Şehit Torunu Vatandaşlarımızın Tuttukları İki Yol

Birinci kısım kendine bakarak bu vücudumu ne annem nede babam yapmıştır. bütün âzâ ve cevarihlerimi yaratıp, onları  yerli yerine koyan Allahtan başka hiç bir kudret yapamaz derler  ve Allaha itaat etmeye devam ederler.

İkinci kısım ise Allahın varlığına inanmayıp, ben tabiatın mahsulüyüm, rast gele, kendi oluşmuşum. Halbuki “kendi kendine bir harf yazılmazken, basit bir iğne kendi kendine olmazken,” dediğim gibi bu mucize varlık olan insan kendi kendine nasıl olur? “Tabiat dedikleri şey ise, bir san’attır sanatkâr olamaz”  “Tabit âkılsız sağır kör bir şeydir. Yani tabiat mantıği bir şey değil hayalidır. İmansızlar kendilerine ümüt vermek için bir sığınaktan başka birşey değildir.

Birinci kısım mü’minler irade-i cüziyelerini kullanarak akılları ile insanların yaptıklarının dışında bütün varlıklarda bir düzen görürler, bir mükemmellik görürler. Basit toprak dolusu bir saksıda değiştirerek 100 çeşit farklı tohum eksen her tohumun ihtiva ettiği hassaları meydana çıkarır. O saksıda bir acı biber eksen, acısından yenilmeyecek derecede zehir gibi bir acılık onda görülür, bir kavun tohumunu aynı saksıya eksen tadından doyulmaz bir lezzet onun içinde bulacaksın. Şimdi bunu o basit toprak mı  yaptı? Bülbülün sesine, kendine baksan bir mükemmellik görüyorsun. Bütün mahlukatta kendine layık bir düzen bir mükemmellik görüyoruz. Suda yaşanmaz ama balık yaşıyor. bir balık denize 1 milyon yumurta bırakır bir miktarı balık olur diğerleri balıklara yiyecek olur. Nasılki başka bir hayvan denizde yaşamazsa, balık ta dışarda yaşayamaz. Kâinatta bütün varlıklar atomdan oluyor. Biz nasıl diyeceyiz ?Acaba bu atomlar çok akıllı mı diyeceyiz, yoksa bu atomları arkadan başka biri idare ediyor mu diyeceyiz? Elbette kâinatta mevcut bütün varlıkları uzaktan kumandolı yöneten bir Hakimi Mutlak, bir Kadiri Mutlak olan Allah yönettiğini kâmil imanlı Müslümanlar bilerek buna inanırlar.

İkinci kısım insanlar bütün hayatlarını nefsin şehevi duyguların tatminini ve çıkarlarını-cebini düşünür. Onun nazarında kimden gelirse gelsin kimin adeti olursa olsun, kâfirin mi müslümanın mı ? Farketmez. İçki kumar müslüman için haramdır ama onun için fark etmez.

Önünde dikilen ölüm onu korkuttuğu zaman o korkulu hali kendinden biraz atmak için gayri meşru eğlencelere gider, biraz ölimü unutmak için içki ile tıka basa midesini doldurur ve Allahın ona verdiği en büyük ni’met olan aklını çalışmaz hale getirerek apdallaşır.

Hadisi şerifte. “Bir mü’min başka dinden birine benzerse, o onlardandır” olmasına rağmen, o dinsizlerin (zünnar) hariç tüm adetlerini kıyafetlerini foter ve kasketleri  kullanmaktan geri kalmaz. (Bu kıyafet daha önce mecburi idi fakat şimdi onun zaruriliği yok)

Dinimiz hanımlara yüz el ayaktan başka bütün vücudunu örtmesini emrettiği halde, bu ikinci bölüm  dinine lakayt müslümanlardan olan hanımlarımız ise şehevi duygularını tatmin etmek için ve Feminizmden gelen la dini kanunlara uymak için yarım çıplak gezmekten çekinmezler. Evet  yukarıda dediğim gibi dinimiz: Erkek ve hanımlara ecnebi dinsizlerine benzemeyi yasaklamışken,  zavallı hanımlarımız hiç çekinmeden onların hanımlarından fazla soyundular. Dinimizde hanımın tesettürü vücudunun azalarının kalınlığını belli etmemekle olur, ama onlar örtünmek şöyle dursun vücudunun yarıdan fazlasını  açıp yarı çıplak geziyorlar. Hatta tesettürlülerin de çoğu dandik bir çeşit tesettürle dar pantolon ve üst kısmını yayım yamalak kıyafet ile kendini örter işi halletti zanneder.

Evli hanım beyinin yanında mutfak elbisesi ile oturur yabancı biri gelince, veya gezmeye çıktığı zaman yeni elbise giyer dudağını yüzünü boyar öyle çıkar. Bu ne demektir? Ben beyimi beğenmiyorum haydi bana bir müşteri varmı demektir. Dinimiz erkeğe göbek üstü ile diz kapakları altına kadar örtmelerini emreder. Fakat ne yazık Avrupa’dan gelen kıyafet kanunu yaz sıcaklarında dahi erkeklerin boğazlarını kravatla sıkarlar, ve ne yazık buğün medeni görünmek için kravat takmak şart olmuştur, hanımları ise son derece çıplak gezdirir. Allah bu millete hidayet ihsan etsin. Cehennem ateşine odun olmamaları için onları uyandırsın.

Abdülkadir Haktanır

www.NurNet.org

Sende yorum yazabilirsin