muhakkak İlahi bir hikmet mevcuttur. Çünkü yaşadığımızın sebebi belli olmayan bu hayata nazarımızı çevirdiğimiz zaman görürüz ki: Buraya gelmemizin ana sebebi görünenin dışındadır. Buradaki bütün hareketlerimizde bizi başka bir istikamete itenin hükmü mevcut. Bundan anlaşılıyor ki orada felsefe yapmak bizim hakkımız değil.
Bana göre bizim için daha iyi bir bir sır karşısında kendimizi kabul etmemiz lazım. Bu büyük bir ilim ve ustalıktır. Bu büyük heyecanı yaşamayan insan ölü sayılır. Çünkü onun gözleri kapalıdır. İnsan için mululuğun sırrı dini kaynaklıdır. Kesin olarak mevcut olan O’na biz tesir edemiyoruz. Ne zaman biz zafımızı kabul ederiz ki, varlığı kesin olan O kuvvete tesirimiz dokunamaz. O bizim için büyük bir ilim ve güzellik olur. Biz İnanmanın ihtiyaç çekirdeğini ve O’na inanma ihtiyacını vücudumuzdaki basit duygularla hissediyoruz. Bununla demek istiyorum ki kendimi dindarlar arasında hissedebilirim.

2)-YARATICININ VARLIĞI
Fen bilgilerin meşhur Filozofu Dr. A. Sirhan 1947’de Colombiya Üniversitesinde masterini yaparak 1949 da pedagoji felsefesi dalında doktorasını yaptıktan sonra mesleğiyle ilgili çok kitap yazdı.
Bu profesör Allaha inandığını ve niçin inandığını 7 sahife yazı ile bahsi geçen kitapta ispatladıktan sora şöyle devam eder:

Göklerin ve küremizin yaradılışını kime vereceyiz? Bunlar hiçbir zaman ne kendi kendine olabilirler, ne de tesadüfen oluşmalarının imkâni vardır. Mantığımız bunların yaratılması hakkında bize diyor ki, Onları yaratan, şüphesiz gören ve çok bilen bir Kuvvet ve Kudret sahibi onları yaratmıştır.
Bunun ötesinde, inanmak insana öyle manevi bir rahatlık temin eder ki, inanan o rahıtlıkla örnek bir hayat yaşayabilir.

3)-NE DERSİNİZ BU KÂİNAT KENDİ KEDİNEMİ OLUŞTU, YOKSA BİR PLAN VE PROGRAMLA MI YAPILDI?

Bioloji ve fizk bilgini olan Prof. Dr.Frank Allen, Cornel Üniversitesinde masterini ve doktorasını yaptıktan sonra, doğal gaz uzmanı oldu. Ondan sonra Kanadanın Kravilat Üniversitesinde renk ayrımı uzmanlığının altın madalyasını aldı.

Bu profesör bu kitapta 14 sahife yazı ile Allhın varlığına inanıp ispatlarken Şöyle der:

-Yerin, göğün yaratılmasını ve canlılara hayat verme hadisesini kime vereceyiz. Desek ki tesadüfen veya kendi kendine oldular. Bunun kat’iyen imkânı yoktur. Bu sebeptendir ki, mantığımız bunu, her şeyi gören ve bilen bir Kuvvet ve Kudret sahibi bir Zata teslim etmemizi bize emreder.

Bunun ötesinde, böyle bir Zata inanmak, hem insanı sıkıntıdan kurtarır hemde manevi bir rahatlığı te’min etmeye sebeb olur. Maddeye tapan evrimciler derler ki Allahın varlığını kabul etmeye ihtiyaç yok. Halbuki kâinatın yaradılışını Allahtan başka kime verebiliriz ki?

4)-KESİN NETİCE
Matematik ve kimya Prof. Dr. Johne Clivland Cotheran. Doktorasını Newyork’un Dolth Üniversitesinde bitirdikten sonra, ayni üniversitede branşının başkanlığını yapmış.

Bu profesör bu kitapta on sahife yazı ile Allahın varlığını kabul ettiğini ispatlıyor, ve bir yazısında, meşhur fizik bilgini Lord Calvinin şöyle dediğini naklediyor:

“Ciddi düşündüğünüz zaman, göreceksiniz ki, fenler sizi Allaha inanma istikametine doğru iter” Evet sağa sola sapmadan doğruyu görmeye ihtiyaçvar.

5)-GENİŞ KAPSAMLI BİR TECRÜBE

Prof. Dr. Edvard Luther Kissel. Biyoloji, Jeoloji fakültesini California Üniversitesinde bitirdikten sonra, Ayni üniversitede uzmanı olduğu branşının profesörü oldu. San Francisco Üniversitesinde uzmanı olduğu dalının üst düzey şefi oldu. Şimdi mesleğinin genetik dalının uzmanıdır.

Bu Prof Dr. de ayni kitapta 10 sahife yazısı ile Allahın varlığını ispatladıktan sonra yazısının bir yerinde inkârcılara şöyle sesleniyor:

Son zamanlarda fizikçilerin gayretleri neticesinde, onlar normal felsefe yolunu terk edip, Allahın varlığı hakkında çok ispatlanamamış deliller öne sürdüler. Ben ne o deliller siz Allaha inanılmaz derim ne de onların ortaya sürdükleri delillere inanmaya ihtiyaç duyarım. Çünkü daha önce Allahın varlığı hakkında fizikçilerin ortaya sürdükleri deliller, herkes için yeterli idiler ki, bunlar varken insanlar sağa sola başlarını çevirmeye ihtiyaç duyulmuyorlardı. Ben Allah’a inanırım. Ayrıca O’nun varlığını ispat ederek, varlığını hoş karşılarım.

6)-ALLAHIN VARLIĞI HAKKINDA FİZİKİ DELİLLER
Prof. Dr. Paul Cleirans Brosold. Biofizik uzmanı olup, doktorasını California Üniversitesinde yaptıktan sonra Oc Ridc laboratuarın’da Atom enerjisi şefi olup, fizik enerjisi enstitüsünün kurulunda üyedir.

Bu Prof Dr. Allaha inandığını 7 sahife yazısı ile ayni kitapta ispat ettikten sonra diyor ki: -300 sene evvel Francız Bacon, İngilizlerin meşhur filozofunun şöyle bir sözü var:
“Belli ki felsefe azcıkta olsa insanı inkâra sevkeder. Halbuki felsefenin derinliğine girilince insanı inanmaya mecbur eder” Bacon doğru demiştir. Çünkü başından son araştırıcıya kadar milyonca insan, var olan alemlerin problemlerini çüzmek için araştırıp düşünürken, minimal varlıklara gelince heyecanlarından ürperirler. Biz bizim mütevazi vaziyetimizle bu müthiş sorunun cevabını bulmaya çalışıyoruz. Bununla beraber, benimkiler de sizi tatmin edeceklerine pek inancım yok. Çünkü insan imanı şartlarını kalbine yerleştirmek için, bütün kuvvetiyle onu araştırması lazım. Ancak bundan sonra onun kalbi ışıklanmaya başlayacak. Böyle bir inanç onun kalbinden şüpheleri silip tesirini gösterecektir. Bundan sonra onun için Allah, kendisinden daha yakındır. Böylece bu kimse imanın lezzetini kalbin derinliklerinde hisseder.

7)-FENLERİN MEYDANA ÇIKIP YAYILMALARI BİZE ALLAHIN VARLIĞINI İSPATLAR

Fizikçi Prof. Dr. George Irrel Davits. Doktorasını Mannesota Üniversitesinde yapıp, Amerikada atom araştırmasında fizik uzmanı olarak brançının şefliğini yaptı. Bu Prof. bu kitapta 5 sahife yazısıyla, niye nasıl inandığını ifade ederken diyor ki: Ne zaman fenler kervanı ilerler ve taklitçilik ortadan kaybolur. O zaman dine ve dini meselelere karşı insanın bağları kuvvet bulur. Aslında insan araştırabilsr, dini meseleleri bulup inanmak için çok çeşit deliller öne sürebilir. Bana kalsa insanın içinden gelen hakikate kavuşmak isteği, onun dindar olması için, ona yeterli bir baskıdır.

8)-KAİNAT İLE ALLAH, SIRLARLA DOLU

Fizyoloji ve gen profesörü olan John wiliam Clots. Doktorasını Petersburg Üniversitesinde yaptıktan sonra 1949 da fizyoloji ile biyoloji profesörlüğü yapıp genetik
dalında da uzman şahsiyettir.
Prof. Dr. John bu kitapta 8 sahife yazısıyla deliller sürerek inandığını ispatlarken şu ifadelere yer veriyor:

-Kainatta cereyan eden hadiseleri tesadüfe vermemiz imkânsızdır. Muhakkak bu varlıkların yaratılmaları için kesinlikle bir yaratıcıya ihtiyaç vardır. Çünkü bu yaratıkların yaratılmalarına baktığımız zaman, onlarda olağan üstü ve esrarengiz bir yaratılış görürüz. Onların meydana gelmelerini tesadüfe bırakamayacağımıza hiç şüphe edemiyoruz. Yine kesin olarak bilmemiz lazım ki, fenleri tanımamız için ilk önce yaratılmış olan eşyayı incelememiz lazım. Biz ancak bu sayede daha iyi Allahın büyüklüğünü kabul edip imanımızı kuvvetleştirebiliriz.

9)-GENİŞ KAPSAMLI BİR TECRÜBE
Fizik uzmanı ve radar keşşafı olan Prof. Dr. Robert Moris. bu kitapta Allaha niçin inandığını açıklarken şöyle diyor:

İnsan inancının şartlarını kuvvetleştirmek için, kendinde mevcut olan bütün kuvvetiyle niye inandığını araştırması lazım. Bundan sonra bu kimseyi, kim nasıl ve ne tarafa çekmek isteyenlerin gayretleri boşa gider. Çünkü araştırıp incelediği ve öğrenerek sahip olduğu o inanç onun kalbini ışıklandırmıştır. Böyle şüpheye yer kalmayan bir inanca sahip olan kimsenin imanı bütün hayatında kalbini ışıklandırır. Böylece buna Allah kendinden yakın olur. İnsan ancak bu şekilde imanın tadını daha iyi tattığını hisseder.

10)-GÜL ÇİÇEĞİNİN FİDANI İNSANA NASIL BİR DERS VERİYOR Fizik ile felsefe Prof. Dr. Maritte Stalej Cangden. Floridas’ın Tirinty Burton Üniversitesinde fizik ve felsefe doktorasını yapmıştır. Amerikada felsefe ve fizik araştırma ve inceleme enstitüsü heyetinde üyelik yapmıştır.

Bu Prof. Dr. bu kitapta 7 sahife yazıyla, delillere dayandırarak niçin inandığını açıkladıktan sonra şöyle diyor: Bu alemde her yaratık Allahın varlığına birer delildir. Biz bilginler kainattaki eşyayı araştırırken, kesinlikle Büyük Allah’ı inkar etmek için herhangi yol bulamıyoruz. O’na ne bugünkü fenni usullerle ne de görünen herhangi fiziki eşya sayesinde ulaşabilinir. Ona inanmak için en kısa yol ve en sağlam delil, içimizde ki hücre ve atomlara bakmakla hedefimize kavuşuruz.

Bu hakikatleri derleyen: Abdülkadir HAKTANIR

Sende yorum yazabilirsin