Etiket: "risale-i nur"

Cevşen-ül Kebir ve Risale-i Nur ve Hizb-i Nurî

Cevşen-ül Kebir ve Risale-i Nur ve Hizb-i Nurî

Cevşen-ül Kebir ve Risale-i Nur ve Hizb-i Nurî dahi kâinatı baştan başa nurlandırıyor, zulümat karanlıklarını dağıtıyor.. gafletleri, tabiatları parça parça ediyor. Ehl-i gaflet ve ehl-i dalaletin altında saklanmak istedikleri perdeleri yırtıyor gördüm. Kâinatı, enva’ıyla pamuk gibi hallaç ediyor, taraklar ile tarıyor müşahede ettim. Ehl-i dalaletin boğulduğu en son ve en geniş kâinat perdelerinin arkasında, envâr-ı tevhidi gösteriyor. [Muhammed Numan ÖZEL]

Devamını oku ›
İdam-ı Ebedi nedir?

İdam-ı Ebedi nedir?

Bediüzzaman Hazretleri Risale-i Nur’un On Üçüncü Sözünün İkinci Makamında kabrin üç sınıf insana göre üç farklı mahiyetinden bahseder…
(Muhiddin Yenigün)

Devamını oku ›
Süleyman Demirel’i Ziyaretlerimiz

Süleyman Demirel’i Ziyaretlerimiz

Risale-i Nur talebesi akademik personel olarak, görev yaptığımız illerde kendi aramızda yaptığımız Risale-i Nur derslerinden başka, yılda bir defa da Türkiye’nin her tarafından ulaşımın diğer illere nisbeten kolaylığı sebebiyle Ankara’da yaptığımız toplantılarda, Mehmet Kutlular’ın bizim için randevu almasıyla Süleyman Demirel’i de ziyaret ederdik…
(Prof. Dr. Mustafa Nutku)

Devamını oku ›
Süleyman Demirel İle İlgili Tavır

Süleyman Demirel İle İlgili Tavır

İnsanların son halleri mühimdir. “El hükm-ü lillah”, hüküm elbette ki Allah’ındır; biz hatasıyla, sevabıyla âhirete gitmiş her kişiyi Allah’a havale ederiz ve hiç kimse hakkında vefatından sonra, Allah’a karşı haddimizi aşarak hüküm veremeyiz…
(Prof. Dr. Mustafa Nutku)

Devamını oku ›
Cehennem’den Bahsetmenin Lüzumu

Cehennem’den Bahsetmenin Lüzumu

…Hem 80’li yaşlara gelmiş olmasına rağmen ezan okununca çok yakındaki camiye gittiği hiç görülmüyor, hem de Kuran’da âyetlerle ve Peygamberimiz’in (s.a.s.) hadislerle bahsettiği ve cezalandırılma tehlikesine karşı ikazlarda bulunulduğu Cehennem’den resmî görevi gereği olarak da bilhassa bahsetmesi gereken bir Diyanet mensubunu bundan yasaklamaya çalışıyordu!
(Prof. Dr. Mustafa NUTKU)

Devamını oku ›