Etiket: "Ali Ferşadoğlu"

En mukaddes müessesemiz aile dağılıyor, uyanınız!

En mukaddes müessesemiz aile dağılıyor, uyanınız!

İnsanlığın en eski, en mukaddes, en verimli, en sağlam müessesesi ailedir. ( Ali FERŞADOĞLU )

Devamını oku ›
Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye barışı emretmiyor mu?

Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye barışı emretmiyor mu?

İslâmın kelime anlamı, barıştır, emniyettir, selâmette olmaktır, her türlü olumsuzluktan emin olmaktır. Dolayısıyla dahili ve milletler arası ilişkilerde aslolan barıştır.

Devamını oku ›
Cemaat mensubiyetinin faydaları

Cemaat mensubiyetinin faydaları

Günlük hayatımızda, hepimiz aile, arkadaş, komşu gibi küçük gruplar içinde yer alırız zaten. Diğer taraftan, dernek, şirket, cemaat, ekol, tarikat gibi çeşitli gruplara mensup olabiliriz. Kişiler mensup oldukları grup, cemaatin değer yargılarını benimser ve ona göre hareket ederler. Aslında bir grup/cemaatte yer almamız, sosyal varlık olmamızın bir sonucudur. Çünkü, kişiliğimizi başkalarına göre geliştirir, davranışlarımızı onlara göre ayarlarız. Rûhî ve sosyal […]

Devamını oku ›
Takva Nedir? Üstünlük Neden “Takva”dadır?

Takva Nedir? Üstünlük Neden “Takva”dadır?

Bir hadis-i şerifte, “Arab’ın Arap olmayana üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir. İnsanın cennete girmesine sebep olan en büyük şey, kulun takvasıdır” buyurulur. (Ali Ferşadoğlu’nun yazısı..)

Devamını oku ›
“İyiliği tavsiye, Kötülükten sakındırma” bir görev midir?

“İyiliği tavsiye, Kötülükten sakındırma” bir görev midir?

Buna göre; “iman hizmeti” sadece ilim tahsil etmek ve anlatmak değildir. Hizmeti maneviyât üreten bir fabrika olarak düşünürsek, en büyük çarktan onu tutan cıvataya kadar muhtelif hizmetler vardır. Fabrikanın bekçisi de hizmet ediyor, temizlikçisi de, işçisi de, ustabaşısı da, mühendisi de, müdürü de… Hepsinin hizmeti birbirini gerektiriyor. Öyle ise, insanlar ve bilhassa gençler, deccalizmin şubeleri olan “ifsat, dinsizlik ve ahlâksızlık komitelerinin” çıkardığı ateşlerde cayır cayır yanarken, o yangını söndürmeye yoğunlaşmalı. Ayağımıza takılan çelmelere değil… (Ali Ferşadoğlu’nun yazısı..)

Devamını oku ›