Darbe Gecesi Abdestli Millet…

Mehmet Abidin Kartal

“Temizlik imanın yarısıdır.” Diyor, Efendimiz (sav). Temizlik, bütün ibadetlerin  yapılabilmesinin ve Allah katında makbul olmasının temel şartıdır. Abdest maddi ve manevi temizliğin birinci ve en önemli şartıdır.

İnsan abdest aldığında abdest azalarının suyla teması sonucunda psikolojik bir rahatlık hisseder. Yapılan araştırmalarda abdest alırken vücudun mutluluk hormonu salgıladığı tespit edilmiş ve günde beş vakit namaz kılan insanların hayata daha pozitif bakan mutlu insanlar olduğu belirtilmiştir..

Ayrıca abdestli olduğu zaman insan birçok günahlardan da uzak durur. Kendisini ibadete hazır hissettiği için huzurlu olur. Haram olan fiillerden de kendini uzak tutar.

Ebu Hureyre anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdular ki “Mümin bir kul abdest aldı mı yüzünü yıkayınca, gözüyle bakarak işlediği bütün günahlar su ile veya suyun son damlasıyla yüzünden dökülür, iner. Ellerini yıkayınca elleriyle işlediği hatalar su ile veya suyun son damlasıyla ellerinden dökülür iner. Ayaklarını yıkayınca da ayaklarıyla giderek işlediği günahlar su ile veya suyun son damlasıyla dökülür. Günahlarından arınmış olarak tertemiz çıkar (Muvatta)

Hiçbir günahkâr yoktur ki, güzelce abdest alıp iki rekât namaz kılarak mağfiret dilesin de, affedilmiş olmasın. (Tirmizi)
Güzelce abdest alıp namazını cemaatle kılanın bütün günahları affolur. (Müslim)
Güzelce abdest alan günahlarından sıyrılmış olur. (Buhari)
Güzelce abdest alıp bir din kardeşini ziyaret eden, Cehennemden uzaklaşır. (Ebu Davud)

Abdestli gezmek sünnettir Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana yüz şehit sevabı vardır. (Hakim)

Hadis-i Şeriflerden anlıyoruz ki abdest sadece maddi bir temizlik olmayıp mümin bir kimsenin manevi temizliğine de sebep olmaktadır. Aynı zamanda ebedi saadeti elde etmesine de sebep olmaktadır.  Kişi abdest alarak, Rabbimizin sonsuz merhameti sayesinde ruhunu ve kalbini kirleten hata ve günahlardan kurtulmuş oluyor.

                                   ****

Kore’de Bir Türk Askeri

Kore savaşlarına katılan bir Mehmetçik, her yeri buzların kapladığı soğuk bir gecede, rüyasında ihtilam olup gusül abdesti alması icap etmişti. Bu durumunu kimseye söyleyemedi. Ama cünüp de durmak istemiyordu. Daha henüz sabah olmamıştı. Arkadaşlarına ve kumandanına haber vermeden, karargâhın yakınında bulunan bir derede buzları kırarak boy abdesti aldı. Tam elbiselerini giyip karargâha döneceği sırada, Çinli bir grup asker tarafından etrafı kuşatıldı. ‘’Teslim ol!’’ çağrısını yaptıkları sırada bu askerler, kendi silahlarını bırakıp teslim oldular, geriye döndüler. Mehmetçik, onların bıraktığı silahları aldı. Arkasından onları takip ederek karargâha getirdi ve kumandanına teslim etti.

Kumandan tercüman vasıtasıyla Çinli askerlere sordu:

– Sizi buraya kim getirdi? Bu tek askere niçin teslim oldunuz?

Çinli askerler:

– Hayır, bizi buraya bu asker getirmedi. Onu tam teslim alacağımız sırada, başlarında sarık bulunan silahlı askerler ansızın etrafımızı çevirdi. İşte onlar bizi teslim aldılar ve buraya kadar getirdiler.

O anda kumandan ve hiç kimsenin görmediği bu askerler, şiddetli soğuğa aldırmadan temizlenmek için gusül eden askere Allah tarafından gönderilen yardımcılar idi.

                                   ****

Her birimize 15 Temmuz darbesinin olmasını ister miydiniz  diye sorulsa, istemezdik elbette bu alçak 15 Temmuz darbesinin başımıza gelmesini deriz.  Bunca insanın şehit olmasını. Yaralıların olmasını.. Bunca acıyı.. Ama olanda hayır vardı, zalimler, hainler zulümlerini, hainliklerini icra etmişler ama rahmet onun önüne geçmişti 15 Temmuz gecesi.. .Alemlerin Rabbi, Rabbimiz, “Allah, sizin hoşlanmadığınız bir şeyde nice hayırlar yaratmıştır.”(Nisa suresi 19. ayet)

Ne olacak bu gençlerin hali diye dert yanıyorduk. 15 Temmuz gecesi ne oldu? Biz, gençlik gitmiş, bu gençlerden bir şey olmaz, düşünceleri içindeyken. Cenab-ı Allah’ın lütfüyle  gençlerin  imanlı birer mücahit olduğunu, işinde gücünde, kendi halinde toplumun her kesimindeki her renkteki vatandaşlarımızın birer cengâver  genç olduklarını gördük.

15 Temmuz gecesi kahramanlık hikayelerini televizyonlarda izliyoruz. Abdestimi aldım, iki rekat şükür namazımı kıldım çıktım, diyor kahramanlar…

Çünkü, abdest müminin silahıdır. 15 Temmuz gecesi asker elbisesi giymiş hainlerin karşısına bu millet abdest silahıyla çıkmıştır. İnsi ve cini şeytana karşı bu silahı kullanan zafere ulaşır. Mümin daima abdestli durmaya dikkat etmeli, Rabbinin huzuruna  abdestli çıkmaya hazır olmalıdır.

Abdest nurdur. Abdest varken tazelemek nur üstüne nurdur. Peygamberimiz (sav) şunu tavsiye ediyor: “Ümmetim kıyamet gününde abdest nurlarından yüzleri, el ve ayakları parlak olduğu halde çağrılırlar. Yüzünün parlaklığını arttırmak isteyenler, elinden geldiği kadar abdest alsın.” (R.Salihın: 2/362)
Peygamberimiz son zamanlarında mezarlığa gider, selam verir ve: “İnşallah bizde size katılacağız.” der ve ilave eder: “Kardeşlerimi görmek isterdim” Sahabe:
“Biz senin kardeşlerin değil miyiz? Deyince:
Siz Ashabımsınız. Henüz gelmemiş olanlar kardeşlerimdir.
Onları nasıl tanırsın? Derler.

“Bir adamın alnı ve ayakları ak olan bir atı olduğunu düşünün. Adam bu atını hepsi de simsiyah olan bir at sürüsü içinde bulamaz mı?” diye sordu.
Sahabe:
“Evet, bulur, ey Allah’ın Rasûlü!” dediler.
Ben de onları el ve ayaklarında ki abdest nurundan tanıyacağım.” der. (R.Salihın: 1033)

                                   ****

Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan o gece Cenab-ı Allah’ın taktiriyle, korumasıyla vatan hainlerinin eline düşmekten kurtulmuştur.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’la 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde Marmaris’ten İstanbul’a gelen Enerji Bakanı Berat  Albayrak, yaşananları şöyle anlatıyordu: “Cumhurbaşkanımız o gece besmele çekti, abdest aldı iki rekat sefer namazını kıldı ve sonra o geceyi yönetti.”

                                   ****

Binbaşı Barış Dedebağı, Ankara zırhlı birliklerdeki 200 tankın kışladan çıkışını engelleyen kahramanlardan biri…. Darbecilerle çatışmaya girdiler, tankları bozup Ankara sokaklarına çıkmalarını engellediler… Hainleri teker teker gözaltına aldılar.

Dinleyelim kahraman subayımızı; ‘Bu vatan hainleri hazırlıklıydı. 40 yıldır hazırlık yapıyordu. Bu Anadolu’nun saf çocukları ise hazırlığını dakikalar içinde o anda yaptılar. Ben uyandığımda olayı anlayana kadar şok içerisinde..Eşim kadın refleksiyle gitme, kızım baba gitme… Şunu demek zorunda kaldım. Ben bu memleketin ekmeğini eteklerinizin arkasına saklanmak için mi yedim. Hakkım helaldir, siz de helal edin… Yaşarsak aldığımız maaşı helal ettirme fırsatı, şehit olursak günahlardan kurtulma fırsatı… Abdest aldım iki rekat namaz kıldım, silahımı tesisatımı kuşandım…’

                                   ****

Erzurum’da imam-hatip olarak görev yapan İbrahim Yılmaz, bayram tatili için İstanbul’da bulunuyordu. O gece kendisi gibi imam-hatipli olan ağabeyi İsa Yılmaz ile babası Ünal Yılmaz’ın Fatih’teki evinde buluşup son kez hasret gidereceklerdi.

15 Temmuz gecesi abdestini alarak babasından önce dışarı çıkan İbrahim Yılmaz, İstanbul Saraçhane’de 4 aylık kızı Hatice ve ailesini geride bırakarak kahramanca mücadele ederken şehit oldu.

O gece babası Ünal Yılmaz ve ağabeyi İsa Yılmaz da darbecilere karşı onurluca mücadele edenler arasında yer aldı.

Gece ağır yaralanan genç hafızı, Saraçhanede seyyar satıcılık yapan arkadaşı hastaneye götürdü. Şahadetinden bir gün sonra şehit ailesini ziyaret eden seyyar satıcı; “oğlunuzu rüyamda gördüm. Anamın, babamın ellerinden öp, fırsatım olmadı, haklarını helal etsinler” dedi, diyordu. Bu abdestli kahramanlardan bilmediğimiz daha niceleri vardır. Bu kahramanlar vatan hainlerinin gerçek yüzünü görmemize sebep olmuşlardır. Allah hepsinden razı olsun. Bir gecede vatanlarını kurtarmışlardır.

FETÖ’cü hainlerin darbe girişimi millet tarafından destan yazılarak durdurulurken o gece ye ilişkin ortaya çıkan yeni görüntüler binlerce insanın vatanını canı pahasına nasıl koruduğunu gözler önüne seriyor.

Saraçhane’de İBB binası önünde çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği o gece darbeci askerle polis arasında yaşanan çatışma kameralar tarafından saniye saniye görüntülendi. Görüntülerde darbeci askerlerin polisin ve halkın üzerine ateş ettikleri görülürken o sırada şehit olma ihtimaline karşı belediye binasının bahçesindeki süs havuzunda abdest alan insanlar kameraya yansıyor. Hainleri durdurmadan önce abdest alan kahramanlar. Hainlerin karşısına abdestli çıkmak istiyorlar, abdestli olarak şehit olmak istiyorlar. Bu Çanakkale ruhu. Bu ruh ülkemizi Cenab-ı Allah’ın nusretiyle uçurumun kenarından kurtarmıştır.

Cenab-ı Hakk’ın inayet ve himayeti ile, Başkomutanımızın dirayet ve liderliğinde,  milletimizin topyekun göstermiş olduğu basiret, feraset, fedakarlık ve hamiyeti ile, ülkemiz ve milletimiz, İstiklal ve varoluş mücadelesini kendisine  yakışır şekilde muzafferiyetle neticelendirmiştir. Bu muzafferiyet ve kazanım, topyekun milletimize aittir.

Bu muzaffer kahraman millete vatan haini Fetö ne diyor, “Varsın bir sürü ahmak bir başarı elde etmiş gibi güle dursun. Düğünler dernekler kursun. O komik durumlarını bayram ilan etsinler. Fakat dünya bu meseleyi alaya alıyor. Eğer bunlar hayatta kalırlarsa keşke diyecekler ama diyemeyecekler.” Yorum sizin…

Bu Fetö başka ne diyor, “Biz çeteysek, örgütsek, Allah bizim belâmızı versin; eğer paralel devletsek bizim belâmızı versin  duaları kabul olmuştur. Amin diyenler düşünsün. Tövbe kapısı açıktır.

FETÖ’nün tövbe etmek, pişman olmak gibi bir derdi yok,  hiç aklına gelmiyor. Bu hain, zalim adam bu kadar ihanet ortaya çıktıktan sonra ‘tövbe ediyorum, oyuna geldim, kandırıldım’ demiyor.  Hainliği aziz millete iftiralar atarak, hakaret etmeye devam ediyor. Terörist başı Gülen, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi ve sonrasında demokrasi nöbeti için sokaklara çıkan vatandaşlara para verildiğini söyleyerek yalanın zirvesine çıkıyor. “Birilerini protesto etme adına ceplerine 100’er dolar koymak, mitingler yapmak, birilerine sövme adına yığın yığın paralar vermek işte bunlar millete kan kusturularak şu anda yapılıyor” diyerek yeni bir alçaklığa imza attı. Gece vatan nöbetlerine, Yenikapı mitingine giderken 100 dolar alan var mı? O zaman Mahkeme-i Kübra’da hepimiz Fetö’den hakkımızı alacağız.

15 Temmuz 2016 gecesi abdest silahını alan millet asker elbisesi giymiş vatan hainlerinin karşısına çıktı, tankların, uçakların, bombaların, silahların karşısına göğsünü siper etti şehit oldu, gazi oldu ülkesini hainlerden kurtardı. 15 Temmuz gecesini evlerinde uyanık geçiren milletimizde abdestini alarak, namaz kılarak, Kur’an okuyarak, dua ederek, hainlere karşı mücadele eden kardeşlerine manevi destekte bulundular.

Bu milletin mayası sağlamdır. Ya Allah, Bismillah, Allahu Ekber diyerek özünü hatırlamıştır. 15 Temmuz gecesi ve sonrası bu mübarek sözleri slogan atmak için söylemiyorduk. Gücümüzü, kuvvetimizi oradan aldığımız için söylüyorduk. Bir ömür O’nun inayetiyle yaşadığımız için musibet anında da aklımıza O’nun adı geliyordu. 15 Temmuzda ve sonraki nöbetlerde, inşallah son nefesimize kadar, Allah’a sığındığımızda, güvendiğimizde ne kadar kuvvetli olduğumuzu öğrendik.

Abdest müminin silahıdır. Ne mutlu devamlı silahlı olanlara…

‘El hain ma iflah’, ‘Hainler hiçbir zaman iflah ve başarılı olamazlar.’

 

Sende yorum yazabilirsin