Etiket: "Muhammed Numan Özel"

Risale-i Nur Külliyatında ANARŞi – 1

Risale-i Nur Külliyatında  ANARŞİ – 1   1. Anarşi 2. “Şimdi İstanbul’da -daha dehşetli bir fikirde- anarşi fikirli küfr-ü mutlaka düşmüş bir kısım münafıklar, Risale-i Nur gibi, ekmek ve suya ihtiyaç derecesinde herkes muhtaç olduğu imanî hakikatlarına ihtiyacı düşürmek desisesiyle diyorlar ki: “Her millet, herkes Allah’ı bilir.” (E: 203) 3. “Çünki anarşi hiçbir hakkı tanımaz, insaniyet seciyelerini canavar hayvanların seciyesine […]

Devamını oku ›

AHKÂM-I ŞER’İYEDE NAKLÎ DELİL ESASTIR!

  AHKÂM-I ŞER’İYEDE NAKLÎ DELİL ESASTIR!   “Dokuzuncu Nükte: Mesail-i şeriattan bir kısmına “taabbüdî” denilir; aklın muhakemesine bağlı değildir; emrolduğu için yapılır. İlleti, emirdir. Bir kısmına “Makul-ül mana” tabir edilir. Yani: Bir hikmet ve bir maslahatı var ki, o hükmün teşriine müreccih olmuş; fakat sebeb ve illet değil. Çünki hakikî illet, emir ve nehy-i İlahîdir. Şeairin taabbüdî kısmı; hikmet ve […]

Devamını oku ›
AHiRZAMAN FİTNESNDEN UZAK DURMAK

AHiRZAMAN FİTNESNDEN UZAK DURMAK

AHiRZAMAN FİTNESNDEN UZAK DURMAK Tatbiki Şekli. Yani “Nelerden Uzak Durulacak? “Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyan her asırda her ferde hitab eder bir ilm-i muhit ve bir irade-i şamile ile herşeye bakabilir; ve madem ülema-i İslâm’ın ittifakıyla, âyetlerin mana-yı sarihinden başka işarî ve remzî ve zımnî müteaddid tabakalarda manaları vardır. Ve madem يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا   gibi hitablarda her asır gibi, bu asırdaki […]

Devamını oku ›
Ahmed Kalkan’a Cevaplar!

Ahmed Kalkan’a Cevaplar!

Nurculuk ve Gülen Hareketinin Din Anlayışı/Ahmed Kalkan isminde ki videoda Selefi ve Tekfirci anlayış ve islamoğlu ve bayındır ağzı ile konuşan videoya cevaptır. Bu vatandaş ezbere ve mustafa islamoğlunun ve a. bayındırın ve selefi/vehhabi/harici ve tekfirci ağızla ve bunun önüne koyulan metni papağan gibi okumaktadır. 1 – Kendi karman çorman hatıraları ile bir şeyler anlatıyor. 2 – 25. dk de […]

Devamını oku ›
Cehennem Mi Adem Mi?

Cehennem Mi Adem Mi?

ADEM’İN CEHENNEM’DEN EŞEDDİYETİ   Demek o kereme lâyıkve o rahmete şayeste bir dâr-ı saadet olacaktır. Yoksa gündüzü ışığıyla dolduran Güneşin vücudunu inkâr etmek gibi, bu görünen rahmetin vücudunu inkâr etmek lâzımgelir. Çünki bir daha dönmemek üzere zeval ise; şefkati musibete, muhabbeti hırkate ve nimeti nıkmete ve aklı, meş’um bir âlete ve lezzeti eleme kalbettirmekle hakikat-ı rahmetin intifası lâzımgelir. (Sözler:65) …Rahmetin […]

Devamını oku ›