Eski Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’a Risale-i Nur Hediye Etti

Adı yurtdışı hizmetlerle birlikte anılan Şemsettin Türkan Abi ile olan sohbetimizde kendisinden birçok hizmet metodu dinledik. Anlattığı metodlar hepimize rehber olabilecek nitelikte.

– Hocam sizi tanıyabilir miyiz?

– Fizik Lisans mezunuyum. İngiltere’de Eastern Üniversitesinde dil eğitimi aldım. Ortadoğu Amme Enstitüsünde Amme İdaresi eğitimi aldım. Amerika Birleşik Devletleri Mizuri Üniversitesinde, ders programlarının geliştirilmesi konulu Dünya Bankası ve Milli Eğitim Bakanlığı destekli projede bir yıl görev aldım. Ardından Ankara Üniversitesinde Avrupa Topluluğu Uzmanlık eğitimine devam ettim dokuz ay boyunca eğitimci olarak uzun yıllar görev yaptım. Şu anda yurtdışı eğitim danışmanlığı yapıyoruz. Çok sayıda vakıf ve dernekte de aktif olarak görev yapmaktayım.

– Sizin birçok ünlü kişiye Risale-i Nur verdiğiniz anlatılır hep?

– Birilerine iman hakikatlarını bildirmek amacıyla kitap vermek, risaleleri vermek Rasulullah’ın( s.a.v. ) mesleği aslında. Bildiğimiz gibi Rasulullah( s.a.v. ) İran Şahı Kisra’ya, Bizans İmparatoru Herakles’e, Habeş Kralı Necaşi’ye ve dönemindeki birçok lidere mektuplar yazarak onları Hakka davet etmiş. Bu aslında bir mesaj bize. İnsanlara iman hakikatlerini okumak her zaman mümkün olmayabiliyor ama ona verdiğiniz bir eser, o şahsın sinesinde bir gün yanabilecek iman ışığına vesile olabiliyor.

Bediüzzaman Said Nurside de aynı tarzı görebiliyoruz. Talebesi Bayram Yüksel ile Japonya’ya kitap göndermiş. Papaya Vatikan’a kitap göndermiş. Aslında bunlar farzdır hepimiz için. Bizi yanlış bilen insanlara, kendimizi anlatmamız için bir yoldur. Sözler gelip geçer ama eser kalıcıdır. Bu eserlerin insanlara ulaştırılması hepimiz için bir sorumluluktur. Okutamazsınız insanlara, ama ulaştırmak mümkündür.

Kimin ne zaman ve nerede iman edeceği belli olmuyor. Bizlere düşen, doğruyu anlatmak ve tebliğ etmektir. Hidayet nerede, ne zaman, nasıl, kime gelecek belli değil. Tarihte öyle Peygamberler gelmiş ki, hiç ümmetleri olmamış veya birkaç kişiden başka ona tabi olan çıkmamış. Hz. Lut’un (a.s.) karısı ona inanmamış, Hz.Nuh’un(a.s.) oğlu ona asi olmuş, Hz. Ebubekir’in bir oğlu aynı safta yer aldığı halde diğer oğlu Abdurrahman Kureyşlilerin safında Müslümanlara karşı çarpışmış.

 www.NurNet.org

Sende yorum yazabilirsin