Kıyametin Dehşeti (Şiir)

Kıyamet gününde yer çok şiddetle sarsılır

Yerin içindekiler dışarıya atılır

 

Çarpılır birbirine yerküre ile dağlar

O anı gören gözler hiç durmadan kan ağlar

 

O günde gök yarılmış aşağıya sarkmıştır

Dağlarsa yürütülmüş toz ve duman olmuştur

 

Sura üfürüldüğü o gün herkes toplanır

Gökte ve yerde herkes korkulara kapılır

 

Çıkarılıp toplanır kabirlerden insanlar

Doğruca Rablerine hesap için koşarlar

 

Kıyamet saatinin gelip çatacağı an

Kâfir ve münafığın halleri pek çok yaman

 

Rabbe karşı gelenin kararmıştır yüzleri

Yuvasından dışarı fırlamıştır gözleri

 

Ümitleri kesilir şefaatçi bulunmaz

Sağa sola bakılır kimseler sahip çıkmaz

 

Kâfirlerin yüzleri o günde kapkaradır

Onların kıymetleri değersiz beş paradır

 

Gözler dehşet içinde dışa fırlarcasına

Boyunlar bükük olur ve kırılırcasına

 

Simsiyah ve asıktır günahkârların yüzü

O günde geçersizdir ins ve cinlerin sözü

 

O’nun izni olmadan kimse söz söyleyemez 

Hesabını vermeden kimse ordan gidemez

 

Suçlular başlarını dikerek koşacaktır

Gönülleriyse bomboş ve garip kalacaktır

 

Onlardan kimi bedbaht kimi de çok mutludur

Kiminde hiç ümit yok kimiyse umutludur

 

Mümin insanları da nurlarından tanırsın

Güler ve sevinirler hiçbir şey yok sanırsın

 

O gün inanan kadın ve inanan erkekler

Rabbin merhametini dört göz ile beklerler

 

Sağdan verilecektir müminlerin kitabı

Soldan verilecekler tadacaktır azabı

 

Kıyamet günü için teraziler kurulur

Her şahıs dünyadaki yaptığından sorulur

 

Rabbi Rahim kâfidir hesap gören olarak

Sorgudan sonra herkes hakkına kavuşacak

 

Hiç kimse zerre kadar haksızlığa uğramaz

Hardal tanesi kadar kimsenin hakkı kalmaz

 

Ey miskin! Çok dehşetli o gün için hazırlan

Zira vakit kalmadı hızlı geçiyor zaman

 

Kendin kurtulmaya bak o günün dehşetinden

Kıyametin çok büyük o müthiş şiddetinden

 

Ya Rabbi! Günahkârım affeyle günahımı

Yalnız Zatın duyuyor Tanyeri’nin ahını

 

Ahmet TANYERİ

25.01.2017 – Çarşamba

Sende yorum yazabilirsin