Dersli Hatıra..

Tevazu ve mahviyeti gereği isminden bahsedilmesini istemeyen değerli Hocamız ile Beyşehir’de görüştük. Bütün ömrünü Kur’an’ın okunması hizmetine adayan çok değerli bir Hoca Efendiye talebelik ile vesile olduğu Kur’an Kurslarının hizmeti ve idaresi istikametinde sürdürmektedir. Takvalı, meşgul olduğu hizmet ile çok ilgili, İslamî ilimlerde kendini yetiştirmekle kalmayıp hâlâ okumaya âşık muhterem bir insan.

İslâm’da Kuyumculuk kitabımız vesilesi ile görüşmüştük. Sohbetimizden hatıra kalması niyetiyle tespitlerin ikisini nakletmek istedik.

Sultan Alâeddin Keykubat idaresi altındaki beldelerden olan Alanya yaylası köylerinden birinden geçerken su kaynağında bakraçlarını dolduran kadınları görür. Birinden su ister. Kadın suyu verirken üzerine yanındaki çam ağacının sızan balından bir miktar koyar. Sultan balın farkına vararak yanlışlıkla konulmuş olacağını düşünerek balı dışarı atar ve içer. İkinci sefer istediğinde aynı balın konulmuş olduğunu görünce sebebini sorar. Kadın, at sırtında terli olacağından dolayı soğuk olan kaynak suyunu içtiğinde hastalanmaması için çam ballı suyu ağzında süzerek ısıtıp yavaş içmesini sağlamak niyetiyle yaptığını anlatır. Bu izahtan çok memnun olan kadına “Dile benden ne dilersen”,der.  Kadın ise;“Sağlığınızı istemekle beraber adamlarımız çalışmaya gidiyorlar. Biz de burada bez dokuyoruz. Ancak bezden alınan vergi belimizi büküyor.”der. Bunun üzerine Sultan fermanı şöyle yazdırır:

Çamlarınız kurumasın.

Güzeliniz farımasın.

Suyunuz ısınmasın.

Bezden vergi alınmasın.

Diğer tespitimiz şöyle: Hz. Ömer’in (ra) musîbete bakış açısı son derece isabetli ve ibretlidir. Üç noktadan musîbeti bir nimet olarak gördüğü nakledilir. Gelen musîbetin dine değil de kişiye gelmesini bir nimet olarak görür. İkincisi olarak musibet gafleti dağıtıcı, doğru yola ulaştırıcı bir uyarıdır, bu noktadan da bir nimettir. Üçüncüsü ise öncesinden yapılan günahların affedilmesine birer sebeptir, keffaretüzzünuptur.

Akıllı insan, Allah’ın emrettiği istikamette yaşayarak bütünüyle hayatını ibadetle geçirir. Bu bakış açısından bakıldığında hayatın, sadece yaşanılan an olarak bilinip değerlendirilmesi daha isabetli olur. Böylece insan sabır kuvvetini geçmiş ve geleceğe dağıtmaz sadece bulunduğu ana kullanırsa her çeşit musibete hem tahammül eder ve hem de derin sırlara vakıf olur.

Kıymetli Hocamıza sağlıklı, uzun ve hayırlı ömürler dilerken vesile olduğu hizmetlerinden dolayı tebrik ediyoruz.

Mehmet Çetin

www.MehmetCetin.de

Sende yorum yazabilirsin