Bu “Galiz Kinin” SEBEBİ NE?…

Evet, herkes 15 Temmuz darbesiyle ilgili birbirinden ilginç hatıralar anlatıyor. Neredeyse herkesin anlattıklarının birçok ibretlik veya hatıra yönü var.Her haber dinleyişimde bu hatıralardan duygulanıp ağlıyorum. Anlatılanlar elbette birtakım gerçeklere, akıl ve mantığa dayanıyor. Fakat semtimizden çok saygın bir gencin anlattığı şu mantıksız hatıra beni hem çok şaşırttı hem de üzdü… Arz edeyim:
-15 Temmuz Darbe girişimi henüz başlamıştı. Millet şaşkın, “acaba neler oluyor” diye meydanda birbirilerine soruştururken, uzaktan bir kadın sesi duyduk,“inşallah darbedir de şu Tayyip’ten kurtuluruz” diye nara atmıştı.  Sonra o sesin geldiği tarafa koştuk ve “kim o inşallah darbedir diyen!” diye bağırarak çok araştırdık, fakat kadınlar içinde o kişi bulunamadı… ..demişti.

Bu olay bana anlatıldıktan sonra çok düşündüm.

Yetişkin bir kadın sesi olduğuna göre elbette ya çok çok cahil birisiydi. Veya kurusıkı doldurulmuş bir militandı. Ya da darbenin ne demek olduğunu, yani aylarca, yıllarca süren kahredici sıkıyönetimler, yokluklar ve baskılar yaşanacağını bilmiyordu. Ve darbenin binlerce masum canlara mal olacağını, hatta kendi sevdiklerinden bile birçoğunun faili meçhullere götürüleceğini, bütün yatırımların ve turizmin duracağını ve ülkemizin her yönden 50 sene gerilere götürüleceğini bilmiyor ve düşünemiyordu. Ya da memleket umurunda olmayan bir haindi…  Her neyse!

Ben bu arkadaşa, “şayet o kişiyi bulsaydınız, ne yapacaktınız?” diye sordum. Bana dakikalarca ve hararetle anlattıklarını da sizlerle paylaşmak istiyorum.

– Önce; “Bacım, Belli ki darbenin ne kadar çok kötü bir şey olduğunu bilmiyorsun. Fakat senin, Sn. Erdoğan’a olan bu kininin sebebi nedir?Erdoğan sizin şahsınıza bir şey mi yaptı ki? ..diyecektim. Sonra, devamla:1994’ten önce bir nevi KERBELA gibi olan, hatta o günkü medyanın “20 senede bile bu İstanbul’un SU sorunu halledilemez” diye manşetler atıldığı bir zamanda, tüm İstanbul’u, 8-10 ay içinde susuzluktan kurtardığı için mi ona kin tutuyorsun?..diye soracaktım…

Cadde ve sokaklarımızı dağlar gibi yığılan çöplüklerden kurtardığı için mi ona kin tutuyorsun? ..diyecektim.

– Gece 01:00 veya 02:00’lerde hasta hanelerde ilaç yazdırma kuyruklarından, hasta hane pisliklerinden, ilgisizliklerinden, ilaçsızlıklardan, muayene için aylar süren uzun vadeli randevulardan, rehin alınmalardan ve özel hasta hanelere milyonlarca lira para harcamalardan bizleri kurtardığı için mi ona kin tutuyorsun? ..diye haykıracaktım.
– Toplu taşımalarda sizi ve bizleri yığın yığın, üst üste gitmekten kurtardığı için mi, yoksa hayal bile edilemeyen “deniz altından Marmaray ile 4 dakikada kıtalar arası geçişlerisağladığı için” mi ona kin tutuyorsun? ..diyecektim.
– Türk liramızın hiçbir ülkede değeri olmadığı halde, Ekonomi Profesörü Başbakanlarımızın “Paradan üç sıfır atarsak, enflasyon %100’leri bulur ve mahvoluruz” dediği halde, tam ALTI sıfır atmasına rağmen, her şeyin daha iyi olduğunu gördüğün için mi ona kin tutuyorsun? ..diyecektim.
– Heronları, yani insansız hava araçlarını İsrail’den almaya mahkum olan ülkemizde, kendi insansız hava aracımızı yaptırdığı için mi, çeşitli Tanklar, helikopter, zırhlı araçlar, füzeler vs silahları yaptırdığı için mi ona kin tutuyorsun? ..diye haykıracaktım.
– Tüm dünyanın Ekonomik krizlerde boğulduğu bir zamanda, ülkemizi hafif sıyrıklarla, yani o krizden ülkemizi teğet geçirdiği için mi ona kin tutuyorsun? ..diyerek belki de yüzüne tükürecektim.
– 26 Adet hava alanı, binlerce viyadük, mevcudun üç katı DUBLE yol ve tüneller, dünya harikası Orhangazi köprüsünü, Yavuz Sultan Köprüsünü yaptırdığı için mi, yoksa Kanal İstanbul, 3. Hava alanını, boğazın altından üç katlı TÜP GEÇİT, vs. MEGA projeleri başlattığı için mi, her türlü engellere rağmen ülkemizi şahlandırdığı için mi ona kin tutuyorsun? Yahu kardeş, bunlar için Erdoğan’a ŞER GÜÇLER ve din düşmanları kin tutuyor, ..diyecektim… ..derken, ben kendisini durdurdum.

– Çok haklısın ama sakin olmalısın kardeşim.Eninde sonunda onlar da bu anlattığın gerçekleri görmeye başlayacaklar. Aslında senin şu saydıklarına bizler de “nankörlük yapılmaması gereken yüz tane güzel icraat” daha ekleyebiliriz. Aslında bizim yapmamız gereken; Yüce Rabbimize, A’rafSuresi 155. Ayette tarif edildiği gibi: “Allahım, içimizdeki beyinsizler yüzünden, bizleri helak etme!” diye niyazlarda bulunmaktır.

Bu nankörlerin ıslahı, gerçekleri görmeleri ve uyanmaları için dualar etmektir. Onların islah olup bizlere katılmaları, kahrolmalarından daha iyidir. Onlara; ‘bu asırda dört dörtlük insan bulunmadığı gibi, dört dörtlük bir hükumetin de bulunmasının mümkün olmadığını’ anlatmalıyız. Mevcudun en iyisini yıpranmaktan ve yıpratılmaktan mutlaka korunması gerektiğini anlatmalıyız. Hükumetlerin yıpratılmasının, TÜM şer güçlerin ve ülke düşmanlarının en çok istedikleri ve pusuda bekledikleri bir durum olduğunu açıkça izah etmeliyiz, diye nasihat ettim…

Şimdi şu kardeşimizin o nankör kadına haykırdıklarını, aslında tüm FETÖ nankörlerine de haykırmak lazım. Acaba yukarıda sayılanların hangisi şu FETÖ hainlerinin menfaatine değildi? Bu akıl almaz nankörlük, kin ve nefret niçin?…
Üstelik de şu FETÖ nankörlerine, ‘dershane yolsuzlukları, soru-cevap çalmalarıyla reva görülen haksızları ortaya çıkıncaya kadar ve sinsi sinsi dinlemelerle dış şer güçler için casuslukları ortaya çıkıncaya kadar’, bu iktidar tarafından her istedikleri verilmedi mi?…
Peki, bütün bunlara rağmen, sizce şu FETÖ’cülerin nankörlüklerinin ve kinlerinin sebebi ne olabilir? (Cevabi YORUM ekleyebilirsiniz.) Araştırmaya ve gerçekleri öğrenmeye değmez mi?… Bu gerçekleri öğrendikçe, FETÖ’YE karşı hayret ve nefretiniz kat kat artacak…
A.Raif Öztürk
risale ajans

2 tane yorum yapılmış

  1. erdem diyor ki:

    “Şeyhim,efendim,abilerim ne diyorsa körü körüne bende onu diyorum.”anlayışı Fetö ve örgütünde hakim olan bu” emir nasıl geliyorsa öyle hareket etmek”,yani aklını şeyhine efendine abine kiraya vermişsin,” o benim hakkımda iyi düşünür diyorsun ancak yaptığımız ve karar verdiğimiz işlerimizden irade sahibi olduğumuz için herbirimiz dünyada ve ahirette teker teker sorumlu değilmiyiz.? neredeyse tuvalete de izinle gideceksin. Bu anlayışı ortadan kaldırmamız , “Meşveret ve şurayı “esas almakla mümkün değil mi? Birey ve fert olarak her birimizin de alınan kararlarda bir fikrimiz olmayacak mı? Şayet öyle ise neden Ayetlerin sonu ,”Hiç akıl etmiyormusunuz? Düşünmüyormusunuz?, tefekkür etmiyormusunuz? Kelamları ile bitiyor?

  2. ZAFER ALİ ÜRKMEZ diyor ki:

    Bütün bunlara rağmen, bence bu ihanet şebekesinin nankörlükleri ve kinleri Allah’ın (c.c) hiç bir zaman razı olmayacağı işlere tevessül etmeleri ile alakalıdır. Yapmış olduklarına karşılık Rabbim onları azdırdıkça azdırdı. Tıpkı şeytanın Adem (a.s) ile imtihanı gibi. Ve şeytan nasıl kaybetti ise bu hain örgütte Allah’ın (c.c) izni ve keremiyle kaybetti. Ayeti kerimede belirtildiği gibi “…Onlar tuzak kuruyorlar. Allah’ta (c.c) tuzak kuruyordu. Allah (c.c) tuzak kuranların en hayırlısıdır.(Enfal Suresi 30.Ayet)”
    Sadece konu ile ilgili bariz bir örnek vererek durumu izah etmeye çalışayım. Devlet kurumlarının yaptığı sınavlarda soru ve cevapları çalarak aslında insanların bir nevi istikballerini çaldılar. Bir insanın cebindeki parayı ya da evindeki eşyayı çalsalar bu kadar ehemmiyeti yoktur. Söz konusu nice istikballer “Bizim arkadaşlarımız gelmesin de dinsiz, imansız, ateist ya da komünist birileri mi gelsin? Uzayan kol bizden olsun..” gibi janjanlı ambalaj ile paketlenmiş sözlerle karartıldı. Bu tarzdaki söylemlerle zehirlenen yaratıklar, ellerinde bayrak, gönüllerinde iman ve dillerindeki duadan başka silahı olmayan yüzlerce masumu şehit ettiler. Binlercesini de yaraladılar. Hem de gözlerini kırpmadan. Bu nasıl bir vahşettir Ya Rabbi.. Dünya tarihi bu tarzda bir ihanet kalkışmasını görmüş müdür acaba? Failleri içerde, uzantıları dışarıda…

Sende yorum yazabilirsin