Kategori: Yazılar

Anlam Çığlıkları

Anlam Çığlıkları

Pahalı hediyeler alarak mutlu olmaya çalışırlar, pahalı hediyeler almak için iş hayatında uzun zaman harcarlar, sevdiklerine ailesine fazla zaman ayıramazlar, onlardan uzak kaldıkları için onları sevindirmek için onlara pahalı hediyeler alırlar, pahalı hediye alabilmek için çok çalışırlar, farkında olmadan bir kısır döngünün içindedirler aslında (Çetin Kılıç)

Devamını oku ›
Gelecekten kesin haberler

Gelecekten kesin haberler

İstikbâlimizi, yani gelecekte neler olacağını, başımıza nelerin geleceğini bilmeyi istemeyen yoktur. Herkes geleceği bilmeyi ister. Bu yazımda size gelecekte gerçekleşecek ve herkesi ilgilendiren, önemli ve kesin haberler vereceğim. Geleceğe dair bu haberlerin hiç biri kâhinlerin, medyumların ya da falcıların geleceğe dair dediği ucu açık, karmakarışık, nereye çekersen oraya giden, yalan yanlış haberlerden değildir. Geleceğe dair bütün bu haberlerin tamamı kesindir ve kesinlikle ama kesinlikle her biri sırasıyla yaşanacaktır (Halil İbrahim DEDE)

Devamını oku ›
Söz ve Mana

Söz ve Mana

Bir kelamdan muhatabı yanlış anlayabilir. Lakabı ördek olan birine hava yağmurlu dediğinizde, yağmur yağınca göl olur gölde ördekler yüzer, bana ördek demek istedin diyebilir. Burada sorun muhatabın kendisidir. Ayna yamuk ise, nereyi gösterse yamuk görünür (Çetin Kılıç)

Devamını oku ›
Cevşenü’l-Kebir’den Marifetullah Nükteleri-7

Cevşenü’l-Kebir’den Marifetullah Nükteleri-7

Âhiret, Cennet, Cehennem ve Esma-yı Hüsna İlişkisi Cennet, “ fazl-ı Rahmânî ” dir; saadet-i ebediye ise, “ atâ-yı İlâhî ” dir. Kur’an, hem Yunus Suresi 58, hem Fetih suresi 29. âyetlerde cennetin “ mahz-ı fazl ” olduğunu belirtirken Hud suresi 108. âyet ise, cennette ebedî saadet ve saltanatın “ atâ-yı gayr-ı meczûz ” olduğunu bildiriyor. Yani kesintisiz bir atâdır. Hz. […]

Devamını oku ›
Cevşenü’l-Kebir’den Marifetullah Nükteleri-6

Cevşenü’l-Kebir’den Marifetullah Nükteleri-6

İlâhî Hürriyet ve Esma-yı Hüsna Hz. Peygamber Cevşen’de bir bölümü Allah’ın en baş sıfatı olan iradeye, bu iradenin kökü olan, Onun Zâtının taayyünü manasında olan ve hiçbir kayıd altına girmeyen “ meşiet ” sıfatına ayırır. Bu sıfatın kâinatın her karesinde tecellisini gösterir. Tâ ki, doğru bir Ulûhiyet marifeti ve telakkisi hasıl olsun. Cevşen’deki 82. Bab meşiet hakikatine tahsis edilmiştir. Orada […]

Devamını oku ›