Gönülden İtaatli Kadınlar

“Sâliha kadınlar, gönülden itaatlidirler.” (Nisâ suresi, 34)

 Karı-koca münasebetleri üzerine uzunca bir âyet olan Nisâ suresi 34. âyet-i kerîmesi de erkeğin kavvamlığını açıkladıktan sonra, kadınlar için de “Sâliha kadınlar, gönülden saygılı, itaatkâr kadınlardır…” buyruluyor. Sonuçta evin reisine saygı gerekir, yoksa reisliğin aile üzerinde bir etkisi olmaz.

Sûreye ismini veren “Nisâ” kelimesi “kadın” demektir. Kadın suresindeki bu âyet-i kerimede “Kadınlar itaatlidirler” denmiyor; “Sâliha kadın, yani iyi, hayırlı, dindar kadınlar; gönülden itaatlidirler…” buyruluyor.

Âyet-i kerimede geçen “kaanitât” kelimesi, “seve seve, can u gönülden, kesintisiz, samimi olarak, karşılık beklemeden itaat eden kadınlar” anlamına geliyor. Bu âyet-i kerimede “kaanitât” kelimesi ile sâliha kadınlar hem Allah’a karşı gönülden itaatkâr olmaları hem de Allah’ın emri olduğu için kocaya karşı gönülden itaatkâr olmaları bakımından övülüyor.

Allah Rasulü: “Kadın, kocasının hakkına riâyet etmedikçe, Rabb’inin hakkını (emrini) yerine getirmiş olmaz.”(İbn Mâce, Nikâh, 4) buyuruyor.

“Kadın, namazını kıldığı, orucunu tuttuğu, namusunu koruduğu ve kocasına itaat ettiği zaman, cennet kapılarının dilediğinden girsin.” (Ahmed bin Hanbel, I/191)

“Sâliha kadın” yani hayırlı, üstün vasıflı kadın tabiri geçen bütün hadis-i şeriflerde kadının kocasını memnun etmesi, ona saygılı olması şartı var. Hem de cennetin istediği kapısından girebilir diye bir de imtiyaz sunuluyor. Zira biz kadınlar imtiyaz ve iltifatı severiz.

“İtaat etmek” tabiri “saygılı olmak, kabul etmek, cevap vermek, sadakat, bağlılık, hizmet etmek, muhabbet etmek, tabi olmak, uyumlu olmak, yaklaşmak, yumuşak başlı olmak, söz dinlemek, boyun eğmek, tevazuda bulunmak gibi anlamlara geliyor.

İtaatkâr kadın: “Kocasına saygılı, onu olduğu gibi kabul eden, isteklerine cevap veren, sadakatle bağlı, hizmet eden, kocası ile muhabbet eden, kocasına tâbi olan, kocası ile uyumlu hareket eden, kocasına yaklaşan, kocasına karşı yumuşak başlı, söz dinleyen, boyun eğen, tevazu sahibi kadın.”

Bir kadın bunları yaparak ne zarar görebilir? Karşısındaki adamın psikolojik bir rahatsızlığı yoksa ve erkek özelliklerine sahip bir erkekse, o erkek bu kadının kıymetini bilir. Değilse zaten onunla yaşamasın.

“İtaatsiz”in sözlük anlamı: “Sorumsuz, küstah, kibirli, asi, terbiyesiz, çetin huylu, dik başlı, hürmetsiz, kötü, saygısız, baş kaldıran, buyruk dinlemeyen, reddeden, tenezzül etmeyen, isyan eden,  karşı gelen, kibirli, serkeş…” demek.

Bir kadında bu itaatsiz sıfatlar varsa bir erkekle mutlu olamaz. Bir erkekle mutlu olmasını bırakın böyle bir kadın tek başına da mutlu olamaz. Zaten o kadının kendi ile kavgası vardır.

Kadının kocaya itaati ailede huzur için hiyerarşik bir düzen sağlar. İtaat kadının şahsiyetine zarar vermez, benliğini ezmez. Sahabe hanımları ilimle, ticaretle meşgul olmuşlar fakat bu durum kocalarına itaate engel olmamış.

Kadının kocasına itaatini “kadının evin reisine saygılı olması ve bu saygının gereklerini yerine getirerek uyumlu davranması” diye de tarif edebiliriz. Saygı gören erkek, sevgisinin icaplarını daha kolay gösterir. Kadın, en tatlı sevgiyi ancak kocasına saygı gösterdiğinde alabilir. Erkek, korumacı yaratıldığı için kendine saygılı davranan kadını ezmez, tam aksi, baş tacı yapar ve onun isteklerini dikkate alır, ona değer verir.

Kocasına “Kaldırımın olayım” diyen bir hanımefendi tanıdım. Kocası onu kaldırım yapıp üstüne basmadı, tam aksi, gönlüne sultan yaptı, tatlı bir aşk yaşadılar.

Yaradanımız kadınlara kocalarına gönülden sevgi ile itaatkâr olmalarını emrediyor madem, elbette bunda pek çok hikmetler vardır. Kadınlar ezilsin diye emretmemiştir muhakkak. Birbirlerini daha çok sevsinler diye emredilmiş.

Sema Maraşlı (“Huzur Bulalım Diye” kitabından)

Sende yorum yazabilirsin