Yaşlıların Yeri “Huzur Evi” Değil, Huzurlu Yaşadığı “Evi”dir!

Geriatri, 65 yaş ve üstü kişilerin koruyucu hekimlik uygulamalarıyla sağlıklı yaşlanmalarını hedefleyen ve bu yaş grubundaki kişilerin sağlık sorunları, sosyal yaşamları ve yaşam kaliteleriyle ilgilenen, kronik hastalıklarının tanı, tedavi ve takibini yapan bir bilim dalı olarak açıklanıyor. Yeni bir tabir olarak hayatımıza giren geriatri aslında her birimizin çok yakın olduğu bir kavramla birlikte yol alıyor.

Herkes sağlıklı ve uzun ömür geçirmeyi hayal eder. Gençken her şey çok daha kolay ve hızlı ilerlerken yaşlandığımızda nerede ve ne durumda olacağımız ise net değildir. Evde yaşlı bakmanın zorluğunun yanı sıra gerekliliği üzerine de düşünceler içerisindeyken konunun gerçek uzmanı ve gönüllüsü diyebileceğimiz Dünya Yaşlanma Konseyi Başkanı Dr. Kemal Aydın ile yaşlı bakımına dair pek çok şeyi Moral Dünyası dergisi okuyucuları için konuştuk.

Hastalanınca bakıma muhtaç olmak mıdır yaşlılık, yoksa güncel tabirle yaş almak yaşlı olmak için yeterli mi?

Yaşlılık ülkeden ülkeye göre değişir. Türkiye’de ortalama yaşam 75’tir; bu rakam Japonya’da 85’tir. Gelir durumu, çevresel şartlar ve genetik faktörlere göre yaşlılık yaşı da değişiyor.

Yaşlanmaktan ya da yaşlıya bakmaktan korkuyor muyuz?

Yaşlanmak kaçınılmaz bir olgu. Anne karnında kalp atışları başladığı andan itibaren her şey başlıyor aslında. Ancak yaşlanmaktan korkuluyor. Anmak, hatırlamak istenmiyor. Ancak özellikle yaşlı sağlığına sadece fiziksel olarak değil sosyal, ruhsal, manevî olarak bakmak gerekiyor.

Evde yaşlı bakmak çok sayıda insanın yaptığı bir davranış ancak çok sayıda huzur evi var, bu anlamda neler söylersiniz?

Bizim kültürümüzde yaşlıya evde bakmak ve sağlık hizmeti sunmak her zaman vardı. Hastane tarihimizde olan bir kavram değildi. Vakfiyeler, şifahaneler ile görevlendirilmiş kişiler yaşlılar için görev yapıyordu. Evde sağlık hizmeti şimdi dünyanın da yapmaya başladığı uygulamalar arasına girdi. Yaşlının en güzel bakım yeri kendi evidir; bu unutulmamalı.

Huzur evi yaşlılar için uygun değil mi?

Yaşlıları bulunduğu ortamlardan uzaklaştırmak alzheimer gibi hastalıkların oluşmasına neden oluyor. Yalnızlık ve stres, kronik hastalıkların da oluşmasına neden olabiliyor. Özellikle sağlıklı yaşlının yeri huzur evi değil huzurlu yaşadığı evidir.

Eğer yaşlıya evde bakılamıyorsa huzur evinden başka alternatif olabilir mi?

Evde bakım öncelikli tercih edilmesi gereken durum olmalı. Sağlık hizmetlerinin de evde sunulduğu, yaşlının da ailesinin yanında olması doğru olandır ama şartlara göre farklı alternatifler de şekillenebilir. Yaşam evlerinde yaşlı kişi yalnız kalmamak için aynı durumda olan insanlarla birlikte kaldığı sosyal çevresi olabilecek yerlerde kalabilir. Bunun yurtdışında çok sayıda örneği var. Bakım evleri, rehabilitasyon merkezleri gibi içeriği farklı olan yaşlıların tercih edebileceği seçenekleri yerel yönetimler, vakıflar, dernekler yeniden şekillendirmeli.

Yaşlılara karşı çok saygılı olduğumuza inanan bir toplumuz, ama evde yaşlı bakmak neden bu kadar zor geliyor evlatlara bile?

Millî ve manevî değerlerden uzaklaştığımız için yaşlı insan eve yükmüş gibi görülüyor. Büyük aile ile birlikte yaşama kültürünü de kaybettiğimizden bundan uzaklaşıldı. Oysa yaşlı bir büyüğün evde olması aile için en büyük zenginliktir. Çocuklarımızın kültürlerini öğrenmesi için evdeki yaşlı büyük önem taşır. Ancak değerlerimizden uzaklaştıkça yaşlı bakmak zor geliyor. Oysaki hepimiz yaşlanacağız ve kim ne yaparsa yaşlılığında da onu görecek.

O zaman evde yaşlı bakarken de dikkat edilmesi gerekenler var mutlaka değil mi?

Evet. Herkes kendince çok yoğun. Hayat zorlaştı. Yaşlılara belki evde bakılıyor ama evde de yalnız bırakılmamalı. Hastalıkların oluşması ve ilerlemesi bununla bağlantılı. Yalnız kalan yaşlı kendini dinlemeye başlar, hastalık hastası gibi durumlar ortaya çıkabilir. Ailenin değer verdiği, bilgi aldığı, danıştığı, önemsediği kişi olmalı evin yaşlısı. Mümkünse arkadaş ortamları oluşturulmalı, çevre ile bağlantısı devam ettirilmeli.

Yurt dışında çok tecrübesi, çalışması olan birisiniz; orada yaşlıya bakış açısı nasıldır?

Avrupa’da her mahallenin bir yaşlı konseyi var. Yardımlaşma ve dayanışma amaçlı oluşturulan konseylerde yaşlı insanların yalnız kalmaması hedefleniyor. Hollanda’da böyle bir yer açmıştık. Adına da mekân dediğimiz bu oluşumda orada yaşayan yaşlı Müslümanların bir araya gelebileceği, güzel vakit geçirilen, seminerlerin olduğu, sağlık taramalarının yapıldığı projeler hayata geçirilmişti. Şimdi de darüşşifalar kurulması hedefleniyor. Avrupa’daki Müslümanlar için hizmet alabilecekleri yerler oluşturmaya çalışıyoruz.

Türkiye’de çocuklar yaşlılıkta bakım garantisi olarak düşünülüyor. Bu durum zaman zaman kardeşler arasında bile sorunlara neden olabiliyor.

Türk toplumunda böyle bir inanış var. Bu olması gereken bir durum olarak değerlendirilse de yanlış yönetiliyor olabilir. Daha çok küçük yaşlarda “Ben sana baktım, sen de bana bakacaksın” şeklinde söylenen sözler bir anlamda bağlayıcı görülebiliyor, bu zamanla itici hale bile gelebilir. Elbette ailenin, komşuların, mahalle kültürünün yaşlı üzerinde sorumlulukları vardır ancak bunu dengeli şekilde yürütmek gerekir. Bakım fonu ve bakım sigortası olduğunda bu konu ile ilgili sorunlar azalacaktır.

Devlet evde hasta bakan kişiye yardım ediyor mu?

Hiçbir geliri olmayan kişilere bakım parası şeklinde bir destek veriliyor. Evde sağlık hizmetleri sunuluyor.

Evde yaşlısı olanın bilmesi gerekenler nelerdir?

Evde yaşlısı olanların öncelikle internet hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Çünkü bu konuda her türlü bilgi internet üzerinden kolaylıkla bulunabilir. Evinde yaşlı bakan insanlar kaymakamlıklar, belediyeler, İnsan Hakları Danışmanlıkları, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı gibi pekçok yere başvurarak yardım alabilirler.

Danışmak ve öğrenmek, evde yaşlı bakan insanlar için yapılması gereken en önemli davranıştır. Fiziksel aktiviteler, beslenme ve ev içerisinde dikkat edilmesi gerekenler hakkında da ev doktorlarından bilgi alınmalı ve yaşlılar için hasta olmadan koruyucu sağlık açısından neler yapılmalı, bu konuda doktorlara danışılmalı…

Aileler kendini bu konuda kendilerini nasıl motive etmeli?

Yaşlı bakımında en büyük motive Allah rızası düşünülerek hareket etmektir. Yaşlıya sevgi ve hürmet ile bakmak, merhamet duymak insanlık görevidir aynı zamanda… Yaşlıya bakmaktan kaçmamak gerekir. “Ah keşke bir ihtiyar olsa, duasını alsak” denilen zamanlar yaşanabilir insan hayatında…

Huzur evlerine ihtiyaç kalmadan yaşlıların evlerinde ailelerinin yanında vakit geçirmelerini sağlamak gerekir. Yaşlıya bakmayı yük olarak değil fırsat olarak görmek gerekir. Ayrıca yaşlı hakları göz önünde bulundurularak davranılmalı, iki taraf da rencide edilmeden kanunlara uyarak bakım söz konusu olmalı.

Yaşlı insanlara nasıl destek olunmalı?

Yaşlı insanlar sağlıklı oldukları dönemlerde de, hasta olduklarında da, evlerinde ya da aileden birinin yanında, ev ortamında yaşam sürmeyi tercih ediyor. Uzmanların da ortak görüşü, yaşlıların evde olması, bakımının ve hizmetlerinin evde karşılanmasının daha olumlu olacağı yönünde… Evde yapılacak bir takım düzenlemeler, öğrenilen müdahale bilgileri, takip açısından gösterilmesi gereken özenle evde yaşlı bakımını hem bakan hem de bakım durumunda olan kişi için olumlu geçirmek mümkün.

·      Mutfak ve banyoda yaşlıya zarar verebileceğini düşündüğümüz ufak önlemler alınabilir. Düşme ve kaymaların sık yaşanabileceği dikkate alınarak bu anlamda evdeki halı ve yolluklar gözden geçirilmeli, kaymaları engellenmelidir.

·      Yaşlı insanlar çok hasta değilseler evde hareket etme noktasında özgür bırakılmalı ancak kontrolü ve tedbiri de elden bırakmamalıdır.

·      Kronik rahatsızlıkları olan bir yaşlı ile aynı evde olan herkesin yaşlının kullanmış olduğu ilaçları bilmesi gerekir. Acil durumlarda yapılacak müdahaleler için ev halkının ortak bilgi sahibi olması, hastalıkla ilgili önemli bir gelişme olduğunda ilk anda yapılması gerekenden başlayarak aranacak doktor ve hastanenin belirlenmesine kadar bir birikim söz konusu olmalıdır.

·      Doğru beslenme birçok rahatsızlığın önlenmesi için önemlidir. Yaşlılar bazen öğün atlayabilir ya da yanlış gıdalarla beslenebilirler. Özellikle bazı sağlık problemleri sözkonusu ise doktorun belirlediği diyet doğru bir şekilde uygulanmalı.

·      Giyinme, soyunma, banyo, yemek yeme gibi günlük aktiviteleri kişinin mümkün olduğunca kendisinin yapması sağlanmalı. Yaşlının durumuna ve ihtiyaçlarına göre yalnızca gerekli olan durumlarda yardımcı olunmalı.

·      Yaşlılıkta reflekslerin yavaşlayacağı, hareketlilikte dengenin zayıflayabileceği göz önünde bulundurulmalı, hareketlilik mümkün olduğunca kısıtlanmamalı ancak gereksiz ve tehlike yaratabilecek hareketlerden de kaçınılmalı.

·      Kendisinin ve evin günlük ihtiyaçlarından doğan aktivitelerin en azından bir kısmına dâhil edilmeli, yaşlının fiziksel koşulları elverdiğince ve güvenliğini riske atmadan günlük aktivitelerin kendisi tarafından devam ettirilmesi sağlanmalı.

·      İlaç kullanımı ya da diğer tedavilerin düzenli ve hatasız olarak devamlılığı sağlanmalı. İlaç kullanımı ya da diğer tedavilerle ilgili problemler, yaşlının herhangi bir tedaviyi reddetmesi durumu mutlaka sağlık profesyonellerine bildirilmeli.

·      Yaşlılıkta hafızanın zayıflaması unutkanlığın artmasına sebep olabilir. Bunun için yaşlıları daha öncesine göre daha fazla yazarak, not alarak yaşamaya alıştırmak gerekebilir. Ayrıca bazı hatırlatıcı sistemlerin en basit olarak evin belli yerlerinde notların kullanılması faydalı olabilir.

·      Yaşlıların bulunduğu ortamlar iyi havalandırılmalı, diğer taraftan ortam sıcaklığına da dikkat edilmeli. Normal vücut sıcaklığının korunması önemli.

Nurşen Şentürk

MoralDunyasi.com

2 tane yorum yapılmış

  1. HALİL İBRAHİM DEDE dedi ki:

    BİZ ANNE VE BABAMIZA NASIL MUAMELE EDERSEK; YARIN DA EVLADIMIZ BİZE ÖYLE MUAMELE EDER.

    SEN ANNE VE BABANA İYİ DAVRAN Kİ YARIN DA EVLADIN SANA İYİ DAVRANSIN.

  2. Alican Çelikal dedi ki:

    SİZ ANNE VE BABALARINIZI HUZUREVLERİNE GÖNDERİYORSUNUZ PEKİ ONLAR SİZİ KÜÇÜKKEN ÇOCUK EVLERİNE GÖNDERDİLER Mİ

Sende yorum yazabilirsin