Etiket: "nur"

Anarşi Sebep ve Çareleri – 4

Anarşi Sebep ve Çareleri – 4

Bu milletin hususiyetlerini dikkate almadan girişilen sözde ıslahat hareketlerinde, birincisi Müslümanları dini hislerinden tecrid ederek dünyaya sevk etmek, diğeri de hürriyetçilik namı altında nefsin istibdadına yol açmak olmak üzere iki dehşetli hataya düşülmüştür. Birinci hatanın temelinde, din ile içtimaî hayatı birbirinden ayrı tutmak gibi yanlış bir zan yatar…
(Abdulkadir Çelebioğlu)

Devamını oku ›
Anarşi Sebep ve Çareleri – 3

Anarşi Sebep ve Çareleri – 3

FRANSIZ İHTİLALİ BİZE ÖRNEK OLAMAZ
Evet, insanlığın yüz karası engizisyon işkenceleri ve benzeri vahşet ve zulümler, Avrupa’da Hristiyanlık taassubunun en kuvvetli olduğu devirlerde cereyan etmiştir. Avrupalılar bu taassubun perdesini yırtmak suretiyle vahşetten kurtulmak ve medenileşmek fırsatını bulabilmişlerdir. Bizdeki Avrupa hayranları da bu noktadan hareketle, “İşte”, demişler… (Abdulkadir Çelebioğlu)

Devamını oku ›
Anarşi Sebep ve Çareleri-2

Anarşi Sebep ve Çareleri-2

BEDİÜZZAMAN İLE NEDEN UĞRAŞTILAR?
RİSALE-İ NUR OLMASAYDI…
AVRUPA NASIL İLERLEDİ, BİZ NASIL GERİ KALDIK?
(Abdulkadir Çelebioğlu)

Devamını oku ›
Anarşi Sebep ve Çareleri – 1

Anarşi Sebep ve Çareleri – 1

Bazı dostlar hatırlattılar: Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin bugünkü hadiseler hakkında fikir ve beyanatı, mütalaaları yok mu ki?.. Neden yazmıyorsunuz? Anarşi yalnız Türkiye’nin değil, tüm dünyanın en mühim meselesi oldu. Devletin bekası, milletin var veya yok oluşu gibi çok nazik bir devrede bulunuyoruz.
(Abdulkadir Çelebioğlu)

Devamını oku ›
FARAZÂ HAKİKİ BEKLENİLEN O ZÂT

FARAZÂ HAKİKİ BEKLENİLEN O ZÂT

Risale-i Nur Külliyatı’nda birçok cümleler birbiriyle, bir binanın tuğlaları ve bir kalenin taşları gibi sıkı sıkıya bağlıdır. Tuğla veya taş tek başına ele alınır ise, bütünü yansıtmadığı malumdur. Risale-i Nur Külliyatı’ndan da istediği cümleyi cımbızlama yaparak alıp, yanlış yorumlar ile amacından uzaklaştıranlar her zaman vardır ve olmaya da devam edecektir. Cümleyi bağlamından koparmak İslâm tarihinde ilk olarak âyet ve hadîsler […]

Devamını oku ›