Toplumumuz Nereye Gidiyor?

 Kim verecek kedilere trafik bilgilerini,

  Ki hayatlarıyla ödemekteler bir yandan öbür yana geçmeyi

                                                                         (Sezai Karakoç/ Ayinler)

Atalarımız, kışın karlı ve soğuk günlerinde hayvanlar ölmesin diye dağlara ,ovalara yiyecekler bırakırlarmış. Kuşların barınmaları için kuşevleri yapmışlar.

Günümüzde ise toplumumuz nereye gidiyor? Hiç düşünüyor muyuz? Aşağıdaki haber başlıklarına bir göz atalım.

“Üç günlük bebeğin boğazını kestiler”

“Okulda baltalı dehşet”

“Canavar anne çocuk bakıcısı çıktı”

“Öldürüp,iki gün cesetle dolaştı”

“Canlı canlı gömmüşler”

“Öldürüp üçe ayırmışlar”

“Köpeği için arkadaşını baltayla parçaladı”

“5 lira için ağabeyini öldürdü”

Listeyi uzatmamız mümkün. Bize ne oluyor?

Geçmişteki toplum yapımızdan başka bir örnek verelim.Kanuni Sultan Süleyman zamanında İstanbulun farklı yerlerine içleri oyuk “Sadaka Taşları”konulur. Durumu iyi olan insanlar,bu taşların içerisine kimseye görünmeden paralar koyuyorlar. İhtiyaç sahibi fakirlerde bu paradan ihtiyaçları kadarını alıyor.Acaba böyle bir örneği Avrupa, Amerika vb. yerlerde görebilir miyiz?

Ülkemizde bu günlerde sokaklara birer sadaka taşı konulsa durum ne olur? Cevabı hepimiz biliyoruz.Geçmişte toplumun bu kadar yüksek seviyede  olmasının sebebleri nelerdi? Günümüzde toplumumuzun bu duruma düşmesinin en önemli sebebleri nelerdir? Bu konuda gerekli araştırma ve incelemelerin yapılması gerekir.

Bizce en önemli sebepler arasında o günün eğitim sistemi ve toplumun manevi değerlerine bağlılığıydı.

Günümüzde ise başta eğitim sistemimizin yanlış olması,kitle iletişim araçlarının sorumluluktan uzak olmaları, kanunlarda boşlukların olması,yanlış kentleşme vb. nedenlerden dolayı toplumumuz sürekli kötüye gidiyor.Duruma el konulmaz ise Allah korusun günün birinde toplumun tamamen çökmesi mukadderdir.

Yapılan araştırmalar ,insanın çocukluk dönemindeki yaşadığı olayların hayatının bütününde etkili olduğunu ortaya koyuyor.Onun için atalarımız “insan yedisinde ne ise yetmişinde de odur” demişlerdir.Bu yüzden  ahlak,karakter ve din eğitiminin çok erken yaşlarda başlaması gerekir.Televizyonlar,gazeteler yüksek karakterli bir toplum olmamıza yönelik yayınlar yapmalıdır. Kanunlarımız bu hedefleri gerçekleştirecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.

Bundan birkaç yıl önce bir kediye araba çarpmasına şahit oldum.Kedi metrelerce havaya fırladıktan sonra feci bir şekilde can verdi. Bu olay gözümün önünden hiç gitmiyor.Bu yüzden yazının başındaki Sezai Karakoç’un şiiri çok anlamlı.Şehirlerimizi,yollarımızı,cadde ve sokaklarımızı öyle yapmalıyız ki;bırakın insanı, herhangi bir hayvan bile zarar görmemelidir. Bir hayvanı öldürmenin,insan öldürmeden hiçbir farkının olmadığı anlayışına sahip insanlar yetiştirmeliyiz. Yoksa gelecekte bugünleri de çok  ararız..

Nizamettin Yıldız

www.NurNet.Org

1 tane yorum yapılmış

  1. sohbet dedi ki:

    Öyle bir toplum olduk ki, ne duyar. ne görür, ne de karışır olduk. Bizleri kim ve neden bu hale getirdi. Haberler bile artık insanın içini karartır oldu. Her gün yeni bir ölüm haberi ile karşımıza çıkıyor. Yukarıdaki yazıda da anlatıldığı gibi. Hocam yüreğinize sağlık, anlatım güzel ama inşallah ders çıkartırız.

Sende yorum yazabilirsin