Çağı Teknolojide Yakaladık Kullukta Yakalamadık

“Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat,56) buyuran Cenab-ı Hakka kul olarak yaratılan bizler; şu üç günlük dünyada gerçekten de ömrümüzü boşa geçirmekteyiz. Evin en iyisini, en iyi yerden olmasını isteriz. Ardından eşyasının markalı ve kaliteli olmasını isteriz. Bir iki sene sonra da modası geçti diye yenisini almak için tekrar mağaza mağaza gezeriz.

Araba alırız, bir iki yıl bindikten sonra değiştirmeye kalkarız. Telefonuydu, bilgisayarıydı, beyaz eşyasıydı, onlar da değişimden nasiplerini alırlar. Değişimin haddi hesabı da yoktur.

Gerçekten de bizler dünya malına gösterdiğimiz hassasiyeti ibadetlerimizde de göstermiş olsaydık belki de bugünkünden daha bilinçli bir Müslüman olurduk. Telefon ve bilgisayarda bulunması gereken özellikleri araştırdığımız kadar, bir Müslüman da bulunması gereken özellikleri de araştırmış olsaydık herhalde İslam’ı yaşantımız bugünkünden çok daha farklı olurdu.

Kulluk Bilinci için Helal Lokma

Bayezid-i Bistami Hazretleri gençlik yıllarında yaptığı bazı ibadetlerden zevk alamıyordu. Bu durumu zaman zaman annesine anlatırdı ve yetişmesinde, terbiye edilmesinde bir kusur bulunup bulunmadığını sorardı ve:

Anneciğim; beni emzirdiğin zaman, benim yüzümden haramdan bir şey aldın mı? İçimde beni Rabbimden alıkoyan bir şey hissediyorum. Fakat neden olduğunu bilmiyorum, derdi.

Annesi uzun bir müddet düşündükten sonra:

Evlâdım tek şey hatırlıyorum. Sen daha küçüktün. Komşulara oturmaya gitmiştim. Kucağımda iken ağlamaya başladın. Bir türlü susturamadım. Seni susturmak için ocağın üstünde pişmekte olan tarhanaya komşudan izin almaksızın parmağımı batırıp ağzına koydum, dedi.

Bunun üzerine annesinden, o komşuya gidip helallik dilemesini istedi. Annesi helallik diledikten sonra yaptığı ibadetlerden zevk almaya başladı.

Kulluk bilincinin oluşması için öncelikle insanın yediklerine ve içtiklerine dikkat etmesi gerekir. Huşu için Şeyh Nakşibendî Hazretleri; “Helal lokma yemeli” derken Ebû Bekr-i Dükkî ise bu konuda: “Mide, yenilen şeylerin toplandığı yerdir. Oraya helâl lokma koyarsan, azalardan salih ameller meydana gelir. Şüpheli lokma koyarsan, azalar Allah yolunda amel etmekte şüpheye düşerler. Eğer, haram lokma koyarsan, o lokma seninle Allah’ü Teâlâ arasında bir perde olur da, bu yolda yürümen mümkün olmaz.” buyurur.

Kulluk Bilinci için Ne Yapmalı?

Bir ömür nasılsa geçecektir. Kimi yetmiş yaşında, kimi elli yaşında, kimi hayatın baharı dediğimiz genç yaşta ölümle tanışacaktır. Ölüme giden hayat yolunda kulluk bilincini en güzel şekilde yaşamamız gerekir. En güzel şekilde yaşama adına eşimize, çocuklarımıza ve çevremize de model olmalıyız.

Sabah işe başladığımız zaman mesaiyi doldurmak için zaman doldurmak yerine; “Bir kul olarak zamanı en güzel şekilde nasıl değerlendirebilirim, insanlara nasıl yardımcı olabilirim?” diye düşünmek gerekir. Hatta bunu düşünceden öteye götürüp uygulamaya başlarsak hem insanları hem de kendimize faydalı olmuş oluruz. Önemli olan burada bakış açısıdır. Çünkü olumlu bakmak kişinin kulluk bilincinin farkındalığını artıracaktır. Farkındalığı artan insanda kulluk görevini ifa ederken yaratanın vermiş olduğu nimetlere olumlu pencerelerden bakmayı öğrenecektir. Farkındalığı artan ve olaylara farklı pencereden bakan insanda evinden işine giderken zihnini olumsuzluklarla meşgul etmek yerine faydalı şeylerle meşgul edecektir. Toplu ulaşım araçlarında camdan dışarı bakmak yerine kitap, dergi okuyacak ya da zikir yapacaktır. Telafisi ve dönüşü olmayan bir hayat yolunda bulunduğunun farkında olan insan toplu ulaşım araçların dahi kul olma adına zamanı en güzel şekilde değerlendirecektir.

İnsanoğlu bilinçli kulluk yapabilmek için hala elinde fırsatlar varken onu değerlendirmek yerine geçmişiyle geleceği arasında gidip gelmekte ve kullukta anı yaşamamaktır. Dün geçmiştir, yarın belki gelmeyecektir. Ama bulunduğu an kulluk için insanın kendi elindedir. Ne güzel söylemiş Mevlana Hazretleri: “Dün ve düne dair ne varsa dünde kaldı cancağızım. Bugün yeni şeyler söylemek lazım.” der.

Mehmet Emin Karabacak

cocukaile.net

1 tane yorum yapılmış

  1. erdem diyor ki:

    Bulunduğumuz gün için en az bir saatimizi Üstad Bediüzzamanın dediği gibi seccadeye atmak(beş vakit namazı kılmak) gerekiyor.

Sende yorum yazabilirsin