Etiket: "risale-i nur"

Ramazan, iktisat, şükür…

Bediüzzaman Said Nursî, Ramazan Risalesi’nin bir küçük risale olarak ayrıca neşri sırasında, yanına iki risaleyi de eklemiş: İktisat ve Şükür. Sonuçta, bu üç risale, birbiri ardınca çıkıyor karşımıza: Ramazan, İktisat, Şükür Risaleleri… Bu sıralama, başlıbaşına önemli. İsraf eden şükredemez. İktisattır nimetin farkındalığın nişanesi ve ancak iktisat edenin başarabildiği bir haldir şükür… (İsmail Örgen’in yazısı..)

Devamını oku ›

Nurlara Bizi Gark Ettin (Şiir)

Nurlara bizi gark ettin ey koca Üstad, Sonuna dek sen hayırla, edilecen yâd,
Himmet et bize Nur’lara, olalım münkad, Çünkü Nurlar gönülleri, eyliyor âbâd.

Nurdan iman mefkûresi verdin bize, İla yevmü’l-kıyame minnettarız size,
Senin ilmin önünde, herkes düştü dize, Risale-i Nur çoğunu çıkarttı düze. (Abdulkadir Haktanır’ın yazısı..)

Devamını oku ›

Risale-i Nur’un Kelimeleri Anlaşılmıyor Denilemez!

Marifetullah, Tevhid ilmiyle meşgul olmak isteyen kişi bu ilmin tabirlerini anlamıyorum diyemez. Zaten bu ilmi öğrenmek için o tabirlere alışması gerekir. Marifetullah ilminin, Kur’an lisanında kendine has tabirleri vardır. İşte biz bu tabirlerin hakikatlerine çıkmak için Risale-i Nuru okuyoruz.

Devamını oku ›

Arap Dünyası Genç Akademisyenler Konferansı Başladı (22-29 Haziran 2013)

2009’dan itibaren her yıl düzenlenen Uluslararası Genç Akademisyenler Konferansı’nın bu yıl beşincisi 22-29 Haziran 2013 tarihlerinde, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı ve Bursa Kültür Vakfı Sosyal tesislerinde gerçekleştiriliyor. İngilizce konferans, 8-9 Haziran 2013 tarihlerinde Akgün Otelde yapılmıştı. Arapça konferans için Endonezya, Malezya, Hindistan, Cezayir, Fas, Sudan, Irak, Mısır, Nijer, Suriye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye’den Nursi Çalışmaları alanında master veya doktora yapmakta olan 30’u aşkın genç akademisyen katıldı.

Devamını oku ›

Yaratıcısını Arayan Çocuk!

Çocuklar öteden beri dikkatimi çekmiştir hep… Eğitimci olmamız nedeniyle değil sadece, bir baba, bir dede olmamız hasebiyle de, yakın çevremden başlayarak o cennet kokulu, temiz fıtratlı yavruları düşünmüşümdür sürekli. Onları sevmek, başlarını okşamak apayrı bir zevk. Ama bir yerden itibaren ciddi mânada eğitimleri, tefekkür dünyalarını geliştirme, ufuk açıcı anlamda zihnî, aklî, rûhî gelişimlerine yol açmada ve geleceğe hazırlanmaları hususunda üzerimizdeki sorumluluğun ağırlığını hissetmemiz gerekiyor. (İsmail Aksoy’un yazısı..)

Devamını oku ›