Çocuğum, nazik olsana!

Nezaket kelimesi başkalarına karşı gösterilen incelikli, kibar davranışı ifade eder. Kelime Arapça bir kelimedir. Başkalarına karşı nezaket gösteren insanlar toplum tarafından sevilir. Çünkü onlar ince davranış sergilerler ve bu nedenle davranışlarında inciticilik azdır. Bilakis nazik davranışlarla karşıdakine verdiği değerle kolayca insanların sevgisini kazanabilir.

Nezaket kuralları ve nazik davranma şekilleri toplumdan topluma farklılık gösterebilir. Hatta aynı toplum içinde bölgeler arası farklılıklar görülebilir. Bizim toplumumuzda nezaket kurallarının ana belirleyicisi dinimizdir. Özellikle Peygamberimizin “sünnet-i seniyye” olarak adlandırılan davranışları nezaket kurallarının sınırlarını çizmesi açısından önemlidir. İslam literatüründe bu konu “adab-ı muaşeret” olarak adlandırılmıştır. Osmanlı döneminde başta sıbyan mektepleri ve rüşdiyeler olmak üzere birçok eğitim kurumunda “adab-ı muaşeret” temel derslerden biri olmuştur. Günümüzde okul müfredatında böyle bir dersin yokluğu ise düşündürücüdür.

Çocuk eğitiminin en önemli devresi şüphesiz 0-7 yaş devresidir. Sonrasında 7-12 yaş dönemi gelir. 0-7 döneminde çocuklar genelde anne-babalarının yanındadır. Bu nedenle çocuklara nezaket kurallarını öğretmek, bu kuralları bir davranış kalıbı haline getirmek öncelikle anne-babanın görevidir.

Çocuklar nasıl öğrenir?

Çocuklarımıza nezaket kurallarını nasıl öğreteceğimize geçmeden, şunu çok iyi bilmek gerekir ki çocuklar kelimeler yoluyla değil, yaşantılar ve deneyimler yolu ile öğrenir. Atalarımızın “Bir kulağından girip diğer kulağından çıktı” sözü bu gerçeğe işaret eder. Anlatarak ve nasihat ederek çocuk eğitiminde sonuç olmak pek mümkün olmaz. Çocuk zihninde iz bırakan video kayıtlarıdır, soyut kelimeler değil. Bu nedenle bir çocuk ne kadar çok olumlu yaşantı ve deneyimle karşılaşırsa, o kadar çok iyi eğitilir.

Şüphesiz çocuklara nezaket kurallarını kazandıracak en önemli adım anne-babasının yaşantısında nezaket kurallarını görmesidir. Hayatının önemli kısmını anne-babasının yanında geçiren çocuk, anne-babanın yaşantısında nezaket görmezse nasıl nazik olabilir ki? Evde kaba konuşan bir baba varken, çocuğun kibar olmasını beklemek mümkün değildir. Sürekli bağıran bir annenin çocuğunun isteklerini nazik bir şekilde belirtmesi de beklenemez. Anne-babasının bir başka büyüğün elini öptüğünü görmeyen çocuk el öpmeyi modelleyemez. Bu nedenle anne-baba çocuklarının nasıl olmasını istiyorlarsa, önce kendileri öyle olma yoluna girmelidir.

TV ve nezaket

Çoğu çocuk çizgi filminde, çizgi film kahramanları kabadır. İsteklerini zorla alır. Verilmediğinde şiddet uygular. Bir başka arkadaşına komik ama kibar olmayan şakalar yapar. Onun düştüğü acı duruma güler ve onunla dalga geçer. Kısacası çizgi filmler nezaketin düşmanlarıdır. Anne-babaların çocukların kibar konuştuğu, büyüklerine ve yaşıtlarına saygı gösterdiği çizgi filmleri izleyerek büyümesi nezaket eğitiminin önemli bir parçasıdır.

Çocuklar için öğrenmenin önemli bir yolu da oyunlardır. Çünkü çocuk oyunlardaki yaşantısal deneyimi gerçek gibi algılar. Anne-babalar çocukları ile oyun oynarken, ellerindeki bebekleri nazik bir şekilde konuşturarak çocuklarına doğru mesajı verebilir. “Arkadaşım bana oyuncağını verir misin?” şeklinde birbirinden bir şey isteyen bebekler çocuğa nasıl davranması gerektiğini öğretir. Yani kurgulanmış, içine nezaket davranışları yerleştirilmiş oyunlar çocuklara nezaket kurallarını aktarmada güzel bir kanal olabilir.

Hikâye ve masallar

Makalemizin başında çocuğa yaşantısal örnek sunmamız gerektiğimizden bahsetmiştik. Bu yaşantısal örnekler canlı canlı anne-babadan gelebilir. Oyunlar yoluyla çocuk bu örnekleri görebilir. Bir diğer bu örneklerin görüleceği yer şüphesiz hikâye ve masallardır. Çocuklarımıza okuduğumuz öyküleri içine küçük nezaket kurallarını serpiştirebiliriz. Örneğin bir hikâyede eve büyük birisi gelmiş olabilir. İçeride oynayan çocuk hemen salona girip eve gelen kişiye “Hoş geldin” demiş olabilir. Ya da o büyük eve geldiğinde ayağa kalkıp ona yer vermiş olabilir. Çocuklar hikâye ve masalları zihinlerinde bir gerçek gibi algılarlar ve hikâyelerde duydukları ve gördükleri manzaralarla davranışlarına şekil verirler.

Nezaketsiz ve kaba bir toplumda, nazik çocuklar yetiştirmek akıntıya karşı kürek çekmek gibi oldukça zordur. Ancak bu toplumu değiştirecek ve dönüştürecek birileri varsa onlar da geleceğin büyükleri olan çocuklardır.

Mehmet Teber

Moral Dünyası Dergisi

Sende yorum yazabilirsin