Her Hayrın Başı

İslam alimleri Kuranı Kerimin bütün sırlarının Bismillah lafzında Bismillah lafzının ise B harfinde olduğunu söylemişlerdir.Bediüzzaman Hazretleri’de Sözler eserinin başına Birinci Söz olan Bismillah her hayrın başı dersini koymuştur.

 

“Bismillah her hayrın başıdır.” Bismillah’la başlanan işler hayırla başlar, hayırla biter. Bismillah İslâm’ın nişanı olduğu gibi bütün mevcudatın, canlı cansız her yaratılmışın lisan-ı haliyle, kendine mahsus diliyle devamlı okuduğu mübarek bir kelimedir. Bismillah tükenmez bir kuvvet, bitmez bir berekettir. Allah’ın sonsuz rahmetine yetişmek için bir mi’rac, bir yol vardır. O da “Bismillâhirrahmanirrahim” dir.
Bismillah’ta Rabbimizin en büyük ismi olan lafza-i Celâl ile beraber Rahman ve Rahîm sıfatları da vardır. İşârâtü’l-İ’câz tefsirinde izah edildiği üzere Bismillah güneş gibi nur kaynağıdır. Başkalarının tenvir ettiği gibi kendini de gösteriyor.

Bismillah’ın faziletini Resûl-i Ekrem Efendimiz (sav) bakınız ne güzel ifade etmiştir: “Bismillâhirrahmânirrahîm miftâhu külli kitabin.” Yani: “Besmele her kitabın anahtarıdır. Besmele Allah’ın isimlerindendir. Besmele’yle Allah’ın ism-i âzami arasında gözün beyazıyla siyahı arasındaki gibi yakınlık vardır.” (Müstedrek) “Her mühim iş ki, Bismillah’la başlanmamıştır; o işin sonu yoktur! Kapılarınızı Besmele’yle kapatınız. Çünkü şeytan kilitlenmiş kapıyı açamaz.” Bir sahabeye hitaben, “Evlâdım, Besmele çek! Sağ elinle önünden ye!” buyurdular.

Besmele’nin fazilet ve esrarı o kadar çoktur ki, kalemler onu yazmaktan acizdir. Besmele sûrelerin tacıdır, dertlerin ilâcıdır. Fâtiha’nın fihristesi ve Kur’ân’in mücmel bir hülâsasıdır.
Birinci Söz’de ifade edildiği gibi, “Bütün mevcudat lisân-ı hal ile Bismillah der. Öyle mi? Evet, nasıl ki görsen bir tek adam geldi; bütün şehir ahalisini cebren bir yere şevketti veya cebren işlerde çalıştırdı. Yakinen bilirsin, o adam kendi namıyla, kendi kuvvetiyle hareket etmiyor. Belki o bir askerdir. Devlet namına hareket eder, bir padişah kuvvetine istinat eder. öyle de, her şey Cenâb-ı Hakk’ın namına hareket eder ki, zerrecikler gibi tohumlar, çekirdekler başlarında koca ağaçları taşıyor; dağ gibi yükleri kaldırıyorlar. Demek her bir ağaç Bismillah der, hazine-i rahmet meyvelerinden ellerini dolduruyor, bizlere tablacılık ediyor. Her bir bostan Bismillah der, matbaha-i kudretten bir kazan olur ki, çeşit çeşit pek çok leziz taamlar içinde beraber pişiriliyor. Her bir inek, deve, koyun, keçi gibi mübarek hayvanlar Bismillah der; rahmet feyzinden bir süt çeşmesi olur, bizlere Rezzak namına en latif, en nazif âb-ı hayat gibi bir gıdayı takdim ediyorlar. Her bir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları Bismillah der, sert olan taş ve toprağı deler geçer. Allah namına, Rahman namına der, her şey ona müsahhar olur. Madem her şey manen Bismillah der, Allah namına Allah’ın nimetlerini getirip bizlere veriyorlar. Biz dahi Bismillah demeliyiz, Allah namına vermeliyiz, Allah namına almalıyız, öyleyse Allah namına vermeyen gâfil insanlardan almamalıyız.

Tablacı hükmünde olan insanlara bir fiyat veriyoruz. Acaba asıl mal sahibi olan Allah ne fiyat istiyor?

Evet, o Mün’im-i hakikî bizden o kıymettar nimetlere, mallara bedel istediği fiyat ise üç şeydir: Biri zikir, biri şükür, biri fikirdir. Başta Bismillah zikirdir, âhirde Elhamdülillah şükürdür, ortada bu kıymettar hârika-i sanat olan nimetlerin Ehad, Samed’in mûcize-i kudreti ve hediye-i rahmeti olduğunu düşünmek ve derketmek fikirdir.

Bir padişahın kıymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp hediye sahibini tanımamak ne derece belâhet ise, öyle de, zahirî mün’imleri medih ve muhabbet edip Mün’im-i hakikîyi unutmak ondan bin derece daha belâhettir. Böyle ebleh olmamak…” isterseniz Allah namına veriniz, Allah namına alınız. Allah namına başlayınız, Allah namına işleyiniz. Her işte Bismillah’ı dilinizden düşürmeyiniz. Rahmet hazinelerinin en kıymetli ve en birinci anahtarı Bismillâhirrahmânirrahîm olduğunu unutmayınız. (Birinci Söz’den)

Besmele Mucizesi

Araştırmacılar hayvan kesiminde Besmelenin bir tıbbi mucizesini keşfettiler .(http://www.gidaraporu.com/besmele-nin-mucizesi_g.htm)

Besmele ile kesilen hayvan etiyle besmelesiz kesilen hayvan eti üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar sonunda bilim adamları, Besmelenin tıbbi bir mucizesini ortaya çıkardılar. http://us.moheet.com sitesinde yer alan habere göre, Suriye’nin muhtelif üniversitelerinde tıbbın farklı alanlarında uzman 30 profesörden oluşan bir araştırma grubu, Şam’da üç sene süreyle Besmeleyle kesilen,  hayvan etleriyle Besmelesiz kesilen hayvan etleri arasındaki farkı ortaya koymak üzere laboratuar  ortamında deneysel incelemelerde bulundular.Bu incelemelerin sonuçlarını 2003 yılında açıladılar.Bilim adamları, hayvan ve kuş kesimi esnasında dinen yerine getirilmesi zaruri olan “Bismillahi Allahu Ekber” sözünün, kesilen etler üzerindeki etkisini araştırırken, tam manasıyla mucize denilebilecek sonuçlarla karşılaştılar.

Bilimsel Bir Devrim

Grup adına Kuveyt Haber Ajansına bir açıklama yapan Prof. Dr. Halid Halave, incemeler esnasında laboratuar ortamında yapılan deneylerde, besmelesiz kesilen sığır, küçük baş hayvan ve kuşların et dokularında pıhtılaşmış kan, çoğalmaya müsait bakteri ve mikroplar tespit edilirken, Besmele ile kesilen hayvan et dokularında ise kan, mikrop ve bakterilere rastlanmadığını ifade ederek, araştırmanın bu sürpriz sonucunun insan sağlığı açısından tıpta bilimsel bir devrim olduğunu belirtti.

Gruptan, söz konusu araştırmaya öncülük eden başka bir araştırmacı olan Dr. Abdulkadir Dirani, Araştırma ve sonuçları konusunda şunları söylüyor:

“Kur’an’da Allah adı zikir edilmeden kesilen hayvan etini yemeyin” şeklindeki İlahi emre rağmen ve hayvan kesiminde çekilen Besmelenin ardındaki hikmeti bilmeyen insanların, hayvan kesiminde besmeleyi ihmal etmeleri, beni bu konuyu bilimsel olarak araştırmaya sevk etti. Besmele ve tekbir ile hayvan kesimi konusunu araştırmaya başlarken ekipteki bir kısım arkadaşlar konuya ilk önceleri soğuk baktılar, ancak araştırmalar esnasında her safhada çarpıcı sonuçlar ortaya çıkınca ekibin konuya olan merak ve ilgisi artmaya başladı. Besmele ve tekbirle kesilen hayvan etlerinde, Besmelesiz kesilen hayvan etlerinin aksine, et dokularında kan ve mikropların bulunmaması Besmelenin bir büyük mucizesi olarak karşımıza çıktı.”

Araştırma grubun başka bir üyesi, Şam Üniversitesi Eczacılık eski dekanı Prof. Dr. Nebil Şerif şu açıklamada bulundu:

“Besmele ile kesilen kuş, sığır ve küçük baş hayvanların etlerinden ve besmelesiz kesilen aynı hayvanların etlerinden numuneler alarak özel laboratuarlarda mikroskopik incelemelerini yapmaya koyulduk. Bazı icraatlarla her iki numune etleri kuru bir ortamda 48 saat beklettik. 48 saatlik zamanın sonunda Besmele ile kesilen hayvan etleri numuneleri açık kırmızı gül rengini alırken, besmelesiz kesilen et numuneleri ise, siyaha yakın koyu kırmızı bir renk aldı. Buna ilaveten Besmeleli etlerde her hangi bir mikroba da rastlanmadı. Besmelesiz etlerin teşhisinde ise, sürekli çoğalan, çokça zararlı mikrop ve bakteriler tespit edildi. Ayrıca ikincisinin dokularındaki kanlarda sağlıksız akyuvarlar tespit edilirken birinci grup et dokularında ise, buna benzer herhangi bir tespit yapılmadı.”

İnsan Sağlığına Etkisi

Besmele çekilmeden kesilen hayvan etlerindeki kan ve mikropların insan sağlığına olan olumsuzlukları konusunda yine ekip doktorlarından biri olan, veteriner fakültesi et sağlığı Profesörü Fuad Nima ise şu açıklamalarda bulunuyor:

“Kesim anında çekilen besmele ve tekbirin, hayvana yaptığı tesir ve heyecan, hayvanın organ ve adalelerinde meydana getirdiği hareket, hayvanın vücudundaki kanın azami miktarını dışarıya atmasına yol açıyor. Kesim anında besmelenin terk edilmesi halinde bu kanın önemli bir miktarı vücutta kalıyor. Bu da, daha önce vücutta var olan mikropların çabuk gelişip çoğalmasını sağlıyor. Kanda hızlı bir şekilde çoğalan ve hastalıklara yol açan muhtelif mikroplar, insan midesine girdikten sonra, bütün vücuda yayılıp, kalbe ulaşabiliyorlar. Kalp hastalıklarından ölümlerin %20’sinin hayvan kanından oluşan ve sonra ağız yoluyla insana geçen bu mikroplardan kaynaklandığı bilinmektedir.”

Araştırmada İslami usule göre kesilen hayvanların daha az eziyet çektiği ve etlerinin de daha sağlıklı olduğu belirtilirken, Batıda uyuşturularak öldürülen hayvanların kanı vücutta kaldığı için, bu tür etlerin daha çabuk bozulduğu, bu nedenle etler hemen donduruculara konularak muhafaza edildiği, Besmele ile kesilen hayvan etlerinin ise hemen kasaba gönderilip akşama kadar bozulmadan durabildiği ifade edildi. (Ahmet Altun, Hz. Peygamber Sünnetinde Sağlık Mucizeleri, Ensar Neşriyat, 3. Basım, Istanbul 2012, sayfa 158-163.)

Bismillah keremi mutlak ve ganiyi mutlak olan Zatın hazinelerinin kapısını açtığı için bitmez ve tükenmez bir berekettir. Bismillah bütün hayırlı kapıların anahtarı ve bütün hayırların başıdır.

Bismillah ile başlanılmayan bütün işler kesik ve güdük kalırken Bismillah ile başlanılan işler bereketli ve hayırlı olur. Bismillah bütün hakikat ve hikmetli ve sırlı kapıları açan bir şifredir.

Bismillah diyen insan keremi, inayeti, rızkı, rabbine verdiği için nefsini mağrurluktan kurtarıp mütevazı yapar. Bismillah diyen insan, hadsiz düşmanın şerrinden bu sözün korumasıyla emin olur.

Bismillah diyen insan bütün nimetlerin Allah’ın hazinesinden çıktığını bilip ilan eder. Bismillah diyen insan bütün kâinatın dilencisi olmaktan kurtulup her olay karşısında titremez. Bismillah diyerek emniyet bulur.

Bismillah bütün mahlûkatın virdi ve zikridir. Bütün harika rızıkları bizlere bismillah diyerek verirler. Bismillah demezlerse o mevcudat bize o harika rızıkları gönderemezler. Kendi lisanıyla Bismillah demediği takdirde hayvanlar süt yapamaz, bostanlar sebze vermez, tohumlar ağaç olamaz,

Bismillah diyen bir insan asıl mal sahibi olan Rabbine küçük bile olsa bir fiyat ödemiş olur.

Bismillah diyen insan, Mün’im-i Hakikî, olan rabbinin gönderdiği o kıymettar nimetlere, malların bedelini bismillah ile öder. Bismillah diyen mün’im-i hakikiyi hatırladığı için asıl nimet sahibinden gaflet etmez.

Bismillah diyenler Allah namına alıp Allah namına verirler. Çünkü mevcudatın Allah namına Allahın nimetlerini getirip bizlere verdiğini bilirler. Bismillah denilmediği zaman nimetin asıl sahibi akla gelmez unutulur.

Bismillah ile başlar Kuranlar. Bismillah ile kesilir adak, akika ve kurbanlar. Bismillah ile yemeye başlanır yemek ve rızkılar. Bismillah ile açılır oruçlar ve iftarlar. Bismillah ile atılır bütün hayırlı ve mübarek işlerin temeli. Bismillah ile başlayıp kolaylaşır zor bütün işler. Bismillah bereketlenir hayvanlar ve mahsuller. Bismillah ile verilir, sadakalar, zekatlar, yardımlar. Bismillah ile aşılır, kaygılar, endişeler ve korkular, Bismillah ile yapılır hayırlı nikâhlar ve izdivaçlar. Bismillah ile aşılır yollar ve dağlar.

Bismillah diyen ipek gibi kök ve damarlar nasıl ki toprak ve taşları deler geçerler, sigara kâğıdı gibi ince ve nazenin yapraklar ateş saçan hararete karşı solmadan ve kurumadan kalırlar, çekirdek ve tohumlar başlarında koca ağaçları dağ gibi yükleri taşırlar. Öylede insan bismillah dediği zaman bela, musibet, hastalık ve sıkıntıların hararetine, kasavetine, acısına ve baskısına karşı dayanır. Bismillah ile o ağır yükleri kaldırır.. Bela, musibet ve hastalıkların hararetine karşı, ” Ey ateş! Serin ve selâmetli ol. ” (Enbiyâ Sûresi: 69.) ayetiyle dayanır.

Mehmet Abidin Kartal

www.NurNet.org

Sende yorum yazabilirsin