Ey Nankör İnsan

Sen unutma ki, halife-i arz yaratıldın,

Neden, sana verilen  seviyeyi korumadın?

 

Nefis ve şeytanın, desiselerine uydun,

Sen, cehennemde yanmaya bir odun oldun.

 

Hiç ta, kullanma kılavuzunu okumadın,

Eşsiz kȋtap olan, Kur’ana yabancı kaldın.

 

Hayattan hesap vermeğe, hazırlık yapmadın,

Zamanı maddeye harcarken ma’nasız kaldın.

 

Bu şerefli insan, hayattan hesap vermez mi?

Burdaki kȃr veya zararını orda görmez mi?

 

Aptal olmayanlar, uyanık davranmaz mi?

Akıllı, sevaplıyı günahkȃrdan ayırmaz mi?

 

Kendi kullanma kılavuzuna, sen uymalıydın,

Kur’anın  gür sesini her zaman, duymalıydın.

 

Uydum kalabalığa, fikrinden vaz geçmeli,

Çünkü akıllı birisisin, değilsin deli.

 

Hayvandan, insanı ayıran ibadetidir,

Onu şen şakrak tutan, cennet ümididir.

 

Mahşer gününe şüpheden, şiddetle kaçmalı,

Cehennemden kurtulup, cenneti kazanmalı.

 

Bu iş akıllıların işidir, bunu bilmeli,

Günahlara karşı, ciddi titreyip ürkmeli.

 

Sevaplara karşı da, kalbi hüşyar olmalı,

Bu tarz ile, o mutlu cennet kazanılmalı.

 

Orada hiçbir zaman mutluluk bitmez bir yer,

Zevklerini tatmin ederek, orada postu ser.

 

İşaretle çağırıp, meyveyi elde edersin,

Kopardığın an, ayni yerde mislini görürsün.

 

Lezzetli meyve biter, endişeden kurtulursun,

Lezzetlilerin ȃlasını, orada bulursun.

 

Bir anda, bir çok yerde bulunabilirsin,

Ruh hiffetiyle hayal sür’atiyle gezinirsin.

 

Hiç unutma, hesap vermekten kurtuluş yok,

Cehennem azabının dehşetine de, tarif yok.

Abdülkadir HAKTANIR

Sende yorum yazabilirsin