Çok Mutluyuz, Çünkü İslamı Dünyaya Yayan Ecdadımızın Torunlarıyız

Evet Allah bizden nimete karşı şükür istiyor. O şükür de ni’metin derecesine göre artması lazım. Evet siz anlatın bu geçici dünyada yaşayan insan için İman ve İslamiyetten daha büyün her hangi bir ni’met varmı? Odur ki insanın her iki hayatını cennet yapar, O, insanın sabrını artırdıği için problemlerini azaltır. Ȃilesi ile kavgası pek olmaz, komşularına karşı geçim ve hayırseverlikte örnek bir insan olur.

Evet tarihte nam  salan ecdadın torunları bizler, ne kadar dinimize sıkı bağlı yaşar isek o kadar ahlakta şerefte numune-i imtisal olma yolunda ilerlemiş oluruz. Unutmayalım ki,  bugün etrafımızda görülen bütün ahlaksızlıklar Kötü ahlaklar günahlarda boğulmalar imansızlıktan geliyor. O imansızlıkta cehaletten geliyor. İnsan nedir sorusuna cevap olarak,  diyebiliriz bu insan kulağı ile ne işitti ise gözü ile kitap okuyarak nasıl bir ilim aldı ise, o insan öyle birisidir. Tecrübeli insanları dinlememiş ise, insana insanlığını yükseltecek kitaplar okuyamadı ise? O çökme yolunda ilerlemekten başka bir varlık olamaz. Bu terbiyenin temeli de ȃileden almaya başlanır sonra okulla devam eder, Pedagoglara göre ȃile terbiyesinin % 80 nini veren çocuğun annesi imiş.

Yukarıda yazdıklarımdan anlıyoruz ki memleketimiz de kötülüklerin kaynağı iman ve dinden mahrum olmaktan kaynaklanmış. Onun de ana kaynağı iç ve dış düşmanların memleketimizde yaşayan halkı çökertmek için dini kaynaklarımızı kurutma yoluna gitmişler. 24 sene memleketimizde Kur’anı Kerimi okumağı yasaklamışlar, zikir haneleri kapatmışlar, 18 sene minarelerde Ezani Muhammedi yerini bir çeşit şarkı söylettirmişler. Bediüzzaman hazretlerin Risale-i Nur eserleri bugün 60 dile tercüme edildi amma, Memleketimizi idare eden din düşmanları, O zatı: Sen laikliğe aykırı olan eserler yazıyorsun diye 28 sene türlü işkencelere tabi tutmuşlar, hatta ceza vermek için 1500 defa idam veya hapisle ceza vermek için mahkemelerde süründürmüşler. Fakat Allaha şükür 2-3 maddeden  azar hapis cezası hariç her seferinde beraatla mahkeme neticelenmiş. Hatta 19 defa zehirlemişler. Fakat Allah o zehirleri panzehir yaparak verdikleri zehirler etkisiz bırakmakla Bediüzzamanı yaşatmış. Bir buçuk sene yalınız hücre hapsi ile cezalamışlar. Amma yinede zehirlerden değil kendi ecelinden ölmüş O Allahın dostu Bediüzzaman hazretleri. Allah Cennetülfirdevs ile Üstadımızı mükȃfatlandırsın İnşaallah.

Evet benim kız ve erkek kardeşlerim! Ne kadar şükretsek azdır ki: Kökü sağlam olan dedelerin torunları olduğumuz için iç ve dış düşmanlar o kadar uğraşmışlar bizi dinsiz yapmaya, fakat o dedelerin kavli ve fili duaları sayesinde, o düşmanların istedikleri olumsuz yönlerden Allah  bizleri korumuş çok şükür. Yine o dedelerin o makbul dualarından ve Allah’ın bize rahmet eli olan Risale-i Nur eserleri ve Nur cemaati ve diğer ehli sünnet vel’cemaat sayesinde şimdi başımızda olan idareciler de imanlı kimseler. Biz bunu beklemiyorduk fakat Allah’ın rahmeti ile baştaki idareciler Askerlerimize cuma namazını kılmalarını serbest bıraktılar. Memure hanımlar ve okullardaki hanım kızlar baş örtüsü ile işe ve okula gidebiliyorlar

Şimdi bize düşen vazife Allah’ımızın (C Ş) ve Peygamberimizin (A.S.M) emirlerini ciddi yerine getirmekle hayatımızı devam edelim. İslami yaşama gayretini yalnız kendimiz değil bütün ȃile efradımıza dahi islamı yaşamaları için, onlara kavli ve fili yardımlarımızla destek verelim. Ve bilmeliyiz ki hiçbir iş başlamadan olmaz ama, yalnız başlamak yetmez neticeyi almak için gayret etmeliyiz. Evet ister yolculuk, ister ticaret, ister okul, başlamadan neticeye varılmaz ama, yalnız başlamakla olmaz neticeyi elde etmek için gayret edeceğiz. Bu gayretle hem dünya hayatından lazım olan neticeyi elde ederiz hem de ȃhiret hayatında o müthiş cehennem azabından kurtulur ve Allah’ın izni ve yardımıyla Allah’ın Müslümanlara vaad ettiği o güzel cennette kutlu ve mutlu hayatı yaşamayı kazanırız İnşaallahurrahman.

Kardeşiniz: Abdülkadir Haktanır

www.NurNet.org

Sende yorum yazabilirsin