Kâinatın, yapı ve mekânı olarak; “uzay – zaman” ve bu iskelet ve resim tuvali üzerinde yaratılan “varlık”; “bölünemeyen”, ontolojik olarak, “bölünmesi mümkün olmayan”; tanım-ta’rif icabı “nokta” gibi, daha alt parçası olmayan “piksel”lerden oluşmuşsa; ki mantıken de, “uzay-zaman-varlık”ın, sonsuza kadar bölünmesi, bölünebilmesi mümkün değil; bu, muhâl ve mümteni’. O hâlde; “uzay – zaman çerçevesi” ve bu “mahâl / çerçeve / tuvâl / film – fotoğraf karesi” üzerinde yaratılan “varlık”; “sürekli ve kesintisiz” değil; yani “süreksiz ve kesintili.” Yani: “Ânlık fotoğraf kareleri” arasında, boşluk / yokluklar var. (Ayhan Küflüoğlu)
Devamını oku ›Son Yazılar
Özgürlük ve Tebliğ
Başkasına anlatmak onu uyarmak, niyet böyle olunca tesir olmuyor, kendisini kurtulmuş başkası yanlış yolda zannedenler helak oldu. Bunu alayım aktarayım yerine bunu alayım ve yaşayayım olmalı doğrusu bu(Çetin Kılıç)
Devamını oku ›İman ise ilimdir, vücudîdir, ispattır, hükümdür.
Fakat ALLAH’a şirk ortak misil benzer gibi görüşler ise aklen mantıken fikren o davayı ettirecek bir sebep olmadığı için manasız sözler hükmündedir. Yani; sureten isbat vevücudi görülsede manası ademdir, nefiydir.
Devamını oku ›Hazreti Eyyup (as)’ın kıssasından günümüze mesajlar (5)
İnsan bu dünyaya lezzet almak ve keyif sürmek için değil, ibadet ve kulluk için gönderilmiştir. İbadet ve kulluk da iki türlüdür. Birisi müsbet, diğeri ise menfidir. Müsbet ibadet Allah’ın kitabında bildirdiği emir ve yasakların bütünüdür. Menfi ibadet ise, insanın hayat yolculuğunda karşılaşmış olduğu musibet ve sıkıntılara sabretmesi, bunları rıza ve tevekkül ile karşılamasıdır (Rüstem Garzanlı)
Devamını oku ›













