Sultan 2. Mahmud’un Aldığı Ders!

07Sultan Mahmud tebdil-i kıyafet yapıp gezerken tıkanan lağım kanalını açmakla uğraşan bir adamın konuşması dikkatini çeker. Adamın yaptığı iş çok müstekreh olduğu için Padişahın midesi bulanır.Tam bu esnada lağımcı küreği daldırır, çıkarır. Ortalığa fena bir koku yayılır. Bu kokudan lağımcı da etkilenerek seslenir: Yeter artık be kör nefis! Şimdi seni bu pislikten daha kötüsünün içerisine sokarım.”, der.

Sultan hayretle yanındaki adamına sorar:

Bu adamın söylediğini işittin mi?

İşittim efendim.

Kendisi dizlerine kadar pisliğin içerisinde olduğu halde kör nefsi daha hangi pisliğe sokabilir ki?

Adamın işinin bitmesinin ardından takip ederler. Evine girip temiz kıyafetlerle çıkan lağımcı, esnaf kahvesine oturarak okkalı bir kahve ısmarlar. Sultan Mahmud ile yaveri Sait Efendi usulca yaklaşıp selam verirler. Lağımcı Usta masaya davet eder. Konuşma başlar:

Merhaba ağa.

Merhaba, buyurun der, iki kahve daha söyler.

-Çalıştığın yerden beri seni takip ediyoruz.

-Hayrola! Yapılacak bir iş mi var? Herkese sorun, Sarı Mehmet dedin mi herkes tanır beni.

-Hayır, bir işimiz yok ancak çalışma esnasında bir sözünü çok merak ettik. Demiştin ki: “Yeter artık be kör nefis! Şimdi seni bu pisliğin içerisine sokarım.”Halbuki sen zaten pisliğin içerisinde idin. Nefsi daha nereye sokacaksın ki?

Lağımcı gülerek cevap vermiş:

Ben zenaatlerin en pisini yapıyorum ama alnımın teri ile hayatımı kazanıyorum. İşim bitince de yıkanıp ağa oluyorum, kendi saltanatımın padişahı oluyorum. Sultan Mahmut bile bana vız gelir. Kokudan tiksindiğim vakit nefsime “seni bu pislikten daha kötüsüne sokarım”, sözümden muradım, “bir yere uşaklığa girerim, seni emir altına aldırırım” demektir. Şimdi anladınız mı?

Sultan, adamına işaret eder, o da bir kese altın uzatır, ama lağımcı itiraz eder,

Ben bir iş görmedim ki karşılığını alayım, der.

-Bu, iş karşılığı değil. Padişah ihsanıdır. Hani biraz önce Sultan Murad bile bana vız gelir demiştin ya, işte onun ihsanıdır.[1]

Nefsin firavunluğunu ve onun korktuğu tek noktayı anlatan bu hikayeyi manidar bulduğumuz için paylaşmak istedik. Emir altına girmek istemeyen nefsi, lağımcı Sarı Mehmet Usta, uşak olma, emir altına sokma tehdidi ile haddini bildirip, pisliğin içerisinde temizlenme dersi verir.

Fazla söze gerek var mı?

Mehmet Çetin

mehmetcetin.de

[1] Hilmi Yücebaş,  Ref’i Cevat Ulunay’ın Hayatı Hatıraları Eserleri, sh. 128, Arkın Dağıtım. 1968

1 tane yorum yapılmış

  1. Ismet Yazıcı diyor ki:

    Sitenizi diğerlerine nazaran tercih etmemin yegâne nedeni; Azım hizmetinizdir. Fasulyeyim diye kendimi nimetten saymıyorum. Yazar değilim. Duygulanarak yazdıklarımı beğenilir faydalı olur mukabilince göndermek istiyorum.

Sende yorum yazabilirsin