Elmas Değerinde Nurlu Vecizeler

Hikmet; ilim, hilm, mana-yı nübüvvet anlamlarına geldiği gibi, eşyanın perde arkasına ıttılan, halka kapalı olan şeyleri feraset nuruyla görüp sezme erbabı az. Yüksek vasıf kabul edilmiş.

İbreler seninle düzeldi, üstadım. Ufkun derinlerden derindi, o ufka her zaman ışıklar indi, artık çoklar hezeyan yaşasa da, inananların korkusu dindi…

Kur’anımız; aç nikabını yüzünden daha da aç; insanlık senden fışkıracak Nur’lara muhtaç, sen dertlerle kıvrananlara biricik ilâç.

İnsan ruhani ve cismani ıstıraplardan ancak O’nu bulmakla sıyrılır. Sonsuz arzular ancak O’nunla elde edilir; O’NU bulan her matlubuna nail olur. Ve her sıkıntılardan kurtulur.

Allah c.c. Resulü a.s.v. Bedir savaşı öncesi, harp adına yapılması gereken her şeyi fiili olarak yapmış ve sonrada bütün benliğiyle Rabbi ne yönelerek O’NA dua yalvarmıştır.

Dua öncesi maddi plânda, kevni şartlar içersinde üzerimize düşen her şeyi yapmalı, ardında da dua ile Rabbimize yalvarmalıyız. Unutmamalıyız ki duada ısrar ve samimiyet çok önemlidir.

Bütün dualarda esas olan teveccühtür. Teveccüh, bir manada maddi her şeyi unutarak, sadece ve sadece O’NA yönelme ve O’NA sığınmayı ifade eder.

Gün gelir kalem yazmaya başlayıverince, yeşerir her taraf, yeniden nev bahar olur; karlar-buzlar eriyip de mevsimi gelince, her yanda güller açar, her taraf lâlezar olur.

Kalbi ve ruhu itibariyle, kâfi derecede doyurulup tatmin edilemeyen gençliğin hâlihazırdaki çılgınlığı, taklidin salim ve sıhhatli bir yol olmadığını göstermektedir.

Aşkın şevkin kaynaştığı bu yerde, vuslata açılır ruh perde perde, ayrı bir hazza erer her emelde, vicdanında her an hakkı duyanlar.

İnsanlarda mükemmelliğin en derin boyutu, kötü kimselerle bile iyi geçinmektir.

Bu dünyayı, şu anda içine düştüğü o korkunç gayyadan, ancak kendi terbiye sistemimizle yetişmiş zinde dimağlar, aynı iman ve aynı gayeyi paylaşan hakka adanmış ruhlar; garazsız ivazsız “hizmet” deyip koşan irade erleri ve her türlü gaileyi aşmaya kararlı ilim, marifet ve azim kahramanları kurtarabilir!

İman erleri gam ve keder saiklarıyla kuşatıldıkları zamanlarda bile hep huzur içindedirler. Onlar ne devamlı gam çeker, nede kederin süreklisini bilirler.

Hizmet erinin davranışlarının temelini, uzun bir hazırlık ve fikir çilesinden sonra, onun vicdanından kaynaklanan hak arayışı hedefli bir merhamet çağrısı teşkil etmektedir.

İnsanlar dâhi olacaklarına, meşveret insanı olmaları daha bereketlidir…

Hangi devirde olursa olsun yolun, yöneldiği gayenin ve dayanıp bel bağladığı kuvvetin farkında olanlar, iç dinamikleri sayesinde zirveleri aşmış ve şahikalara ulaşmışlardır.

Zaman, bir santrale takılmış spirallerin sonsuza uzanmış şeklidir. Ne yuvarlak, ne de düz bir hat değil; onda iniş de var, çıkış da var. Hakiki zamanın vücudu, levh-i mahv ve ispattır.

Cisminden ruhuna, dış şatafatlardan vicdanındaki ihtişama, Sözünden özüne hicrette başarılı olanlar, öbür hicret ve ötesinde de başarılı olurlar. Bunu yapamayanlar, hizmetlerini kusursuz temsil edemezler.

Dünya ve ahiret dengesi, kurulması ve devam ettirilmesi gereken en önemli dengelerden biridir. Her malın kendine göre bir değeri olduğu gibi, dünyanın ve ahiretin de kendine göre değeri vardır.

Meşveretin tedbirli olmanın, hubbucah, makam, ve mevki peşinde koşmamanın hayatın her safhasında bizlere faydalı olacağı inkâr edilemez bir hakikattir.

Hayatlarını ruhun enginliklerinde, kalbin derinliklerinde ve her zaman vicdan eksenli sürdürebilenler, fıtratlarının çevresindeki dikenlere takılsalar da, hep alayı illiyine doğru yürürler.

Kur’anın sesinin duyulmasıyla gönül gözlerine nurlar iner. Ve ruhlarda köpüren duygularda, o duygulara tercüman olan dillerden hikmetler dökülmeye başlar.

İnsanoğlu, çocuğu dünyaya getirmeğe sebep sensin, gökler ötesi yükselmesine senin vazifendir. Onun cisminin sağlığına ehemmiyet verip titrediğin gibi, kalbi ve ruhi hayatı içinde titre ve irade-i cüz’iyyeni kullanıp Aman evladım cehenneme bir odun parçası olmasın diye kali ve fili duanı sakın unutma ha!…

Abdülkadir Haktanır

www.NurNet.org

Sende yorum yazabilirsin