Tavuk Gibi Erkekler, Horoz Gibi Kadınlar

Ekmek taşıyan kadınlarDünya Kadınlar günü haftasında medya öyle haberler hazırlıyor, öyle afişler kullanıyor ki, bu haber ve afişleri görenler, bütün erkeklerin ‘kadınları dövme fantezisi olan psikopatlar’ olduğunu düşünür.

İnternet sayfası vasıtasıyla, kadınlara uygulanan şiddeti gündeme getirmek için hazırlanan bir sitenin sloganlarından birisi ‘İsyan et! Dans et! Ayaklan!

Bu bakış açısı ve bu mantık, kadın ve şiddet sorununu çözemez. Problemin kaynağını doğru görmeyenlerin üreteceği çözüm yöntemleri, problemin büyümesinden başka bir şeye yaramaz. Yanlış teşhis yanlış tedavi anlamına gelmez sadece. Yanlış teşhis, küçük problemlerin büyümesine kapı aralar. Dizleri ağrıyan birisine göz damlası damlatmaya benziyor, bizim medyanın konuyu gündeme taşıma biçimi.

Doğu’da ezilen Kadın!

Dünya kadınlar günü konuşulurken, dünyanın doğusunda ezilen, eve hapsedilen, ikinci – üçüncü eş olmak zorunda kalan Ortadoğu kadınları gündeme getirilir bir biçimde.

Ortadoğu da kadın merkezli sıkıntıların çok olduğu gerçeğini kimse inkâr edemez. Ancak ‘bu halin suçlusu İslam dini’ gibi göstermeye çalışanlar, insanlığı kandırmak için her türlü takla atan batı kafasından başkası değil.

Dünyanın batsında (Avrupa, Amerika) üretilen bütün bombalar, dünyanın doğusunda patlarken, ‘Doğu’da kadın eziliyor!’ diyenler, kadınlar günü dolayısıyla doğuya saldıranlar, timsah gözyaşı döküyorlar.

Kadını kurtarmak için erkeğe saldırmak!

Birbirini tamamlamak için yaratılmış iki cinsi, birbirine eşitleme söylemi ile yarıştıran batı, yaptığı hatayı haklı göstermek için erkeğe saldırıyor. Allah karşısında erkek ile eşit yaratılmış olan kadını, ‘Erkeği günaha sürükleyen, insanlığın cennetten kovulmasına sebep olan varlık’ olarak yıllarca aşağılayan batı, bu sefer kadını erkekleştirerek, kadını cinsel bir obje olarak kullanarak ‘Kadın hakları’ kılıfıyla kadına kadınlığını unutturdu.

Horoz taklidi yapan tavuklara döndürdü kadınları batı uygarlığı. ‘Modern kadın’ tabiri ile çağdaş gösterilmeye çalışılan kadın, ne tavuk kalabildi, ne de horoz olarak kabul gördü.

Kadın ve Erkek eşit olamaz, olmamalı…

‘Hayvan Okulu’ adlı hikaye, kadın – erkek eşitliği söyleminin, yaratılışa ne kadar ters bir söylem olduğunu göstermek açısından önemlidir.

Bir gün ormandaki hayvanlar bir araya gelerek okul açmaya karar verirler.

Bir tavşan, bir kuş, bir sincap, bir balık ve yılanbalığı yönetim kurulunu oluşturdu. Tavşan, müfredatta koşmanın bulunmasını istemektedir. Kuş, uçmanın dâhil olmasını, balık, yüzmenin dâhil olmasını ve sincap, ağaca tırmanmanın mutlaka zorunlu dersler arasında olması gerektiğini söylemektedir.

Bütün bunları bir araya getirip, bir müfredat programı yaptılar. Ve bütün hayvanların bu dersleri görmesini istediler. Tavşan, koşu dersinde A alıyor olmasına rağmen, ağaç tırmanmak onun için çok ciddi bir sorundu. Sürekli kafa üstü düşüyordu. Bir süre sonra beyni hasar gördü ve artık eskisi gibi koşamadı. Artık koşuda A almak yerine, C alıyordu. Ve tabii, ağaç tırmanmada ise her zaman zayıf alıyordu. Kuş, uçmada çok başarılıydı, ama sıra toprak kazmaya geldiği zaman, o kadar başarılı değildi. Sürekli gagasını ve kanatlarını kırıyordu. Bir süre sonra, toprak kazma notu hâlâ F olmasına rağmen, uçma notu C’ ye düşmüştü. O da ağaca tırmanmakta çok zorlanıyordu.

Sonuçta, sınıf birincisi olan hayvan her şeyi yarım yapabilen, geri zekâlı yılan balığı oldu. Ancak eğitimciler çok mutluydu çünkü herkes bütün dersleri görüyordu.

Bu meşhur hikaye ‘Bu eğitime ‘Eşit eğitim hakkı’ dediler’ diye bitiyor. Kadın erkek eşitliğini, kuş sürünecek, tavşan uçacak mantığıyla sağlamaya çalışmak, tavuklara horoz, horozlara tavuk görevi vermek kadar komik ve yanlıştır.

Erkeklere ‘Böbürlenerek yürümeyin’ diyen Allah, kadınlara ‘Kırıtmayın’ diyor. Çünkü ikisinin de zaaflarını Allah biliyor. Adalet budur işte!

Modern ve Muhafazakâr Cahiliye

Batı’nın kadına yaşattığı sıkıntının adı Modern cahiliyedir. Yaratılışı, kalbi ve ruhu merkezli değil, bedeni merkezli bir kadın algısı, tam bir cahiliye adetidir.

Batıyı eleştirirken Doğu’nun problemlerini de doğru okumak gerekir. Özellikle ülkemizde ‘Din ve Kadın’ adına uydurulmuş o kadar çok hurafe var ki, bu hurafelerin yayılmasına sebep olan kitapları eleştirmek bile cesaret istiyor.

Bizim dindarlarımızda yaşanan problemi ‘Muhafazakar Cahiliye’ benzetmesinden başka bir benzetme ile anlatmak çok zor.

Allah ‘İnsan zayıf yaratılmıştır’ derken, bizim birçok hocamız ‘Kadın zayıf yaratılmıştır’ diye yazdı yıllarca.

Allah ‘İnsanı yarattığını’ söylerken, bizim hocalarımız, ‘Allah erkeği yaratıp, erkeğin kemiğinden kadını yarattığını’ anlatıp durdu senelerce.

Allah, Kadın ve erkek arasına mesafe koyarken, bizimkiler duvar örüp, kadını dört duvar arasına kapattı yıllarca.

Allah insanoğlunun nankör olabileceğini söylerken, bizim hocalarımız ‘Kadın milleti nankördür’ diye anlattı yıllarca.

‘Batı’nın çekici ile Doğu’nun Örsü arasında kalan kadın’ benzetmesi, kadın merkezli problemleri çok güzel özetliyor.

Kadına dair problemleri ne ‘Modern Cahiliye’ kafası ne de ‘Muhafazakar Cahiliye’ kafası çözemez. Kur’an ve Sünnet üzerine kafa yoracak Kadın müfessirler zihinsel emek harcamaya başlamadığı sürece, erkek yorumlarına mahkum sıkıntılardan kurtulamayacağız bu meselelerde.

Sahi Kur’an Tefsiri üzerine kafa yoran kaç bayan hatırlıyorsunuz? Veya Müfessir denilince aklınıza hiç kadın ismi geliyor mu? İslam kadının Tefsir yazmasını mı yasakladı ki, böylesi büyük bir boşluk var ortada?

Kadının kadına uyguladığı şiddet!

Erkeğin kadına uyguladığı şiddetten daha fazlasını, kadın kadına uyguluyor. Bahsettiğim şiddet fiziksel bir şiddet değil.

İhanet eden bir erkek, bu ihaneti başka bir kadın ile yapıyor. Evli erkeği yoldan çıkartan kişi, yine başka bir kadın değil mi?

Kocasının kayınvalidesi tarafından şımartıldığından şikayetçi olan bir kadın, oğlunu şımartarak büyütüyorsa, hemcinsi olan gelinine ‘psikolojik şiddet’ uygulamanın zeminini hazırlamış oluyor.

‘Annen olarak bana gösterdiğin saygıyı, eşine (gelinime) göstermezsen, sana annelik hakkımı helal etmem!’ diyen, kaç kadına rastladınız?

Allah’a karşı duruşumuz

Kadının erkek karşısında ki durumunu, erkeğin kadın karşısında ki tavrını konuşuyoruz sürekli. Piyasada konuya dair yüzlerce kitap var. Birbirlerini tamamlamak için yaratılmış olan iki cins, birbirleriyle savaşıyor gibi bir algıyla yazılıyor, bu ve benzeri kitaplar.

Kadının erkek karşısında, erkeğin kadın karşısında ki duruşunu düzeltmek istiyorsanız, ikisinin de Allah karşısında ki duruşunu düzeltin.

Dünya Kadınlar günü dolayısıyla, Kadına şiddeti konuşmaktan, ANNE olmayı konuşmayanlar, hiçbir soruna çözüm üretemezler.

Said Çamlıca

3 tane yorum yapılmış

  1. Prof.Dr.Mustafa NUTKU dedi ki:

    Neşretmeğe çalışılan doğruların arasına, bazı yanlışların da karışmamasına çok dikkat edilmelidir. Doğruları neşretmek hakkı tebliğ ve sevap; yanlışı neşretmenin ise günah olduğu unutulmamalıdır.

  2. Prof.Dr.Mustafa NUTKU dedi ki:

    Diyanet İşleri Başkanlığı kadrosunda yüzbin kadar din görevlisi varır. Bunların çoğu imam ve hatiptir. Bunlar irşad mesuliyetleri icabı, şer’î delillere (Kur’an, hadis, kıyas-ı fukaha, icma-i ümmet) dayanarak konuşurlar. Çok nadiren, bazı meseleleri yanlış anlamış ve ifade etmiş bulunanlar belki olabilirse de, tümü hakkında suizannı uyandıracak beyanlarda bulunulması çok yanlıştır. Ebu Zer(r.a.), Resul-i Ekrem Efendimizin (asm)şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Âlim yeryüzünde Allah adına hareket eden bir sultandır. Ona dil uzatan helâk olmuştur.”(Deylemî’nin Müsnedü’l-Firdevs’inden). Abdullah İbni Abbas 8r.a.) rivayet ediyor: “Cömerdin kusurunun, âlimin hatasının ve âdil idarecinin sertliğe kaçmasının üzerinde fazla durmayın. Çünkü Allah bunların her ayağı kaydığında ellerinden tutar, kaldırır. (Hatib’in Tarih’inden). Ubade bin Sâmit (ra)rivayet ediyor:”Büyüklerimize saygı göstermeyen, küçüklerimize merhamet etmeyen ve âlimlerimize hak ettiği değeri vermeyen bizden değildir.” (Müslim,5: 323; Tirmizî, Birr:73). Kadının erkeğe nisbeten daha zayıf yaratıldığı doğru değil mi?, Önce Hz.âdem’in (a.s.) daha sonra Hz.Havva’nın yaratılmış olduğu dinî kaynaklarda yer almıyor mu? Kadının evinde olması gerektiğini söylemek yanlış mı? Kadınların kocalarına ekseriya nankörlük ettikleri âyet ve hadislerde belirtilmiyor mu? “Batının çekici ile doğunun örsü arasındaki kadın” sözüyle ne demek isteniyor? “Erkek yorumlarına mahkum sıkıntılar” sözüye tüm erkek müfessir ve muhaddislere suizan ve iftirada bulunmak iması yok mudur? İslâm’da bir evli erkeğin annesinin saygı hakkının karısının saygı hakkından daha büyük olduğu şer’î delillerle bildirilmemiş mi? Şimdiye kadar, kadının tefsir yazamayacağı dinî otoriteler tarafından söylenmiş mi? Kadınlar yaratılışları icabı daha hissî oldukları için, onların yorumlarında yanılma ihtimali daha fazla değil midir?

  3. Yaşça benden geridir ama,hizmette önde olan Prof. Dr. Mustafa Nuktu kardeşim, Said Çamlıca’ya lazım olan cevabı vermiş. Buna ilaveten bende birkaç söz ilave edeyim:Allah c.ş Kur’ani Kerimde “Erkekler, kadınlar üzerinde hakim dururlar,çünkü bir kere Allah birini diğerinden üstün yaratmış…Bunun için iyi kadınlar itaatkardırlar.” ila ahir (Nisa,34)Kadın erkekle eşit olsa idi, kadınlardan da Peygamber olurdu fakat Yok. Evlenmenin sırrı nesli çoğaltmak içindir. Siz bana gösterin çalışan hanımlardan % de kaçının 1-2 çocuktan fazla çocuğu var. Fazla demiyorum 5 çocuğu olan hanım dışarıda çalışabilir mi? Çocuğa karşı anneyi şefkat kahramanı yapan Allah onu yavruya terbiye edici mesabesinde koymuştur.Gizli kamera ile bize anne hasretinden ağlayan çocuğu susturamayan dadı parmağı ile ağzına uyuşturucu sürmekle susturuyor. Üniversite me’zunu olma yolunda ki kızların çoğunun gayesi beyine hükmetmektir. Bugün mahkemelerde, yüz binlerce boşanma dosyaları,Dini eğitimden mahrum kalmaktandır. O terbiye anne babadan ve okuldan alınmazsa,onlardan geçinememekten başka beklenmez. Cumhuriyet devrinin mahsulunu gözümüzle görüyoruz. Evde erkek mi hanım mı hakim olacak. Hayır ne erkek ne hanım,”Allah’ın ve Peygamberimizin koydukları kanun hakim olacak” Hanım içişleri bakanı. Erkekte dış işleri bakanı. Şairin dediği gibi: “Ev boş kalmaz boş kalırsa bütün hayat boş olur. Hakkın yüce kanuni ile amel etmek hoş olur. Hoş değil de vazifedir aklı olan insana. reva değil tekme vurmak şu pek büyük ihsana.” Eskiden hanımlarda diploma yoktu fakat itaat vardı neden? Erkek ile kadın beraber çalışmakla senli benli oluyorlar sonra!Bekle nahoş şeyleri. Erkek evlenmeden önce anne ile babasını, huzur olmayan huzur evine niye göndermiyor?

Sende yorum yazabilirsin