Bayram Gecesinde Yapılan İbadetler!

Efendimiz (a.s.m.) bir hadis-i şeriflerinde: “Sevabını Allah’tan umarak iki bayram gecesinde kalkıp ibadet eden kimsenin kalbi, kalplerin öldüğü gün ölmez.” Buyurmuş.

Bizleri ibadete teşvik eden Peygamberimiz, (a.s.m.) yılın iki bayram gecesinde kalkıp ibadet etmeyi tavsiye eder. Bu gecelerde uyanık bulunmanın, kalbin uyanıklığına vesile olduğunu bildirir.

Arefe ile ilgili hadis-i şeriflerde şöyle geçiyor: “Arefe günü Besmele ile bin ihlâs okuyanın günahları (kul haki hariç) affedilir ve duası kabul olur.” Ebu’ş- şeyh

Keza, “Kim ihlâs suresini Arefe gününde öğle ile akşam arasında bin defa okursa Allah (cc) ona ne isterse verilir.”

Bediüzzaman Hazretleri, Arefe ile ilgili: “Aziz, mübarek kardeşlerim! Pek çok selâm. Bizim memlekette eskide Arefe gününde bin ihlâs-ı Şerif okurduk. Ben şimdi bir gün evvel beş yüz, Arefe’de dahi beş yüz okuyabilirim. Kendine güvenen birden okuyabilir.” demiştir. 13. Şua

Sa’d bin Evs -el-Ensârî hazretleri der: Resulullah, (a.s.m) Ramazan Bayramı sabahı melekler yollara dökülür ve şöyle seslenirler: “Ey Müslümanlar topluluğu! Keremi bol olan Rabbinizin rahmetine koşunuz. O, bol iyilik ve ihsanda bulunur. Sonra onlara bol bol mükâfatlar verilir. Siz gece ibadet etmekle emrolundunuz ve emri yerine getirdiniz. Gündüz oruç tutmakla emrolundunuz, orucu tuttunuz ve Rabbinize itaat etiniz, mükâfatınızı alınız.’’ buyurmuş.

Bayram namazında cemaat halinde getirilen tekbirler, akıl, kalp ve ruh üzerinde bulunan gafletin kalkmasına ve Cenab-ı Allah’a şükür vazifesinin yerine getirilmesine en büyük bir vesiledir. Mü’minler, beraber getirdikleri tekbirlerle adeta yeryüzü tek bir ağız ve bir dil ile tevhit sesleriyle, kâinatı bir semazen gibi vecde ye getirir.

Efendimiz (a.s.m.) günlük iftarların adabı, bayramda da yerine getirirlerdi, orucunu tatlı bir şeyle açmayı adet edinen Peygamberimiz (a.s.m.) Ramazan Bayramı sabahında da hurma gibi bir tatlı almadan evinden ayrılmazdı.

Ramazan bayramının bir diğer adı da ‘’İydü’l-fıtr’’ yani fıttır bayramı demektir. Bu nedenle  fitre, zekât ve sadakayıfakir ve yardıma muhtaç kimselere dağıtılarak, bayramın sevincini beraber paylaşmaktır.

Ramazan bayramı, adeta her gün tutulan orucun iftar vaktindeki sevinci gibi, bir aylık orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder. Bayram’da Küskünler barıştırılır, toplu olarak mezar ziyareti yapılır. Hâlen Şarki Anadolu’da gelenek olarak devam edilen bayram yemeği, hemen hemen her evde yemek sofrası hazır, bayramlaşmaya gelenlere teberrüken ikram edilir.

Görüldüğü üzere, bayramlar fakir ve yardıma muhtaç kimselere yardım elinin uzatıldığı, sevgi ve saygının artmasına vesile olduğu, dargın ve küskünleri bir araya getirdiği, dar-ı bakaya intikal etmiş kabirlerinden bir dua ve Fatiha bekleyenlere kadar uzanan güzel bir haslet ve güzel bir sosyal yardımlaşmadır.

Bu vesileyle gelecek bayramınızı tebrik eder, tüm İslam âlemine hayırlara vesile olmasını dilerim.

23.7.2014

Rüstem Garzanlı

www.NurNet.org

Sende yorum yazabilirsin