İşten Önce Neden Besmeleye Başlamalı?

besmeleDiyarbakır Diclekent’ten Abdulkadir Özer: “Birinci Söz’de geçen, ‘Bismillah her hayrın başıdır, biz dahi başta ona başlarız’ cümlesinde ‘ona başlarız’ ifadesiyle vurgulanmak istenen nedir? Üstad Hazretleri neden ‘onunla başlarız’ değil de, ‘ona başlarız’ diyor?”

ÖNCELİK İŞİN Mİ, BESMELENİN Mİ?

Bilindiği gibi, Bismillahirrahmanirrahim cümlesi bir rahmet cümlesidir. Allah’ı üç ismiyle anmaktır. Allah’ın rahmetini, kudretini, inayetini, şefkatini üzerimize ve işimize çeker. Her işten önce bir amaçtır ve başlı başına bir ibadettir.

Öyleyse, önce işe mi, önce besmeleye mi başlamalı denirse: Cevap: Besmelesiz başlanan iş ebter, sonuçsuz, noksan, bereketsiz, rahmetten kopuk olduğuna göre, asıl vurgu işe değil, besmeleye olmalı. ‘İşe besmele ile başlamalı’ dersek, işi öncelemiş, besmeleyi iş için araç kılmış oluruz. Bu tehlikelidir.

‘Önce besmeleye, sonra işe başlamalı’ dersek, her ikisine de önem sırasına göre vurgu yapmış, her ikisini de amaç yapmış oluruz. Bu sebeple Bediüzzaman başta besmeleyi amaca koyarak “Başta ona başlarız”1 diyor.

Nitekim Resûlullah Efendimiz (asm) buyurdular ki: “Kim bir yerde oturur ve orada Allah’ın adını anmaz (Bismillahirrahmanirrahim demez) ve hiç anmadan kalkar ise Allah’tan ona bir noksanlık vardır. Kim bir yerde yatar, orada Allah’ın adını anmazsa, ona Allah’tan bir noksanlık vardır. Kim bir müddet yürür ve bu esnada Allah’ın adını anmazsa, Allah’tan ona bir noksanlık vardır.” 2

BESMELEDE ULUHİYET, RAHMANİYET VE RAHİMİYET SIRLARI

Bedîüzzaman Hazretleri On Dördüncü Lema’nın İkinci Makam’ını Besmeleye tahsis eder; Besmelenin rahmet noktasında parlak bir nurunu altı sır içinde izah ederek besmelenin neden amaca konması gerektiğini açıklar:

Birinci Sır: Kâinat simasından, yeryüzü simasına, yeryüzü simasından da insan simasına; yani kâinattan insana, yani arştan ferşe bir nuranî satır gibi uzanan üç Rubûbiyet ve Ehadiyet disiplini vardır. Bunlar:

1- Ulûhiyet, 2- Rahmâniyet, 3- Rahîmiyet

Kâinatın her yanında, bütün varlıkların birbirleriyle yardımlaşmaları, dayanışmaları, birbirine saygı, sevgi ve ilgi duymaları Ulûhiyet mührünün tezahüründen başka bir şey değildir. “Bismillahirrahmânirrahim”de bulunan Allah lâfzı, böyle yüksek tezahürlerle bize kendisini gösteren Ulûhiyet sıfatına bakmaktadır. Yeryüzündeki bitkilerin ve hayvanların idaresi, terbiyesi ve işlerinin düzenlenmesinde görülen birbirine benzemeklik, uygunluk, düzgünlük, incelik, lütuf ve merhamet ise bize Rahmâniyet imzasını göstermektedir. Besmeledeki “Rahman” ismi de, Rahmâniyet sıfatına delâlet etmektedir. İnsanın manevî mahiyetinde ve simasında bulunan nezaket duyarlılıkları, şefkat incelikleri ve merhamet pırıltıları ise bize Rahîmiyet sikkesini bildirmektedir. Besmeledeki üçüncü isim olan “Rahîm” ismi ise Rahîmiyet sıfatına işaret etmektedir.

İkinci Sır: Kur’ân, mahlûkatın bütününe hâkim olan Vâhidiyet içinde akılları boğmamak için, her bir şeyde Ehadiyet cilvesini gösteriyor.

“Bismillâhirrahmânirrahîm” kelimesi, Cenâb-ı Hakk’ın bütün kâinatı kuşatan Vahidiyeti içinde akılları boğmamak ve kalplere Cenâb-ı Hakk’ın Zatını unutturmamak için Ehadiyet mührünün “Allah, Rahman ve Rahîm” isimlerinden müteşekkil üç mühim kaynağını göstermektedir. Yani bu üç ismin her bir şeyde kolayca görünen tezahürleri ısrarla nazara verilmekte ve kalplerin Cenâb-ı Hakk’ı unutmaması sağlanmaktadır. Bu üç ismin, bir İslâm nişanı olan Besmele içerisinde hayatımıza girmiş olması ve her hayırlı işin başında dilimizden düşürmememiz bundandır.

Üçüncü Sır: “Besmele”, bütün kâinata hâkim olan Rahmet hakikatinin arşına yetişmek için mü’minin elinde eşsiz bir vesile, hatırı sayılır bir şefaatçi ve yüksek bir miraç hükmündedir.

BESMELE, RAHMETTEN EHADİYETE ULAŞTIRIR

Dördüncü Sır: Mahlûkatın her bir zerresinde, canlıların her bir hücresinde sayısız vahdet mühürleri vardır; fakat çoğu zaman kesret ve sebepler içinde zihni dağılan insan, Allah’ın birliğine intikal edemiyor. Bundan dolayı, Vahdet arkasında Ehadiyet mührünü göstermek gerekiyor. Tâ ki, her şeyden doğrudan doğruya Cenâb-ı Hakk’ın Zâtına ulaşmak mümkün olsun. Varlıklara en cazibedar nakış, en parlak nur, en şirin tatlılık, en sevimli cemâl ve en kuvvetli hakikat olan Rahmet ve Rahîmiyet mührü bunun için konmuştur. Bu Rahmetin kuvveti insanı Ehadiyet mührüne ulaştırır. “Besmele”, Rahmetten Ehadiyete ulaştıran bu sırrın bir unvanıdır.

Beşinci Sır: “Besmele” ile insan, manevî simasının işaret ettiği Rahman ismine ulaşır.

Altıncı Sır: Hiçbir şeye muhtaç olmayan Cenâb-ı Allah’ın rahmet hazinesinin en birinci anahtarı “Besmele”dir.

Dipnotlar:
1- Sözler, s. 11.
2- Ebû Dâvud, Edeb 31, (4856), 107, (5059); Tirmizî, Daavât 8, (3377); Hadisin metni Ebû Dâvud’a aittir. Sondaki ziyade İbnu Hibbân’ın Mevârid’inden alınmadır (2319).

 Süleyman Kösmene

4 tane yorum yapılmış

  1. Turgay Şimayli dedi ki:

    Selamun aleykum.Öncelikle yazarımızın izahını yapmaya çalıştığı, üstad hazretlerinin(R.A) Birinci Sözde “Biz dahi başta ONA başlarız”cümlesi gerçek maksadıyla açıklanamamış.Söyledikleri doğrudur,güzeldir,ancak meselenin izahı değildir.
    Gelelim konunun gerçek izahına…Besmele ile Ve bihi nestain(yani onun yardımıyla) diyerek başlanıyor.Bu cümle düşük bir cümle değildir.Bismillah her hayrın başıdır.Biz dahi başta ONA başlarız.Derken kasdedilen,kendisinden nasihat isteyen asker talebesine hakikatleri izaha başlıyor.Besmelenin hakikatini izaha başlıyor.Yani en Birinci söz olan Besmeleye başlıyor.Besmeleyi tefsire başlıyor.Burada “ONA”kelimesi bir zamirdir.Zamir ne demektir?Kasdedilen kelimenin yerine kullanılır.Burada kasdedilen kelime ise Besmeledir.Yani zamirsiz şekliyle,Biz dahi besmeleye başlarız.
    Her hayrın başı olan Besmele,Külliyatın en birinci kitabı olan Sözlerin de başında makam ve mevkisini tefsiriyle almıştır.Risale-i Nurlar, Kuran hakikatlerinin tefsirleri olduğu için,işe yani tefsirine,Besmeleye izahla başlamıştır.Ona ve onu izahla başlamıştır.Üstad hazretleri Birinci Söz olarak çok güzel bir Besmeleyi Sözlerinin başında çekmiştir.Ona,onunla başlamış.FetebarekAllahu ahsenulhalıkin.MaşaAllah,BarekAllah.Bu sebepten ,SÖZLER Besmeleyle başladığı için, çok mübarek bir eser olmuştur Biiznillah.
    Yazarımız, yazısının devamında Besmelenin Sırları bölümüyle alakalı açıklamalar getirmiş.Allah kendisinden razı olsun.Feyzini artırsın.Acizane birkaç katkıda bulunmayı istirham ederim.
    Besmele, ağacın çekirdeği gibidir.14.Lemanın 2.Makamı SÖZLERde, Birinci Sözden hemen sonra mevkisini bulmuştur.Kitaplardaki mevzu sıralamalarının çok büyük hikmetleri vardır.Risale-i Nurlarda daha ziyade, Rahim ve Hakim isimleri tecelli etmektedir.Dolayısıyla bu konu sıralamaları hikmetsiz değildir.Üstadımız Bu ders akıldan ziyade kalbe bakar derken,Risale-i Nur hakkında bizi ayrıca düşünmeye sevk etmiştir.Bu iki risale Risale-i Nurun çekirdeği gibidir.Yani Risalelerin Kalbidir.Hakikatler merkezidir.Çekirdek nasıl koca ağacı üzerinde taşıyorsa,o ağacın bütün programını tüm özellikleriyle ihtiva ediyorsa,Bu Risaleler de aynı vazifeyi yapıyorlar.Bütün Risale-i Nur Külliyatını okumayanlar,Besmelenin 1.Sırrını anlamakta zorluk çekerler.Sanki Birinci Sır,Risale-i Nurların Mukaddemesidir.Bunu anlayabilmek,her Risaleyi 1.Sırrın Nuruyla okuyarak,tüme varım şeklinde gerçekleşir.Eğer nazarımızı tüm Külliyata bir anda çevirsek,ağacı görmüş olacağız.Ağacın da bütün özellikleri çekirdeğinde derc edilmiştir.Yani Besmelenin hakikati ne ise,Risale-i Nurlarda o izah edilmiştir.Başka bir deyişle Besmele iman hakikatlerini ihtiva eden özlü bir çekirdektir.Nasıl ki, nursuz ışıksız kitap okunmuyorsa,kainat kitabıda Besmelenin nuruyla,imanın nuruyla okunabilir.Kısacası Besmele, Kainat kitabının rahmet ve hikmetle özlü bir okumasıdır.Hürmetle dualarınızı bekleyen kardeşiniz Turgay.Antalya’dan.

  2. Kadir dedi ki:

    Gerçek izahı diye birşey olmaz. Çok enaniyetli bir giriş olmuş. Bende söyle düşünüyorum desek daha ihlaslı ve samimi olurdu. Kaldı ki gerçek izah ettiğinizi nerden çıkardınız?

    • Turgay Şimayli dedi ki:

      Kadir Bey’e selamlar.Kardeşim nereden çıkardınız enaniyeti.Lütfen böyle suçlamalar ve ithamlarda ve niyet okumalarda bulunmayınız ki sizinde ihlasınıza zarar gelmesin.Daha ihlaslı olurdu gibi,samimiyetsizlikle suçlamalar ihlasa münafi değil mi?Kaldı ki,”Polemik yapmak” için yazmamıştım.
      Üstadın türkçesi o kadar güzel ki,zahirde bu kadar açık anlamı olan bir cümleyi subjektif yorumdan kurtarmak için böyle bir yorumu yazma ihtiyacı hissettim.Yazımı daha dikkatli ve insaflıca okursanız hak verirsiniz sanırım.Risaleler Kur’an-ı Hakimin hikmetli ve manevi bir tefsiri olduğu için,elbetteki değişik ve geniş manaları ihtiva etmektedir.Herkes durumuna ve ihtiyacına göre o manayı istihrac edebilir.Ancak yukarıdaki soruyu soran kardeşimiz ” Ona”dan kastı soruyor.Kaldı ki,yazara yazısı için hakkını teslim etmişim.Cümlem biraz keskin olmuşsa da bizler hüsn-ü zanna memuruz.Sizler de kimseyi enaniyetle yaftalamayın.Kimsenin birşey iddia davası yok.Ama siz bu işi daha iyi kavramışsınız ki,herkese ihlas notu verir gibi bir tavır takınmışsınız.Bu size ve bize zarardır.Ben ise soruyu soran kardeşimize başka bir pencereden göstermek istemiştim.Belki bir faidesi olur diye yazdım.Kalbinizi ferah tutabilirsiniz. Selametle.

  3. cihan dedi ki:

    Besmele ALlAH c.c. 3 ismini zikretmek demektir ki Allahın sıfatlarını ve özelliklerini yarattığı ismin toplayıcı ismi ALLAH C.C. dür kendisinin imkanları sınırsız oluduğu v hatta imkanları dahi kendisi yarattığı için onun yardımı olduğunda olmayacak bitmeyecek hiç bir iş yoktur besmelede anılan rahman yani dünya hayatındaki varlıktaki tüm varlıklara rahmet eyleyen onlara yardım eden olarak düşünürsek yardım isediğimiz için ona yalvarmaktayız rahmanın karşısında ne kadar aciz birer kul olduğumuzu düşünürsek ALLAH ın yardımına ne kadar ihtiacımız olduğunu daha iyi anlarız ve hissederiz ve besmelede geçen son isminin rahim yani dünya hayatında varlık döenmini bitirmiş ahiret hayatına göçmüş kullarınada yardım eden isminden yardım istiyoruz ki yapmaya veya başlamaya çalıştığımız işin ahiret hayatımızada faydalı olmasını istiyoruz besmelenin insana bu kadar faydası olduğunu düşünürsek insanın her işine besmeleyle başlaması boş işlerle uğraşmaması gerektiğini daha iyi anlar ve yardım istediğimizin yanımızda olduğunu düşünürseniz nasıl bir hal ve tavır içinde olmamız gerektiğinin daha iyi farkında olmamız gerekmektedir örenğin hem yemek yemeye başlarken besmele çekeceksin hemde yemeği yerken bacak bacak üstüne atacaksın eğer insan hakkıyla ALLAH tan yardım ister ve onun yanında olduğunu bilirse bırak yemek yemeyi yutkunamaz bile

Sende yorum yazabilirsin