Peygamber Mucizeleri ve Teknolojinin Nihai Hedefleri
İslam dünyası sadece manevi değil, maddi ve teknolojik olarak da gelecekte dünyaya hükmedecektir. Müjdeliyoruz.
Kur’an-ı Kerim’de anlatılan peygamber mucizeleri, sadece geçmişte yaşanmış olaylar değil; aynı zamanda insanlığın bilim ve teknoloji ile ulaşabileceği en son sınırları gösteren birer rehberdir. İslamiyet gelecekte sadece camilerde veya kalplerde yaşayan bir din değil, fen ve sanatta da zirveye yerleşecek bir medeniyet olacaktır. İslam’ın “şahs-ı manevîsinin” kalbinde kırılmaz beş büyük kuvvet olan hakikat, adalet, hürriyet, yardımlaşma ve iman birleşmiştir.
Kur’an, bu mucizeleri anlatarak insanoğluna şu mesajı verir: “Bu peygamberlere mucize olarak verdiğim şeylerin benzerlerini, siz de fen ve sanatla yapabilirsiniz. Çalışın ve ulaşın!”
Hz. Süleyman (a.s)’ ın, iki aylık yolu bir günde gitmesi; günümüzdeki uçak, hızlı tren ve süpersonik araçların teknolojik hedefidir.
Hz. İsa (a.s)’ın, en dehşetli hastalıkların tedavisi; genetik mühendisliği ve tıptaki devrim niteliğindeki buluşlara işaret eder.
Hz. Musa (a.s)’ın, taştan su çıkarması; sondaj teknolojileri, su arıtma ve kurak bölgelere su götüren mühendislik harikalarını temsil eder.
Hz. İbrahim (a.s)’ın, ateşin onu yakmaması; yanmayan maddelerin ısıya dayanıklı kıyafetler, uzay mekiği kaplamaları vb. bulunmasına bir teşviktir.
Hz. Davud (a.s)’ın, demiri hamur gibi yumuşatması; metoroloji sanayiinin, çelik endüstrisinin ve sanayileşmenin temelidir.
Hz. Yusuf ve Hz. Nuh (as)’ın, saat ve geminin ilk ustaları kabul edilerek, zaman yönetimi ve deniz taşımacılığının temellerinin vahiyle atıldığı hatırlatılır.
Kur’an “Üstad-ı Küll”dür yani Baş Öğretmendir. Kur’an’ın sadece bir dua kitabı değil, insanlığı her yönden maddi-manevi ilerlemeye sevk eden bir başöğretmendir. İnsanlığın bugün ulaştığı radyo, televizyon uçak ve modern tıp gibi icatlar aslında Kur’an’ın binlerce yıl önce işaret ettiği “mucize numunelerinin” birer taklididir.
Eğer Müslümanlar Kur’an’ın bu “çalışın ve bu mucizelerin benzerlerini yapın” emrine kulak verirlerse, dünya sahnesinde maddi güç ve teknik üstünlük bakımından tekrar en ön sıraya geçeceklerdir. Bu bakış açısına göre bilim, dinden ayrı bir şey değil; bilakis Kur’an’ın teşvik ettiği bir ibadet ve ilerleme yoludur.
Çetin Kılıç
Bu yazı Risale-i Nur Külliyatından ilham alınarak yazılmıştır.








