Çocuklarımıza mühim gerçekleri anlatmalıyız..

Şimdiye kadar, laik eğitim sisteminde ilköğretimin ilk sınıflarından itibaren, Rabbimizi bize tanıtan üç büyük ve küllî muarriften (tanıtıcıdan) birincisinin; “Kâinatın Büyük Kitabı” olduğunu anlatmak ihmal edilmiştir. Bunun aksine, maalesef La Fontaine gibi batılı bazı yazarların gerçekleri saptıran masalları ile, çocukluk çağından itibaren nesillerimiz, aklını en iyi şekilde kullanabilmekten mahrum yetiştirilmeye çalışılmıştır.
Halbuki, “Kâinatın Büyük Kitabı“nı okumayı bilmeyen La Fontaine gibi kişiler, o masal kitaplarında yanlış mesajlar vermişlerdir. Yanlış mesajların verildiği La Fontaine masallarından biri de, “Ağustos böceği ile karınca” masalıdır. Güya Ağustos böceği tembelmiş, hep saz çalarmış; karınca ise çalışkanmış, hep buğday toplayıp depo edermiş. Bu sebeble, kışın Ağustos böceği yiyecek bulamayıp karıncaya muhtaç olurmuş. Bu masalın hakikatle hiç alâkası yoktur. “La Fontaine’in bu masalındakinin aksine, Ağustos böcekleri, kışa ulaşamadan ölürler; dolayısıyla da karıncaya muhtaç olmazlar.

La Fontaine tarafından masalında takdirkâr bir ifade ile bahsettiği karıncanın bir yaz boyunca toplayıp depoladığı buğdaylar ise, onun bütün bir kış yiyebileceği buğdaydan çok çok fazla olduğundan, karıncanın yaz boyunca buğday toplayıp kış için onları depo etmesi La Fontaine’in masalında vermeye çalıştığı yanlış mesaj gibi, karıncanın medhedilmek sebebi değil; tam aksine, hırsından ve istifçiliğinden dolayı ancak tenkit edilmek sebebi olabilirdi. 

Hem Ağustos böceğinin yaz aylarının belli bir zaman diliminde gece boyunca sürekli ses çıkartması, onun “haylazca saz çalması”na kesinlikle benzetilemez. Kur’an-ı Kerîm’de muhtelif sûrelerde “her şeyin Allah’ı tesbih ettiği” vurgulanarak tekrarlanıyor. Canlı-cansız her şey, maddenin en küçük parçası olarak bilinen kuvarklardan, en büyük galaksilere kadar, “hal lisanları” ile Allah’ın varlığını, birliğini, isim ve sıfatlarının kâinattaki akislerini ilan ederken; “hal lisanı”ndan başka “kal lisanı” (konuşma lisanı) da olan insanların bazıları, akıl ve iradelerini iyi kullanmak suretiyle ve Ağustos böceği, bülbül ve diğer bazı hayvanlar da insanlar gibi akıl ve iradeleriyle olamasa da “fıtrî ibadetleri” halindeki “kal lisanları” ile Allah’ı tesbih ederler. Fakat İsrâ Sûresi 17/44. ayetinde denildiği gibi, insanlar onların Allah’ı bu tesbih etmelerini, yani Allah’ın noksan sıfatlardan uzak olduğunu ilan etmelerini anlamazlar.

Çocuklarımıza La Fontaine masallarının saçmalıklarını değil; bu mühim gerçekleri anlatmalıyız.

Prof. Dr. Mustafa NUTKU
www.NurNet.Org

2 tane yorum yapılmış

  1. erdem dedi ki:

    Eline sağlık sayın hocam ,sizler gibi her düşünür bir gerçeğe dikkat çekse çevremizdeki hurafeler ve bizden olmayan bilgiler ayıklanır gerçekler gün yüzüne çıkar.
    Kültürlerde etkileşim vardır kendi değerlerimize sahip çıkıp yaşamazsak, başkalarının değerleri ile yaşamak zorunda kalırız

  2. sohbet dedi ki:

    Her zaman sizler gibi düşünceler ile çocuklarımıza en mühim gerçekleri öğretmeliyiz. Çocuklarımıza mühim gerçekleri anlatarak onların yaşantılarını değerli kılmalıdır.

Sende yorum yazabilirsin