Bedîüzzaman Said Nursî, insanın fıtratındaki muhabbet duygusunun yanlış yönlere sapmasıyla ortaya çıkan bir tehlikeye dikkat çekmektedir. “Adâvete muhabbet” ifadesi, bu noktada insanın düşmanlık hislerine duyduğu ilgiyi eleştirir. Çünkü insanlar muhabbet yerine kin ve adavetle bir nevi kendine adavet etmiş oluyor. Çünkü kâinat muhabbetle yaratılmıştır. Bu mayayı çıkartmaya çalışınca kendi sistemine zıt bir tutum sergilemiş oluyor. Bir süre sonrada ben merkezli bir anlayış türemiş oluyor.
Devamını oku ›Etiket: "kin"
ADAVET | Ehemmiyetli bir kaide-i Kur’aniye
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ وَ بِهِ نَسْتَعِينُ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَ الصَّلاَةُ وَ السَّلاَمُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَى آلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينَ Ehemmiyetli bir kaide-i Kur’aniye “Bazan Kur’an, Cenab-ı Hakk’ın fiillerini tafsil ediyor. Sonra bir fezleke ile icmal eder. Tafsiliyle kanaat verir, icmal ile hıfzettirir, bağlar.” S:418 ADAVET Bazı seyyiatı sebebiyle muhlis bir mü’mine adavet etmek, fesadcılıktır: Evet, “insanın hayat-ı içtimaiyesini ifsad eden bir desise-i şeytaniye şudur ki: Bir mü’minin bir tek seyyiesiyle, bütün hasenatını […]
Devamını oku ›Vicdan ve Nefis
İnsanın mânevî cephesini de maddî cephesini de ayrı birer mekanizma şeklinde ele almak ve öyle değerlendirmek gerekir. İsterseniz bunlardan, mânevî olana vicdan mekanizması, diğerine de nefis mekanizması diyebiliriz.
Devamını oku ›Kin ve Düşmanlık Azaptır
Kin ve düşmanlık, hem insanın kendisine hem mü’min kardeşine hem Allah’ın rahmetine karşı zulümdür. Çünkü kin ve düşmanlık insanın kendi nefsini acı verici azaplar içerisinde bırakır. Düşmanına giden nimetlerden de rahatsız olduğu gibi o düşmanlığından gelen korku elemini de kendine çektirir. Nefsine zulmeder.
Devamını oku ›İyilikleri Kötülüklerini Geçen Sevilmeye Layıktır
İnsanları zatı için değil, sıfatı için sevmek lazımdır. O halde önemli olan hangi kıymetli sıfatlara sahip olduğudur. Yani kişide bir tane olumlu sıfat dahi varsa, diğer olumsuz sıfatları için kin bağlamak ve ona düşmanlık etmek zulümdür.
Devamını oku ›













