Etiket: "tefekkür"

Fark Etmiş Olmak ve Müjde!

Fark Etmiş Olmak ve Müjde!

Hiçbir kitap kâtipsiz olmuyorsa, hiçbir köy muhtarsız olamıyorsa, bir iğne bile ustasız meydana gelmiyorsa, bütün bunlar nasıl olurda bizleri alakadar etmez? Bu düzeni kuran ve işletene nasıl bi gayr kalabiliriz? Nasıl olurda Bütün bunları yapanın bizden ne istediğini sorgulamaz ve emirlerine itaat etmeyiz?

Devamını oku ›
Bediüzzaman’ın Tefekkür Dünyasında “Dağlar”ın Yeri

Bediüzzaman’ın Tefekkür Dünyasında “Dağlar”ın Yeri

Ayet-ül Kübra’da kâinattan Halikını soran seyyah dağlar tarafından onlardan da Halikını sormak için çağrılır. “ Dağlar ve sahralar, seyahat-ı fikriyede bulunan o yolcuyu çağırıyorlar “Sayfalarımızı da oku” diyorlar. O da bakar, görür ki: Dağların küllî vazifeleri ve umumî hizmetleri o kadar azametli ve hikmetlidirler; akılları hayret içinde bırakır… ” (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)

Devamını oku ›
Merhaba Kış! Hoşgeldin Dünyamıza!

Merhaba Kış! Hoşgeldin Dünyamıza!

Onlar geldiler ve gittiler. Gitmek istediklerinden gitmediler. Gitmek zorundaydılar. Çünkü onlarda görünen güzellik, başka başka aynalar istedi. Çünkü öyle bir güzellik bir güle, bir bülbüle, bir bahara razı olmazdı. Öyleyse sen de bir güle, bir bülbüle, bir bahara, bir dünyaya razı olma. Eskimiş aynalar, bırak, kırılsın gitsin. Sen yeni aynalarda seyret güzelliği.Hepsi de aynı yerden geliyor. Öyleyse giden yok, ölen yok, ayrılan yok, kaybolan yok… Ezelî Esmânın bir Müsemmâsının değişik tecellîleri var sadece. (Ümit Şimşek’in tefekkür yazısı..)

Devamını oku ›
Nükte ve fıkralarla tebessüm ve tefekküre ne dersiniz?

Nükte ve fıkralarla tebessüm ve tefekküre ne dersiniz?

Bundan sonra sıkça tekrar ettiği söz hep aynı olur. “Ey Harun, gözünü kapayınca yok olacak saltanatına sakın güvenme!”

Devamını oku ›
Said Nursi neden gazete okumazdı?

Said Nursi neden gazete okumazdı?

Eski zamanların semadan haber getiren manevi liderlerinin yerini günümüz cilalı imaj devri’nin parlak yaldızlı sunucuları, spikerleri, muhabirleri, köşe yazarları, senaristleri, yazı teknisyenleri, yorumcuları aldı adeta… Onların gün boyu dört bir koldan üfürdükleri, söyledikleri, değişik etkin yöntemlerle beynimize ve kalbimize zerk ettikleri afyonlanmış yorum, kanaat, kavram, bakış açısı, hislenme biçimleri, davranış örüntüleri ile hayata, olaylara, dünyaya, insanlara, varlığa yaklaşıyoruz. Farkında mıyız? (Yusuf Özkan Özburun’un yazısı..)

Devamını oku ›