Tefekkür ve Muhasebe Ekseninde Yeni Yıl
Risale-i Nur talebelerinin yeni yıla bakış açısı, modern dünyanın “kutlama” anlayışından farklı, tefekkür odaklı olmalıdır.
Nur talebeleri için takvimdeki yaprak değişimi, sadece eğlenilecek bir gün değil, ömür sermayesinin ne kadar hızlı tükendiğini gösteren bir ikaz levhasıdır. Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin vurguladığı “zamanın kıymeti” prensibi gereği, yeni yıl bir “muhasebe” vaktidir.
“Geçen bir yıl içinde ne kadar yol katettim? Maneviyatım ne durumda?” soruları sorulur. Yeni yıl, daha fazla hizmet ve daha ihlaslı bir yaşam için yeni bir niyet tazeleme vesilesidir.
Risale-i Nur bakışıyla dünya bir mezraadır. Her yeni yıl, bu tarlaya yeni tohumlar ekmek için verilen bir fırsattır. Nur talebeleri, zamanın akışını şu düsturlarla değerlendirir:
Yılbaşı gecesi dünyada yaygın olan eğlence ve israf kültürü, Nur talebeleri tarafından “gaflet” olarak görülür. Bu geceyi eğlenceyle değil, dua, cevşen ve Kur’an tilavetiyle geçirmeyi tercih ederler.
Yeni yılın gelişi, aslında dünyanın faniliğini ve ölüme bir adım daha yaklaşıldığını hatırlatır. Bu da “Baki-i Hakiki” olan Allah’a yönelmeyi netice verir.
Risale-i Nur talebeleri, özellikle yılbaşı gibi günlerde toplumdaki manevi aşınmaya karşı birer “manevi paratoner” gibi hareket etmeye çalışırlar.
Kırıcı olmadan, hal diliyle İslam’ın güzelliklerini yaşayarak çevrelerine örnek olurlar. Eğlence adı altında yapılan israf ve meşru olmayan faaliyetlerin manevi zararlarını, kendi aralarındaki ders halkalarında okudukları iman hakikatleriyle telafi etmeye gayret ederler.
Özetle, bir Nur talebesi için yeni yıl; “Bismillah” diyerek iman hizmetinde yeni bir şevk ile yola devam etmektir. Takvimler değişse de davamız olan “imanı kurtarmak ve muhafaza etmek” davası hep taze kalır.
Çetin Kılıç








